Gökkuşağı Forumu

Bir Deniz’in izinde

Cuma, 15 Haziran 2018

Aşk kendi Deniz'inde boğulmak olabilir mi?

“Sevmek ne uzun kelime!

Derin Deniz mavisi

Ne zaman geleceksin?" diyor Cemal'im Süreya'm...

Ne de güzel söylüyor. Yüzmeyi bilmem, küçükken boğulmanın eşiğinden kurtulan biri olarak fobim var. Ayağımın değmediği yerlerde can yeleği de olsa boğulmaktan korkarım. Korkardım. 

Bir Deniz sevdim ben. Sığ sularım varken o Deniz'in derinlerine inmek istedim. Ah ayaklarım yere basmıyor. İçimde bir korku. Âşık oluyorum galiba. Aşk kendi Deniz'inde boğulmak olabilir mi?

Denizin orta yerindeyim şimdi. Can yeleğim de yok. Ah korkuyorum sevgili tanrım. Dibe batmak hiç bu kadar güzel olmamıştı. Kimsesiz ve yorgunum. Kalbine inmeye çalıştıkça sahile vuruyorum. Ah tanrım! Denizim sahilden çekiliyor. Yoksa büyük bir depremin habercisi mi bu? Kandilli Rasathanesi öyle demişti. Denizin sahilden çekilmesi depremin belirtisi olabilir, diye. Ah Deniz'im kalbim kaldırabilir mi bu depremi?

Kolaj: Johnny Smith

Deprem derecelerine göre olabilecekler sıralanmış. Gittiğin gün 7.3 ile sarsılırım. Ayakta durmakta zorlanırım. Çatlaklar oluşur kalbimin derinliklerinde. Sonra artçı depremler olur sevdiğim. Her geçen gün şiddeti daha da artar. 8,9,10,11 ve 12... Ah Deniz'im. Kandilli Rasathanesi 12 dereceli bir deprem her şeyin sonu diyor. Sonum yaklaşıyor mu sevdiğim. Sensizlikte yok mu olurum? O sevdiğim Deniz yutar mı beni? Enkaz altında kalmış bir depremzedeyim şimdi. Kalbimde bir acı var. Çatlaklardan olsa gerek. Kalbim çatlaklara karşı dayanıklı değilmiş demek. Konuşamıyorum, yorgunum. İçimden bir ses bağırıyor:

Sesi mi duyan var mı?

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.