İnsan Hakları / Sağlık

Hiçbir cinsiyet kimliği ve ifadesi ruhsal bozukluk değildir

Perşembe, 21 Haziran 2018
Haber: Kaos GL

“DSÖ bu değişiklikle durumu cinsel sağlıkla ilgili tıbbi destek gerektirebilecek ancak ruhsal, zihinsel bir sorun, akıl hastalığı olarak görülmeyecek şekilde sınıflandırmış oldu. Bu gelişme yoğun mücadeleler veren yüzlerce insanın emeğinin sonucu.”

Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) Yönetim Kurulu Üyesi Koray Başar, Dünya Sağlık Örgütü’nün uluslararası hastalık sınıflandırmasındaki değişikliği CETAD’ın sitesine yazdı:

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 18 Haziran’da uluslararası hastalık sınıflandırmasının güncellenmiş formunu (ICD11) açıkladı. Bu güncelleme ile cinsiyet kimliği ve ifadesi ile değişkenliğin bazı öğelerinin "hastalık" olarak kabul edilmesiyle ilgili önemli değişiklikler yapıldı.

ICD10’da kişinin cinsiyet kimliğini karşı cins doğrultusunda deneyimlemesi ve ifade etmesi karşılığında kullanılan “transseksüelizm” kategorisi ortadan kaldırıldı. Bu kategori yerine doğduğunda tayin edilen cinsiyetten farklı bir cinsiyet benimseyen, deneyimlediği bu cinsiyetle kendisine tayin edilen arasındaki fark nedeniyle güçlükler yaşayan ve tıbben yardım edilebilecek kişiler için “cinsiyet uyuşmazlığı/örtüşmemesi” (gender incongruence) tanısı tarif edildi. Bu tanımlama birçok açıdan cinsiyetle ilgili çeşitliliğin patoloji olarak kabul edilmesine karşı hem trans aktivistler hem de alanda çalışan uzmanlar tarafından uzun yıllardır yürütülen mücadelelerinin bir sonucu. Yeni kategori daha önceki tanımın aksine ikili cinsiyet sistemini zemin almıyor. Benzer bir adım sadece ruhsal bozuklukların sınıflandırılması için Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından hazırlanıp 2013’te güncellenen DSM sisteminde de atılmış, Cinsiyetinden Hoşnutsuzluk (Gender Dysphoria) kategorisi oluşturulmuştu.

Bu değişikliğin tarihsel önemi cinsiyet kimliği ile ilgili bu kategorinin ruhsal bozukluklar bölümünde değil, cinsel sağlıkla ilgili durumlar bölümünde belirtilmesidir. Uzun süredir ruh sağlığı uzmanlarınca bir akıl hastalığı olarak değerlendirilmeyen bu konuya sınıflandırmada yer verilmesi bu konuyla ilgili, özellikle cinsiyet geçiş süreci ile ilgili, tıbbi yardıma erişim ve klinik uygulamaların gelişmesine yönelik araştırmaların sürdürülebilmesi için savunulmaktaydı. Öte yandan başta trans aktivistler olmak üzere çok sayıda kurum ve kişi, trans kimliğe karşılık gelecek hastalık kategorileri olmasının damgalanmaya katkıda bulunduğunu öne sürerek bu tanımlamaya son verilmesini talep etmekteydi.

DSÖ bu değişiklikle durumu cinsel sağlıkla ilgili tıbbi destek gerektirebilecek ancak ruhsal, zihinsel bir sorun, akıl hastalığı olarak görülmeyecek şekilde sınıflandırmış oldu. Bu gelişme yoğun mücadeleler veren yüzlerce insanın emeğinin sonucu. Ama son değil, hala değişmesi gereken çok şey var. Örneğin yoğun çabalara rağmen bu tanının çocuklukta da konabilmesinin mümkün olması, cinsiyet kimliği ve ifadesiyle ilgili kendini keşfetme sürecinde birçok çocuk ve ergenin bir tanıyla etiketlenmesine neden olacağı için eleştirilmekte. ICD-11 2019 Mayıs ayında gerçekleşecek olan Dünya Sağlık Asamblesinde üye ülkelerin onayına sunulacak, 1 Ocak 2022’de de geçerlilik kazanacak. Bu dönemde ülkelerin yeni sınıflandırmanın çevirisi, uygulanması ve eğitimi ile ilgili hazırlıklar yapmaları bekleniyor.

Bu tarihi değişikliğin sağlık çalışanlarına duyurulmasında, uygulamalara yansıtılmasında, cinsiyet kimliği çeşitliliğinin herhangi bir öğesi nedeniyle yaşanan ayrımcılık ve damgalanmayla mücadele edilmesinde, sağlığa erişim hakkının eşit şekilde uygulanmasında cinsel sağlıkla ilgili çalışanlara önemli görevler düşmektedir.