Yaşam / Dünyadan

Almanya’nın yeni interseks yasası: Nasıl bir üçüncü cinsiyet?

Cuma, 7 Eylül 2018

Almanya’da yasalara “üçüncü cinsiyet eklenmesi” ne anlama geliyor? Kimler, nasıl faydalanabiliyor? Sivil toplum örgütleri ne diyor?

Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğretim görevlisi Gritje Baars Verfassungsblog sitesine Almanya’nın yeni interseks yasasını yazdı.

Baars, yasanın çıkma sürecini ve kapsamını şöyle anlattı:

“Geçtiğimiz Ekim ayında, Almanya Anayasa Mahkemesi nüfus idaresi kayıtlarında ve birçok başka kurumun belgelerindeki cinsiyet kutucuklarının yalnızca K ve E seçeneklerini içerdiğini; bu yüzden interseks kişilerin “olumlu cinsiyet tanınması hakkı”nın ihlal edildiğini fark etti. Böylelikle interseks aktivistler ve ilerici avukatlar tarafından ‘devrim’ sayılan karar, Alman Parlamentosu’nun yasalara üçüncü bir cinsiyet eklemesini ya da cinsiyet kaydının tamamen ortadan kaldırılmasına hükmediyor. Bu gelişme üzerine geçen hafta Bakanlar Kurulu, kanunda bir taslak değişiklik yaparak ‘çeşitli’ anlamına gelen (diverse) bir üçüncü cinsiyet kategorisini kabul ettiler.

“Peki, bu üçüncü cinsiyet ne koşullarda kimlere tanınacak? Tüm cinsiyet çeşitliliklerini yeterince kapsıyor mu?” Bu detaylar çerçevesinde yasayı derinlemesine incelediğimizde aslında durumun ilk anda uyandırdığı sevince yer vermeyecek denli kötü olduğunu görebiliyoruz. Birçok interseks çocuk ve yetişkin bu yasayı memnuniyetle karşılayıp en kısa zamanda ‘divers’ olma girişimlerine başlasalar da, yeni düzenleme OII Germany, TrIQ, BV Trans* gibi örgütler tarafından oldukça eleştirildi.”

Kimler “çeşitli” olabilecek?

“Peki, kimler ‘çeşitli (divers)’ olabilecek?” diye soran Baars, şöyle devam etti:

“Yeni düzenlemenin en çok eleştirilen yönü, kanunun yalnızca interseks statüsü tıbbi olarak kanıtlanmış interseks kişileri kapsıyor olması. Bu da Anayasa Mahkemesi’nin kast ettiğinin aksine, Parlamento’ya göre cinsiyet kimliklerimizin yalnızca genital bölgelerimiz ve kromozomlarımızla ilişkilendiği anlamına geliyor.

“Bilimsel çalışmalar, toplumsal cinsiyetin kişinin genital bölgesi veya penis boyuyla alakası olmadığını keşfedeli uzun zaman olmuştu. Fakat bu yasa ile görüyoruz ki Alman Parlamentosu hem interseksleri patolojkleştirirken trans karşıtı bir toplumsal cinsiyet algısı benimsiyor. Bununla beraber, düzenleme gereği interseks kişiler yeni cinsiyet statüsünü alabilmek için bir “uzman”ın muayenesiyle en büyük travmalarının sebebi olan genital tıbbi müdahaleye tekrar maruz kalmak zorunda bırakılıyor. Ayrıca, trans ve interseks kişiler arasında bir ayrım yaparak hem Alman anayasasını hem uluslararası yasaları da çiğniyor. Son olarak, transgender, non-binary, akışkan cinsiyetli, cinsiyetsiz, queer vb. birçok kişiyi ‘divers’ kategorisine sokmayarak da Eşitlik İlkesi’ni ihlal ediyor.”

