İnsan Hakları

Karamsarlığa kapılmadan: Geçmişe bakmak, Geleceği tasarlamak

Pazartesi, 17 Eylül 2018
Haber: Kaos GL

Hrant Dink Ödülü 10. yıl vesilesiyle düzenlenen uluslararası konferansa, 2015 ödülü sahibi Kaos GL de katıldı.

Hrant Dink Ödülü'nün onuncu yılı vesilesiyle düzenlenen, insan hakları, adalet ve özgürlüklerin ele alındığı “Geçmişe Bakmak, Geleceği Tasarlamak” başlıklı uluslararası konferansta eski ödül sahipleri bir araya geldi.

İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda 14 Eylül Cuma günü yapılan konferansta insan hakları alanında yıllardır mücadele veren, Türkiye’den ve yurtdışından Uluslararası Hrant Dink Ödülü sahipleri ve jüri üyeleri konuşmacı olarak yer aldılar.

Hrant Dink Ödülü 10. yıl vesilesiyle düzenlenen “Geçmişe Bakmak, Geleceği Tasarlamak” adlı uluslararası konferansa 2015 ödülü sahibi Kaos GL Derneği de katıldı. Konferansta insan hakları, adalet ve özgürlükler çeşitli açılardan ele alındı.

Konferansın açılış konuşmacısı, Harvard Üniversitesi öğretim üyesi ve insan hakları uzmanı Kathryn Sikkink, insan haklarının yüzlerce yıl süren mücadelelerle kazanıldığını hatırlatarak, karamsarlığa kapılmadan kurulacak yeni ortaklık ve ittifakların mücadeleyi güçlendireceğini ifade etti. Konferansa Güney Afrika’daki apartheid karşıtı mücadelede yer almış olan eski yargıç Albie Sachs da katıldı ve özgür bir anayasa yazım sürecini, halkın adanmışlık ve inançla bu sürece nasıl destek olduğunu anlattı ve bağımsız kurumların önemini vurguladı.

2009 ve 2015 yılları arasında Ödül Komitesi Başkanlığı’nı yürüten Ali Bayramoğlu’nun moderatörlüğünde yapılan ‘İnsan Hakları, Özgürlük ve Eşitlik Savunuculuğu’ başlıklı oturumda 2010 ödülü sahibi Türkiye Vicdani Ret Hareketi, 2015 ödülü sahibi Kaos GL Derneği, 2016 ödülü sahibi Theresa Kachindamoto ve 2017 ödülü sahibi Eren Keskin bir araya geldi. 

Kaos GL adına söz alan Ali Erol, LGBTİ’ler olarak 25 yıl önce eşit vatandaşlık talebiyle mücadeleye başladıklarını, cinsel yönelimler ve cinsiyet kimlikleri yasal güvenceye kavuşamasa bile mücadele sürecinde en azından toplumsal tanınma anlamında kat edilen yoldan bahsetti. Mücadele sürecinde geçilen aşamalara da değinen Erol, LGBTİ’ler için geçmişte de ortalığın güllük gülistanlık olmadığını ama özellikle memlekette gelişen son üç-dört yıllık siyasi süreçte nerdeyse, “yaşamanıza müsaade ediyoruz, daha ne istiyorsunuz” yaklaşımı ile karşı karşıya olunduğuna dikkat çekti.

Konferansın dört oturumunda da, dünyada artan milliyetçilik ve yaşanan hak ihlallerine rağmen sivil toplumun girişimleriyle örgütlenecek dayanışmanın insan haklarının geleceği için önemine vurgu yapıldı.