Kültür Sanat

Karşılıksız aşklar ve sarı çizgili otobanda kaybolmak

Çarşamba, 23 Mayıs 2018

İlk kitabı Otobanda Kaybolanlar ile Alaz ile Batu’yu ve daha nicelerini sarı çizgili bir otobanda bir araya getiren Fırat Uran ile konuştuk: Bir insanın, başkasına, karşılıksız aşık olması bir otobana girmek gibi…

Çizimler: Kitaptan, Ece Cangüden

“Seni seviyorum, Batu. Bu hayatımda birine ihtiyaç duymam ile alakalı değil. Nedeni; yırtık kotundan çıkan turuncu ceplerin, telefon ekranının Kayıp Otoban olması, kıyafetlerinin bitmez tükenmez çamaşır kokusu.”

Alaz böyle mesaj atıyor Batu’ya bir oyundan çıkıp ayrılmalarından 13 dakika sonra. Peki kim bu Alaz, kim bu Batu?

Otobanda Kaybolanlar, Alaz’ın Batu ile tanışıp onun otobanında kaybolması, değişmesi ve büyümesini anlatan bir kitap. Çizimleriyle, sahici diliyle, sorularıyla, çağırdığı yolla, yoldan çıkmakla ilgili çok içten ve içeriden bir anlatı.

Fırat Uran’ın bu ilk kitabı yakında raflarda yerini alacak. Sola Yayınları’ndan çıkan kitabı resimleyen ise Ece Cangüden.

Derin bir İstanbul övgüsü, inceden bir aşk hikayesi, tanıdık ve aşina sohbetleriyle Otobanda Kaybolanlar çok sade bir dille yarı senaryo yarı öykü tadında okuyucuyu içine çekiyor. Aşk dediysek öyle ağır bir romantizm de yok kitapta. Birbirine değen, bazen uzaktan seyreden bedenler, ruhlar…

Sözü fazla uzatmadan sahneyi Fırat Uran’a bırakalım. İlk kitabının heyecanıyla sorularımızı yanıtladı…

Otobanda Kaybolanlar... Nerden, nasıl çıktı bu kitap?

Los Angeles’da yaşarken bir gün çok sıkılıp Müge Avcı’nın evine gittim. Ona 'gidelim buradan' dedim. Müge çok kafadır, hiçbir şey almadan yola çıktık. Onu Death Valley’e götürdüm. Yol çok karanlıktı, Kayıp Otoban filminde çalan I’m Deranged parçasını açtığımı hatırlıyorum. Yol kenarında, etrafında 70 mil hiçbir şey olmayan bir motelde kaldık. Adı Amargosa Opera House. Tuhaf bir moteldi. Müge merakla burada film çekilip çekilmediğine baktı. 3 tane şey çekilmiş: 1) Paranormal belgesel! 2) Amargosa belgeseli -ki muhteşemdir mutlaka tavsiye ederim- 3) Kayıp Otoban! Kaldığımız otel kayıp otoban oteliymiş, önündeki yol da kayıp otoban. Hayat beni buraya çağırmıştı. Ertesi gün tüm yolu baştan sona geçtim. Kitabı orada yazmaya karar verdim. Başka seçeneğim yoktu.

Yazım süreci 4 yıl sürdü. UCLA’de Story Development sertifika programına gittim. Notos yaratıcı yazarlık atölyesine katıldım. Feride Çiçekoğlu ve Öktem Başol’un tüm senaryo derslerine katıldım. Bir puzzle yapmak gibiydi, bir gün bir şey duyuyorsun, oradan bir cümle kapıp kitabın gerekli yerine koyuyorsun. Kafanın içinde devamlı dönüyor. Hayal ediyorsun, kendini karakterlerin yerine koyup empati yapıyorsun. Kitabın ilk hali çıktıktan sonra Sami Berat Marçalı ile üzerinden geçtik. Sonra Burcu Eken ile çalıştım. En son Leman Sevda Darıcıoğlu rötuşları yaptı. Tabi bu sırada dostlarımla sonsuz okumalar yapıp kulağa uymayan yerleri düzelttim.

Çizimleriyle, hikayesiyle çok sahici, içten bir dili var. Neyi anlatıyor Kayıp Otoban?

Üniversite öğrencisi Alaz'ın, Batu adında gey bir çocukla tanışıp ona platonik aşık olmasını anlatıyor. Bir insanın, başkasına, karşılıksız aşık olmasının bir otobana girmek gibi olduğunu düşünüyorum. Geceleyin, etrafında karanlıktan başka hiçbir şey gözükmeyen, sarı yol çizgilerinin birbiri ardına devrildiği, bir yere varmayan sonsuz bir yol. Bir çoğumuz bu otobana girip uzun süreler seyahat etmişizdir. İşte Alaz da Batu'nun otobanında kayboluyor. Bu süreçte kendi dünyasından çıkıp queer dünyasına giriyor, değişip büyüyor.

LGBTİ+ edebiyatı, edebiyatta LGBTİ+'lar ülkemizde maalesef hak ettiği değeri göremeyen bir konu. Edebiyatı değiştirmek için sizce ne yapmalı?

Cesur olunmalı. Bazı yayınevleri kitabımı 'çok cesur' bulup basmak istemedi. 

İlk kitabınız bu. Bundan sonrası gelecek mi?

Evet, şu anda Kara Köpek adında ikinci kitabımı yazıyorum. Yaz sonuna toparlanmış olur.

Kitapta bir yandan da ince ince bir İstanbul sevgisi, övgüsü var. Sizin için İstanbul ne anlam ifade ediyor?

İstanbul, Türkiye'nin ilginç insanlarının bir araya gelip birlikte yaşadıkları yer. Bizim kendi New York şehrimiz. Birçok arka sokakları var, aşk var, dostluklar var, hatıralar var ve en önemlisi içinde hayat var. 

Alaz'ın ve Alazlar'ın kayıp otobanlarda yalnız yürümemesi için önerileriniz nedir?

Arkadaşlar. Bir insanın içindeyken tek başına göremediği şeyleri arkadaşları gösterebiliyor. 

Arkadaşlarınız ile bir araya geldiğinizde daire şeklinde oturun. Telefonlarınızı kaldırın. Herkes sıra ile birbirini dinleyerek anlatsın. 

Göreceksiniz ki yalnız değilsiniz.

*Kitap henüz yayınlanmasa da online ön satışlar başladı.