Medya

bitmedi daha sürüyor o kavga: “cinsiyet kabul etmeyen, herhangi bir cinsiyeti olduğunu söylemeyen…”

Cuma, 21 Eylül 2018

TRT: “Siz saptınız değerlerinizden. O düzelirse tekrar Eurovision'a gireriz.”

Mayıs 2019’da yapılacak 64. Eurovision Şarkı Yarışması’nın Türkiye tartışmaları yaz ortasından Ağustos ayında başladı.

Türkiye, ilk kez 1975 yılında katıldığı Eurovision Şarkı Yarışması’na, 2012’den sonra katılmazken, gelecek yıl gene katılmayacak olmasına yeni bir gerekçe buldu.

TRT Genel Müdürü İbrahim Eren, Türkiye’nin önceki yıllarda katılmama gerekçesinin “puanlama” kaynaklı olduğu söylendiği halde, 2014’te Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da yapılan 59’uncu Eurovision Şarkı Yarışmasını kazanan Avusturyalı Conchita Wurst’ün cinsiyet kimliği ve ifadesini yeni “gerekçe” olarak duyurdu.

“Siz saptınız değerlerinizden”

İsrail’in Tel Aviv şehrinde Mayıs 2019’da yapılacak olan 64. Eurovision Şarkı Yarışması’na katılmayacaklarını açıklayan TRT Genel Müdürü İbrahim Eren, “Conchita Wurst” gerekçesini şu sözlerle ifade etti:

“Kamu yayıncısı olarak, Avusturyalı birinci olan sakallı, etekli, cinsiyet kabul etmeyen, herhangi bir cinsiyeti olduğunu söylemeyen, 'Aynı anda hem erkeğim hem kadınım' diyen birini saat 21.00'de, çocukların seyrettiği bir zamanda ben canlı yayımlayamam ki. Avrupa Yayıncılar Birliğine, Eurovision'la ilgili olarak 'Siz saptınız değerlerinizden.' dedim. Orada bir zihin karmaşası var. O düzelirse tekrar Eurovision'a gireriz.”

Anadolu Ajansının twitter hesabında, TRT’nin yeni gerekçesine itiraz eden bir takipçi, “her sene sakallı erkekler mi katılıyor?” diye sorarken, bir diğer yorumda ise “trt insanlarin cinsiyetine bakmadan once duzgun yayin yapmayi ogresin homofobik trt” tepkisi görülüyor.

“Yav conchita show amacli boyle yapiyor”

TRT Genel Müdürü İbrahim Eren’in “Aynı anda hem erkeğim hem kadınım” gerekçeli Eurovision Şarkı Yarışması kararını, Hürriyet, “flaş açıklama” diye verirken, Evrensel, “skandal gerekçe” olarak gördüğü kararı “ayrımcı ifade” diye verdi. Cumhuriyet ise söz konusu açıklamayı “TRT'den homofobik Eurovision savunması” başlığıyla gördü.

Genel Müdür İbrahim Eren’in “Sakallı, etekli, cinsiyet kabul etmeyen birini yayımlayamam” sözlerini, “TRT’den Eurovision birincisi Conchita Wurst için ayrımcı ifade” başlığıyla veren Evrensel gazetesinin twitter takipçilerinin saydırdığı hakaret ve küfürlerin arasında düşülen yorumların en hafifi, “Erkek ile kadın kimliği ayrıdır. İkisini birleştireceksen anormal olursun ve kimse buna katlanmak zorunda değildir” diyor.

Türkiye GazetesiYeni Akit ve Yeni Şafak gazeteleri ise TRT Genel Müdürü İbrahim Eren’in kararını “takdir”le karşıladılar.

