Gökkuşağı Forumu

ayşe teyze, çekirdek ve dolarlı gün

Çarşamba, 15 Ağustos 2018

zor zamanlarında yapılması gereken kültür fizik hareketlerini aksatmayalım. yiyin, için, kol kola girin, gezin, sosyal çevrenizle buluşun, şarkı söyleyin, el ele tutuşun, dans edin, sevişin canlarım.

çekirdek

çekirdeğe zam yapmazlar işala. çekirdek çok faydalı bişeymiş. insanlar çekirdek çitlerken hiç bişe düşünmüyomuş. kafalar raatmış. çitleme, ritmik ve bilinen bi hareket olduğundan güvende hissettiriyomuş. depresyona bire birmiş. üstelik, e ve b vitaminleri ile selenyum, magnezyum, demir, fosfor, kalsiyum, çinko, protein dahil çeşit çeşit faydalılar içeriyomuş. bol bol stoklayalım, ekonomik slaytları izlerken çitleriz.

gün

işyerinde “güne katıl mübo” dedilerdi, “olar” dedimdi. "dolarlan yapcaz" dediler. daa girer girmez arıza çıkarıp 250 tl'ye bağladım günü. iyki direnmişim. ocaamıza incir ağacı dikilecekti wallaki. allakı bilmem ama bana dua edebilirler.

para

iki hafta izin kullanayım dedim, ortalık karıştı. işbaşı yaptım. dış güçlerin kullandığı para birimi yüzünden maaşlar yarı yarıya erimiş olsa da allakımıza sığınıp çalışmalıyızdır. yok şu kadar lira olmuş, yok ona buna zam gelmiş gibi dedikodulardan uzak duralım. damat bey kızıyo. aksiyon yapcek adam, tempo tutmaktan imtina etmeyelim ki kayınpeder ne olduğunu bilemediğimiz lakin bizlere vuracağından zinhar şüphe etmediğim b ve c planlarını uygulamak zorunda kalmasın. bu arada ince iyi yırttı walla.

ünlülük

"çok aramızda" diye bi program var, ünlülere şaka yapıyolar. bildiğin eşek şakası. bana yapsalar çok kızarım, ağır konuşurum, ünlüler kah kah gülüyo. iyi ki ünlü değilim.

jaguar

özal'ın bi davulcu damadı vardı hani, noldu o? zeyno'yla evlendikten sonra ne alakaysa tekstil işine girmişti. zeyno'yla boşandıktan 53 gün sonra eski nişanlısı selma güneri'yle evlendiydi de kamil sönmez şahitlik ettiydi. bi yastıkta kocadılar mı işala? bu davulcu damat asım'la özal kızı zeyno'ya jaguar hediye edilmişti de allam manşet manşet skandal olduydu. banap partisinin amblemi, ilgili mercilerce anap'a benziyo diye reddedilmişti de onlar da partiyi bap yapıp, amblemi de davulu delen jaguara çevirdiydi. napıyo ki aceba şimdi o asım? en azından meslek sahibi bi damattı. şimdikiler bi doğru dürüst slayt bile hazırlayamıyo ordan aklıma geldi.

sinek

evimize nezman bi sinek gelse, şeker hanım kovalamakla kalmıyo bi de vik vik vik söyleniyo, sineğin kafasını şişiriyo. evimize sinek gelemez olcak bu kedinin dırdırı yüzünden.

burjuvazi

çok fakiriz lan. doğru düzgün bi burjuvazimiz bile yok.

yeni

yeni sistem negzel. eskiden olsa hükümet düşerdi, kafamıza neym gelirdi allak korusun

illüstrasyon: florHasan

sosyal

patlamayan sosyal yapmışlar, doların şımarıklığı ondan.

hatırnaz

berdil ortaokula başladı ona dedim ki, sana uyuşturucu satmaya kalkan olursa "alamam, annem kızar" de. dedi ki, "anne, üşenmeyip, allan unuttuğu yerdeki okulumuza kadar gelen satıcıya hayır denmez". böyle de hatırnaz sıpa.

yokuş aşaa

görünen o ki yokuş aşaa yuvarlanıyos yaldır yaldır. halk olaraktan müdahale edemiyos şimdilik. belki bigün değiştiririz makus talihimizi, akıl ve ruh sağlığımızı korumaya bakalım, çizgimizi bozmayalım. zor zamanlarında yapılması gereken kültür fizik hareketlerini aksatmayalım. yiyin, için, kol kola girin, gezin, sosyal çevrenizle buluşun, şarkı söyleyin, el ele tutuşun, dans edin, sevişin canlarım. annem der ki, elle gelen düğün, bayram.

saksı

sene olmuş 2018 belediye anons yapıyo, “kapıyı pencereyi kapayın ilaçlama yapcaz”. yaptıkları da mazotu sıkıp sivrisinekleri evlere kaçırtmak. alper yapsa neyse de fethi'ye yakıştıramadım. alper dedim de aklıma geldi, chp'ye gıcık oluyom. çankaya seçmeninin duruşuna güvenip “saksı koysak seçilir” kafasıyla aday gösteriyo. hakkat saksı koysa, seçmen soğan, maydanoz, fesleğen neym eker, o da yok. gelen çalışmıyo, giden çalışmıyo. oysa ki fethi çalışmak zorunda. chp saksı koysa buralarda, kafasına yer saksıyı. diyeceğim o ki cehape saygısız.

