Gökkuşağı Forumu

“uygunsuz eser” ve market kitapları

Cuma, 14 Eylül 2018

“göz çevren biraz kırışmış, botoks yaptırsana” diyo. yaptırmam arkadaş. yaşadım, biriktirdim ben onları. yılların emeği var o çizgilerde.

sefa vergisi

dolar uçuşa geçince maaşlar eridi, derken derken kafe bar restoranlar bastı zammı bastı zammı. derken derken rejisör koltuğu tabir edilen katlanır sandalyelerin satışında yüzde 110 artış olmuş. sandalyesini açan, kilimini seren park ve bahçelerde sosyalleşiyo. süper keyifli bi etkinlik esasen. lakin, yapmamak lazım böyle haberler. mümkün mertebe kulaktan kulağa yaymak lazım. devlet duyarsa park bahçelerde sefa vergisi çıkarır allak korusun.

çizgiler

“göz çevren biraz kırışmış, botoks yaptırsana” diyo. yaptırmam arkadaş. yaşadım, biriktirdim lan ben onları. yılların emeği var o çizgilerde.

sözler

ortadoğu gastesi, haberlerinde cinsiyeti ya da “cinsel tercihleri” aşağılayıcı dil kullanmayacakmış. ilaveten, özel hayata müdahale de etmeyeceklermiş. “yenilendik, değişmedik” ifadesindeki “değişmedik”ten işkillensem de önyargılı olmayacam. gözüm üstlerinde, du bakalım verilen sözler tutulacak mı?

sorunsal

“bi zamanlar solcu”yu kazımayalım litfen, altından dangalak çıkar. kıdemli dangalakları koyacak yer bulamadığımız günlerden geçerken bi de çaylak dangalakları yerleştirme sorunsalı yaşamayalım.

erişte

ben de işçi sınıfını toplayıp sendika başgan'ın odasında erişte kestirecem. ekonomik kriz vurdukça yeriz. kaymakamlık makamındaki kısır partisinden ilham aldım.

atanan cinsiyet

ingiltere’de bi çift, ölen çocuklarından alınan sperm ile torun sahibi olmuş. allak neneli dedeli büyütsün. lakin, dede ve nene cinsiyet tercihinde bulunarak kendilerine bi 'erkek torun' yaptırmış. çocuk bi büyüsün bakalım kendisi ne diyecek.

illüstrasyon: florHasan

metro

sabah 7'yi çeyrek geçe evden çıktım, 9'u beş geçe işe vardım. 15 dakika fön, 3 dakika sigara alımı, gerisi ulaşım. yok, eskişehir'de çalışmıyom, batıkent'ten tandoğan'a geldim. yok yok yürüyerek değil, metroyla.

aliş

aliş'de ayrı bi manyah. gelip şapur şupur öpüşüyo, sonra “ay üstüm başım insan koktu” der gibi saatlerce yalanıyo.

park sorunu

arabayı sağ yanıma geri geri kolayca ve nizami park ediyorum. sol tarafıma ise ileri ileri bile meşakkatli bi iş oluyo. çünkü ben solun geri geri gitmesine, park etmesine karşıyım. şaka la şaka beceriksizim.

çorap

angara'da akşamlar serinledi. ayaanıza çorap giyin annem, üşürsünüz karnınız ağrır.

uygulama

samsunk telefonların “galaksi fırsatları” diye bi uygulaması var. “mars'ta hayat var diyolar, yoksa bana yer mi ayırdılar?” gibi gereksiz heyecan veriyo insana. uygulamalara isim verilirken insanın duygularıyla oynanılmamalı. ayıp!

ekmeğnen

“çok pis bi ekonomik kriz geliyo, tarımı da bittirdiler, kıtlık yaşanabilir” dediler, 38 kavanoz domates, 8 kavanoz taze fasulye konservesi yaptık. ekmeğnen yeriz artık.

aşırı

ülkemizde “aşırı özgürlük” tespit eden romalı kezban'ın kızıyla damadının oteline icra gelmiş. bunlar, mülk sahibi şefik'e kirayı aşırı ödememişler. şefik aşırı sinirlenmiş, vermiş icraya. icracılar polis eşliğinde gelip, tatilcileri havuzdan denizden odalardan toplayıp koymuş kapının önüne. tur şirketleri turizme zeval gelmesin diye çevre otellere yerleştirmiş tatilcileri. oteli aşırı kınamışlar bu arada. gülşah ile damat açıklama yapmamış, aşırı kaçmışlar kameralardan. kezban aşırı sessiz. aşırı eğlendim haber karşısında.

market kitabı

koca koca sefilleri, babalar ve oğulları, anna karerinaları 50'şer sayfa etmiş markette satıyolar. alıp okuyo onlardan. diyo ki; ben klasikleri okudum. he okudun, aferim.

gaste

istanbear festivali sergi sanatçılarından özgürcan taşçı’nın eserini “uygunsuz” bulan metro güvenliği ve polis, eseri gazete kağıdıyla kapatmaya zorladı. bulvar ve tan gasteleri vardı eskiden. “papazın kızları imamın oğlunu baştan çıkardı”, “arabınkini gördüm dudağım uçukladı”, “alt alta üst üste”, “kaslı olsun paslı olmasın”, “her adem'e iki badem” başlıklı haberler yaparlardı. keşkem saklasaydık o gastelerden bi iki tane. metro'ya binerken elimizdeki “uygunsuz içerik”leri sarardık. “abd'de 18 yaş altı evliliklere maaş bağlıyolar, onlarda teşvik bizde hapis” diye yalan haber yapan bi gaste var ya hani, ona da sarabiliriz aslında

lüküs kamarası

aynı geminin lüküs kamarasındaki ikram listesini inceledim. hiç şarbonlu gıda yok. hani suşiyi, tavuğu, levreği görmesem, fesatlık etmeyip vejetaryan oldular diyecem. en çok bahçe naneli limonataya ayar oldum. bu nimetin en temel faydası hazmı kolaylaştırması ve gaz giderici olması. bizim içki ve sigaralar başta olmak üzere ödediğimiz vergileri düşününce, osuruklarına sponsor olduğumuz söylenebilir. bu nane türü başağrısına da iyi geliyomuş. malum konu komşu, dış politika ilişkileri baş ağrıtıyor. bari bahçe nanesinin parasını ceplerinden ödesinler. bi aynı geminin halkına da bu kadar yüklenilmez. ayıp!

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.