İnsan Hakları

Lambdaistanbul: Nefret ortamı sistematik olarak üretiliyor

Perşembe, 19 Temmuz 2018
Haber: Kaos GL

“Son bir hafta içinde kamuoyu ile paylaşılan haberler, yaratılan ve içinde yaşadığımız nefret ve şiddet ortamının sistematik olarak sürekli üretildiğinin açık kanıtı.”

Lambdaistanbul LGBTİ+ Dayanışma Derneği; trans mahpus Buse’nin açlık grevi, Kağıthane Belediyesi’nin ayrımcılığı ve İntizar ve Sinem Gedik’in özel hayatının ihlal edilmesine ilişkin açıklama yayınladı.

Derneğin açıklamasının tam metni şöyle:

“LGBTİ+ bireyler olarak varoluşumuzun engellendiği günlerde yaşamaya devam ediyoruz. Bazılarımız aileleri tarafından, bazılarımız okulda öğretmenleri-hocaları tarafından, bazılarımız patronları, iş arkadaşları tarafından ayrımcılığa, nefrete ve şiddete maruz kalıyor.

“Evimizde, sokağımızda, mahallemizde, okulumuzda, iş yerimizde; gündelik hayatımızın hiçbir anında kendimizi güvende hissetmiyoruz. Onur yürüyüşlerimiz engelleniyor, etkinliklerimiz yasaklanıyor. Bize yaşatılanları herhangi bir yasayla, ahlakla, vicdanla açıklamak mümkün değil. Birçoğumuz; dışlanmamak, ayrımcılığa, nefrete ve şiddete maruz kalmamak ve işlerimizden atılmamak için gizleniyor veya gizlenmek zorunda kalıyoruz.

“Kâğıthane Belediyesi’nde temizlik işçisi olarak çalışan üç kişinin iş yeri ve mesai saatleri dışında eşcinsel ilişki yaşadıkları gerekçesiyle tazminatsız işten atılmaları, nasıl güvencesiz ve adaletsiz muameleye maruz kaldığımızın sadece bir örneği.

Sağlık hizmetlerine erişim ve istediğimiz kimliğe sahip olma hakkımız engelleniyor. Tekirdağ tutukevinde kalmakta olan trans kadın Buse'nin cinsiyet uyum sürecine izin verilmiyor. Buse'nin 38 günlük açlık grevine resmi makamlar sessiz kaldı. Trans bireylerin sağlık, eğitim, çalışma, barınma hakları engellenemez.

“Şarkıcı Mustafa Ceceli’nin İntizar ve Sinem Gedik’in özel hayatını ihlal etmesi ve kişilerin cinsel yönelimlerine dair ifşada bulunması kabul edilemez. Ceceli’nin açıklamaları, LGBTİ+ ebeveynlerin, çocukların psikolojik gelişimini bozabileceğine ve onlara travma yaşatabileceğine dair mesnetsiz bir algı oluşturmaktadır. Devamında ise, İntizar’ın işvereni Poll Production’ın, çalışma hakkını çiğneyerek şarkıcı ile olan sözleşmesini feshetmesi, yaşadığımız ayrımcılıkların her yerde ve fark gözetmeksizin uygulandığının kanıtıdır.

“Diğer taraftan, medyada ayrımcı dil ile üretilen birçok haber de varoluşumuza dair nefreti ve şiddeti sürekli yeniden üretiyor, körüklüyor ve üzerimizdeki baskıyı arttırıyor. Hürriyet’in magazin yazarı Cengiz Semercioğlu’nun İntizar ve Sinem Gedik’in maruz kaldığı adaletsizliği, ‘yılın skandalı’ olarak haberleştirmesi de medyanın hâkim bakış açısını gözler önüne seriyor.

“Son bir hafta içinde kamuoyu ile paylaşılan bu haberler, yaratılan ve içinde yaşadığımız nefret ve şiddet ortamının sistematik olarak sürekli üretildiğinin açık kanıtı.

“Cinsel yönelimi ve cinsiyet kimliği yüzünden kimsenin ötekileştirilmediği, herkesin özgürce yaşayacağı günlerin; her türlü ayrımcılığın, nefretin ve şiddetin karşısında durarak, dayanışmayla ve mücadeleyle geleceğine dair umudumuzu ve mücadele azmimizi kaybetmedik, kaybetmeyeceğiz.”

İlgili yazılar:

Trans kadın mahpus Buse, sağlık hakkına erişim için “ölüm orucunda”!

“Adalet Bakanlığı Buse’nin yasal hakkını gasp ediyor”

Buse’ye mektup yazdın mı?

Trans kadın mahpus Buse ile dayanışma çağrısı!

Trans mahpus Buse “ölüm orucuna” ara verdi

Kağıthane Belediyesi suç işliyor!

“yılın skandalı” iki kadının birlikte olma ihtimali mi?

İntizar: Mustafa Ceceli suç işliyor

Köşe yazarları “yılın skandalı”nı nasıl değerlendirdi?

Semercioğlu çark etti

Sinem Gedik’in avukatından açıklama

‘Skandal’, mahremiyet ve çalışma hakkı ihlalidir!