hadisât

türkiye'nin ilk osmanlıca gastesi sloganıyla haftalık bi gaste çıkarmışlar. "hadisât" adlı bu ilk gastenin son sayısını da vekillere beleş göndermişler. kaz gelcek yerden tavuk esirgenmez netekim. efenim sene 1918'de erzurumlu raif ile diyarbakırlı şair süleyman istanbul'da "vilayat-ı şarkiye müdafaa-i hukuk-u milliye" adlı, yazarken yorulduğum bi cemiyet kurmuşlar. cemiyet yayınlarından birisi “hadisât gastesi" imiş. bu gastenin hadisesi "ermeniler şöyle, ermeniler böyle, onlar aslında yoklar, oralarda hep biz varız bikerem, asıl onlar bizi dövüyor” şeklinde ermeni düşmanlığı yapmak imiş. cemiyet kurucularından, 3 dil bilen şair sülüman fransızcayı aleksander gregoryan adlı bi ermeniden öğrenmiş. gaste fransızca ve türkçe yayınlanıyomuş. vekillere gönderilen günümüz hadisât'ı pek bi ilk gibi gelmedi bana. fesbuk sayfasına baktım, sanırım bi kişi tarafından çıkarılıp daatılıyo.

la case de papel

sonradan istanbullu küçük kardeşim geldi, sordu “la case de papel izledin?” dedim “yok, alt yazılı uyyakalıyom ben”. anam ne taşralılığım kaldı, ne cehaletim. en çok da “yaşlısın, ondan uyuyon” demesi verdi içime. dedim “yaşlı babandır”. azmettim okudum alt yazıları. berlin'i heç sevmedim. sebeplerimi sonra anlatırım, şimdi vaktim yok. 3. sezonda nesrin cevadzade istanbul olcekmiş.

fötür

mustafa kemal 1925 ağustos'unda kastamonu'ya gitmiş. başındaki lengeri fötürü göstererek demiş “bu serpuşun adına şapka derler.” serpuş başa giyilen şey demek, kıça giyilen şeye tuman diyos. 2008'de üç şapkayla bi şapka müzesi açılmış kastamonu'da. bu kastamonumuz milattan önce 4. yy'dan beri varolduğu halde 2018 yılında “türk dünyası kültür başkenti” seçilmiş. ülkemizdeki herbişey  akape'yle başladığından sadece “kültür başkenti” demek kifayetsiz olurdu netekim. bu arada şapka müzesi olmuş 10 yıllık. 3 şapka olmuş 700. çoban sülümanın alıp alıp gittiği şapkası ile filiz akın'ın her filmde giydiği şapka da müzede sergileniyomuş. 24 haziran seçimlerinde akape, şapka inkılâbının beşiği ilimizde %52.24 oy almış. her iki kişiden biri lengeri fötürünü takıp akape'ye oy vermiş diyebiliriz.

afiyet olsun

mahallenin büfecisi iyi hoş, saat artizliği yapmıyo, tanıyo mahalle sakinlerini çünkü. lakin, biraz densiz. boş şişe götürüyon “abla hepsini sen mi içtin?”. “yok, kapı önlerinden topladım” töbe töbeee... 1 kasım seçimleri akşamı gece 01.00, canımız hem çıkmış hem sıkkın. “abla geçe kalmışsın?”, didim “sana ne? randevu sistemi mi var?”. ama yok uslanmıyo. geçen gün de dedi “abla efkar mı bastı?” dedim “yoo”. sordu “keyiften?” dedim “yoo”. abuk bi sessizlik oldu, öyyyle bakıyo yüzüme. açıklama yapmak zorunda kaldım. dedim “devlet için”. “neay?” dedi. dedim “neysi mi var? biz olmasak devlet acından ölür.” “afiyet olsun abla” dedi.

mikrofon

bi toplantı ortamında milletvekili danışmanı biriyle tanıştım. ortam ciddiyeti kafi olduğundan daha da ciddileşip “şu 15 bin yuroluk mikrofonu bulsanız ya. sokaktan mı süpürüyos parayı?” demedim. irtibatı koparmamaya karar verdik, mikrofonu araya sıkıştırcam ilk fırsatta.

metro

angara metrosunu, sincan'dan kızılay'a bağladılar, batıkentimiz ara durak oldu, hep ayakta kalıyom. kendi ayaktalığımı geçtim, demetevler, yenimahalle binemiyo handiyse ki daa okullar açılmadı. raylı sistem toplu taşıma elbette şehrin bi ucundan öbür ucuna taşımalıdır insanı. lakin bu iş, şehri örümcek ağı gibi sarmış raylarla yapılınca toplu taşım, bizimki gibi tek şeritli tren yoluyla yapılınca yığın taşım oluyo. rüyamda sabaha kadar metro inşaatında çalıştım. demek ki yaz günlerinde dahi bi çarşaf, pike neym atmalı insan üstüne. mabadını açıkta bırakmamalı. 

ayşe teyze

hani bi ayşe baysal vardı, nam-ı diğer mercimek teyze. mercimekli baklava tarifi bile vermişti. iş baklavaya kadar gelince, tmo'nun elindeki mercimek fazlasının çürümeden tatlıya bağlandığını söyleyenler olmuştu. o ayşe teyze, ace'li ayşe teyzeden şanlıymış. kadın öldü de hem tarımın bitişini görmedi, hem "dolar senin neyine" laflarını işitmedi.

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.