İnsan Hakları / Sağlık

Feminist terapi neyi değiştirir?

14 Ağustos 2018
Haber: Kaos GL

Phyllis Chesler, feminist terapistlerin ruh sağlığı sürecini nasıl etkileyebileceğini de sıralıyor.

İllüstrasyonlar: Nosipho Nxele

Phyllis Chesler 1972 yılında yazdığı “Women and Madness/Kadınlar ve Delilik” kitabında, ataerkil kültür ve bilincin insan psikolojisini nasıl etkilediğini, akıl hastanelerinin ataerkil kurumlar olduğunu teori ve pratikte gözler önüne serdi.

“Kadınlar ve Delilik: Feminist Bir Teşhis” makalesinde de Phyllis Chesler psikiyatri alanında cinsiyete dayalı tıbbi önyargıların devam ettiğini ve bu önyargıların kadınların hayatlarını olumsuz etkilediğini yazdı.

Aynı makalesinde Chesler, feminist terapistlerin ruh sağlığı sürecini nasıl etkileyebileceğini de sıralıyor. Chesler’in “feminist terapist neyi farklı yapar” sorusuna verdiği yanıtları yedi maddede topladık.

“İsteri” değil...

“Bir kadın çocukluğunda cinsel olarak tacize uğradığını hatırlamaya başladığında feminist (terapist), kadının geçmişi anımsadığı sahnelerin ya da ‘isterisinin’ onun yalanının ya da ‘deliliğinin’ kanıtı olduğu sonucuna varmaz.”

“Deli” değilsin…

“Feminist terapist, kadının ‘deli’ olmadığını; fazla çalıştırıldığı, az ücret aldığı, az sevildiği için üzgün ya da öfkeli hissetmesinin normal olduğunu; başkalarının ihtiyaçlarından bunaldığında kaçıp gitme fantezileri kurmasının sağlıklı olduğunu duyması gerektiğine inanır.”

Seni sadece sen kurtarabilirsin

“Feminist terapist, hastanın kadınlar ‘fazla seviyor’dan önce erkekler ‘yeterince sevmiyor’u; babaların çocuklarının problemlerinden eşit şekilde sorumlu olduğunu; kendisi dışında kesinlikle kimsenin –kendini bu işe adamış feminist kurtarıcıların bile- onu kurtaramayacağını duyması gerektiğine inanır.”

Kendini sevme meselesi

“Feminist terapist, kendini sevmenin başkalarını sevmenin temelini oluşturduğuna; ataerkillikten kurtulmanın zor olduğuna ve bununla mücadelenin hem mucizevi hem de ömür boyu olduğuna; içselleştirilmiş kendinden nefret ve kadınla çocuklara karşı şiddetten Kaçan ya da bunlara karşı savaş veren kadınlara nasıl destek verebileceğini bilen çok az insan olduğuna inanır.”

Saygı duyar, küçümsemez

“Feminist terapist, kadınları onlara saygı duyarak dinlemeye çalışır ve kadının aldığı yaraların kapsamını küçümsemez.”

Yaftalamaz

Feminist terapist, bir kadını güçlü duygularını dışa vurduğu için ve üzerine düşen ‘feminen’ rolle kavgalı olduğu için akıl hastası diye yaftalamaz.

“Kadınlar ne ister” sorusuna feminist yanıt

Chesler makalesini şöyle sonlandırıyor: “Özgürlük ve adalet, kişinin zihin sağlığı için mucizeler yaratabiliyor. Öyleyse erkek kardeşim Sigmund Freud’un kötü şöhretli sorusu, ‘kadınlar ne ister’e cevabım şu olacak; başlangıç olarak ve belli bir sırayı takip etmeksizin; Özgürlük, gıda, barınak, boş zaman, şiddetten uzak bir hayat, adalet, müzik, şiir, ataerkil olmayan aile, topluluk, kronik ya da hayatı tehdit eden hastalık ya da ölüm sırasında şefkatli destek, bağımsızlık, kitaplar, fiziksel/cinsel zevk, sevgi, etik arkadaşlıklar, sanatlar, sağlık, onurlu iş ve siyasi yoldaşlar.”

*Kaynak: “Kadın Sağlığı Hareketinden Sesler II. Cilt”, Ayizi Kitap, Nisan 2018, Sf. 139-147

İlgili haberler:

Yudit Namer: “İsyan terapi odasında başlıyor”

“Kadın Sağlığı Hareketinden Sesler”in ikinci cildi çıktı

“Kadın Sağlığı Hareketinden Sesler”e kulak ver