Sivil toplumun istekleri de göz ardı ediliyor

Baars, sivil toplumun isteklerinin göz ardı edilmesini ise şöyle vurguladı:

“Almanya’da yasa ve politika oluşturma süreci, paydaş STK’lara ve alandaki profesyonellere danışılarak ilerliyor; hatta bu sürecin bir adı bile var: Verbändebeteiligung. Fakat üçüncü cinsiyet yasası gösteriyor ki, kanun yapıcılar bu süreçte kendilerine birçok kurum, kuruluş ve uzman tarafından iletilen tüm tavsiyeleri, talepleri ve önerileri de yok saymış durumda. Yasayı oluşturma sürecinde dikkate alınan tek tavsiye, ilk tasarıda planlanan ‘diğer (weiter)’ seçeneği yerine ‘çeşitli (divers)’nin benimsenmiş olması.

“Bu konuda çalışmalar yapan Interministeriellen Arbeitsgruppe Trans* und Inter* (Trans ve Inter Bakanlıklararası Çalışma Grubu) ve yine trans ve intersex konularında özellikle Almanya’ya tavsiyeler veren Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Komite’nin de üçüncü bir cinsiyet benimsemek yerine cinsiyet kayıtlarının ortadan kaldırılması tavsiyesi de göz ardı edilmiş durumda.”

Translar ve interseksler cinsiyetlerini kendileri belirlemeli!

Baars, translar ve intersekslerin cinsiyetlerini kendilerinin belirlemesi gerektiğini belirterek yazıya şöyle devam etti:

“Malta, İrlanda, Belçika, Norveç, Danimarka, Portekiz gibi birçok ülke 10 yıl önce benimsenen Yogyakarta ilkeleri gereği trans ve interseks kişilerin cinsiyetlerini kendileri belirlemeleri için çalışmalar yapıyor.  2015’te Avrupa Konseyi de kişinin cinsiyetini kendinin belirlemesi hakkının hem hızlı hem de daha etkili bir yöntem olacağını doğrulamıştı. Bu yüzden, Almanya’daki yasa hem güncellikten yoksun hem birçok kişinin hakkını ihlal eder nitelikte.

“Genital mutilasyona sessiz kalınıyor

“Yasanın interseks kişilerce en çok tepki çeken bir diğer özelliğiyse, genital mutilasyon konusunu görmezden geliyor olması. 2018’de Alman hükümeti koaslisyon kararıyla, çocuklara genital operasyonu yalnızca çocuğun hayatını etkileyen durumda izin verilmesi konusunda anlaşmıştı. Fakat bu konu da yeni yasa ile göz ardı ediliyor. Birçok interseks insan hakları savunucusunun endişeyle, ailelerin üçüncü cinsiyeti seçip çocuğu ‘ötekileştirmek’ yerine genital mutilasyon (genital ‘normalleştirme’) seçeneğine yöneleceğini söylüyor.

“Aktion Transsexualität und Menschenrecht (Atme e.V.) örgütü temsilcileri hükümetin yasa tasarısına danışmanlık vermek yerine tasarıyı toptan reddeden bir açıklama yayınladı. Hiçbir zaman üçüncü bir cinsiyetin mücadelesini vermediklerini, aksine iki seçenekten bire düşürülmesi gerektiğini vurgulayan örgütün açıklamasında şu kısımlar dikkat çekti:

“Cinsiyet seçenekleri kişilerin kendileri tarafından belirlenmemişken insanları cinsiyetlerine göre kutucuklara sıkıştırmayı ve insanlara eşit davranmak yerine onları belli klişe, stereotip ve değerlere göre değerlendirmeyi Atme olarak uzun zamandır eleştiriyoruz. Üçüncü cinsiyet kutucuğunun oluşturulmasını eşitsizliği destekleyici nitelikte görüyoruz ve 3., 4., veya sayısız cinsiyet kutucuğu ile uğramak yerine insanların istediği cinsiyeti, istedikleri zaman seçebilecekleri veya hiçbir cinsiyetin olmadığı bir duruma gelmek istiyoruz.