İnsan Hakları / Eğitim

Hak-sız mıyız (!): Eğitim hakkı

19 Ağustos 2018
Haber: Kaos GL

“Hak-sız mıyız (!)” dosyasında altıncı başlığımız eğitim hakkı. Eğitim hakkı nedir? LGBTİ+lar açısından eğitim hakkı, ulusal ve uluslararası mevzuat…

Temel hak ve özgürlükleri cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve ifadesi bağlamında değerlendiren “Hak-sız mıyız (!)” yazı dizisinde bu hafta eğitim hakkını konuşuyoruz.

Kaos GL Derneği hukuk danışmanlarından Av. Kerem Dikmen; eğitim hakkını ve LGBTİ+'ların eğitim haklarını kullanırken maruz kaldıkları hak ihlallerini anlattı:

Eğitim hakkı kişinin temel haklarından biridir ve birçok hak metninde ayrı ayrı güvence altına alınmış bir haktır. Ana fikri, hiçbir ayrım gözetmeksizin herkesin, temel ve ücretsiz bir biçimde eğitim alabilmesidir. Herkesin bu hakka sahip olmasının doğal sonucu, haktan yararlanmada, ırk, renk, din, cinsel yönelim veya cinsiyet kimliği, engellilik veya benzeri temellerde bir farklılık yaratmaksızın herkesin bu haktan faydalanmasıdır. Doğumla kazanılan bir haktır ve devlete hem pozitif hem de negatif yükümlülükler yüklemektedir.

Devletin yükümlülükleri

Pozitif yükümlülük hiç şüphesiz temel eğitimin hiçbir ücret ödemeksizin herkese sağlanmasıdır. Bu, eğitim hizmetinin doğrudan devlet tarafından vermesi şeklinde olabileceği gibi başka hizmet sunucularınca ancak para ödenmeksizin dolaylı olarak verilmesi şeklinde de olabilecektir. Hakkın tek başına var olması değil uluslararası standartlarda olması önemlidir. Nitekim, diğer başlıklarda belirtilen hakların sağlanması da bu hakla yakından ilişkilidir. Örneğin nefret söyleminin yayılmasını engelleme konusunda veya homofobik ayrımcılıkla mücadele konusunda eğitim müfredatının güncellenmesi, bu pozitif yükümlülükle yakından ilişkilidir.

Eğitim hakkının etkin kullanılmasının barınma hakkı ile yakından ilişkili olduğu anlarda, örneğin yurt kullanımının zorunlu olduğu durumlarda, barınma hakkı bakımından söz konusu edilecek haklar aslında eğitim hakkının kullanılmasına dönüktür. Özellikle üniversite eğitimi sırasında sıkça faydalanılan barınma hakkının taşıması gereken standartlar, bu yönüyle eğitim hakkının etkin kullanımının sağlanması ile ilişkili olduğu için pozitif yükümlülüklerin bir parçası olacaktır.

Bu yönüyle, devlet yurtlarında yaşanan ayrımcılık, eşcinsel ilişkilerin engellenmesine dönük kurallar, transların yurt hakkının kullanımı sırasında yaşanan hak ihlalleri, öte yandan gerek eğitim gerekse de yurtla ilgili kuralların genel olarak ikili cinsiyet sistemine göre yazılması ve uygulanması aynı zamanda eğitim hakkının da etkin olarak kullanılamaması anlamı taşıyacaktır.

Hak ihlalleri

Eğitim sürecini tamamlayan kişilerin, eğitim sürecini tamamladıklarına dair düzenlenen kayıtlarda değişiklik yapılmamasına dair düzenlemeler, özellikle geçiş sürecini resmi anlamda da tamamlayan transların mezuniyetten sonraki özel hayatına açık bir müdahale olmasının yanı sıra, eğitim alındığının belgelenmesi noktasında bir hak ihlali olarak dikkat çeker.

Nitekim bir bütün olarak eğitim sisteminde, cinsel yönelim veya cinsiyet kimliği temelinde yapılan ayrımcılık, bu hakkın doğrudan ihlali anlamı taşıyacaktır. Damgalanma, akran zorbalığı, doğrudan veya dolaylı ayrımcılık, LGBTİ+ ların eğitim haklarını kullanmaları sırasında maruz kaldıkları ayrımcılık formlarından birkaçıdır.

Örneğin cinsel yönelimi veya cinsiyet kimliği nedeniyle kişilere eğitim kurumlarında uygulanan disiplin cezaları, eğitim hakkının etkin kullanımının engellenmesi anlama taşıyacaktır. Yurt kullanımı bakımından da durum böyledir. Ayrımcılığa uğramama genel olarak eğitim kurumları için de geçerli olduğundan, disiplin cezalarının yanı sıra, her türlü ayrımcı muamele, hak kullanımının önünde bir engel olarak nitelenecektir.

Bu örnekler bağlamında verilecek her türlü disiplin cezası, bir eğitim hakkı ihlali olarak karşımıza çıkacaktır.

Ulusal ve uluslararası sözleşmeler

Eğitim hakkı birçok uluslararası sözleşme ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında güvence altına alınmış bir haktır.

Anayasanın 42. maddesi “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. “ şeklinde olup, madde devamında, eğitimin “çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre “ göre yapılacağı belirtilmiş, bir sonraki paragrafta “İlköğretim kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır. “ denilerek temel eğitimin ücret karşılığı olmaksızın devlet okullarında parasız olarak verileceği teminat altına alınmıştır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, 1 no'lu ek protokolün 2. maddesinde konuyu düzenlemiş ve  “Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet, eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerin yerine getirilmesinde, ana ve babanın bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama haklarına saygı gösterir.” içeriğine yer vermiştir. Ancak Türkiye Cumhuriyeti bu maddeye çekince koymuştur.

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 26. maddesinin ilk cümlesine göre “Her şahsın öğrenim hakkı vardır.”. Nitekim 1960 yılında BM Genel Kurulunda kabul edilen “Eğitimde Ayrımcılığa Karşı Sözleşme” ile “Herhangi bir kişiyi ya da grubu her düzeyde ya da herhangi bir türde eğitime erişimden mahrum bırakma”yı ayrımcılık olarak tanımlamıştır.

İlgili içerik:

“Hak-sız mıyız (!)” yazı dizisi başlıyor!

Hak-sız mıyız (!): Yaşam hakkı

Hak-sız mıyız (!): İfade özgürlüğü

Hak-sız mıyız (!): Mal ve hizmetlere erişimde ayrımcılık yasağı

Hak-sız mıyız (!): Özel hayata saygı hakkı

Hak-sız mıyız (!): Sağlık hakkı