Cumhuriyet’in twitter hesabında “alay, dalga, hakaret, küfür” seyrinde karşılıklı atışmalar arasında bir takipçi, “Yav conchita show amacli boyle yapiyor.” yorumu düşerken, bir diğer takipçi, “tartışma”nın ikili cinsiyete sığmayan boyutunu anlatmayı deniyor: “Dostlar non-binary dediğimiz bir durumdur bu. Non-binary bireyler kendilerini her iki cinsiyetle de bagdastirmazlar. Bu şarkıcı da her iki cinsiyetin de kendine yakıştırdığı özelliklerini bedeninde bulundurarak mutluluğu yakalamış. Önce bunu bir düzeltelim kafamızda.”

TRT’nin “gerekçe”sini ikna edici bulmayan bir twitter kullanıcısı, “Kaç nesildir muazzam yeri dolmayacak sanatçımız Bülent ersoy u napıcaz. En az 3 jenerasyonu peşinde sürükleyen bir gerçeğimiz var. Ve Bülent ersoy yüzünden kimsenin aile yapısı bozulmadı. Başka bahane bulsunlar.” derken, bir başka kullanıcı ise “iki cinsiyet”ten birini seçmek gerektiğini söylüyor: “Bülent Ersoy tarafını seçmiş ben kadın gibi hissediyorum demiş ve gerekeni yapmış.Allah yardım etsin zor iş ....kim ister böyle bir ikilemi fakat bu başka bir şey hem erkek hem kadın olmak bence tamamı ile olaya tutunmak adına bunu yapıyor , yinede Allah yardım etsin”

“Tüm bahaneler tüketildi sıra LGBT'ye geldi”

“Türkiye'nin Eurovision Sitesi” adlı site ise TRT Genel Müdürü İbrahim Eren’in açıklamasını, “Tüm bahaneler tüketildi sıra LGBT'ye geldi” tepkisiyle karşıladı: “İlginç olan Conchita'nın zaferinin üzerinden dört yıl geçti sanırım onlarda değil sizde zihin karmaşası var. Kazakistan'ın bile katıldığı organizasyonda ülkemizin olmaması acı verici. Halk katılmak istiyor!”

“Neden Dana International'nin kazandığı yıl ve ondan sonraki yıl katıldık o zaman?” sorusunu yönelten bir twitter kullanıcısının ardından bir diğeri ekliyor: “Homofobik bir Eurovision olamaz, olacaksa da olmasın zaten, ne değeri hem? Eşcinsellik yanlış bir şey mi?” Bir başka twitter kullanıcısı ise “hangi değer” diye soruyor: “Eurovision'u yöneten EBU LGBT temsilcilerin yarışmaya katılmasını mı yasaklasın? Avrupa'nın değerleri dediği şey bu mu? Ayrımcılık mı?”

“bu aciklama degil bahane, size yalan sylyorlar, lgbt yarismacilari, azeri seyirci de gruyor izliyor ama itv eurovision'dan cekilmiyor ...”

“Esas bahane hep LGBT'ydi zaten. 2013'te Krista'nın öpücüğü gündem olana kadar katılmasak da yayınlama planları yapılıyordu. Bugüne kadar politik oylamanın bir sürü ekmeğini yedik…”

“Rusya bizden bile daha homofobik bir ülke olmasına rağmen her yıl katılıyor, o kadar protesto ve yuhalanmaya bile katlanıyorlar, bu bizimkilerin kuyruk acısı ne anlamadım gitti..”

“Niye sen Huysuz Virjin’le büyümedin mi?”

TRT Genel Müdürü'nün “sakallı, etekli, cinsiyet kabul etmeyen, herhangi bir cinsiyeti olduğunu söylemeyen biri” sözlerine karşı, bir twitter kullanıcısı “Özel kanal olsa, istediği kararı alır ama devletin kanalı böyle bir açıklama yapamaz.” derken, bir başkası “Sana ne cinsiyetinden insanların, sen mi belirleyeceksin” cevabı verdi.

Aşağılayan, karikatürize eden, hakaretle yetinmeyip küfür eden sosyal medya mesajlarının “cins” tartışmalarında bir twitter kullanıcısının “sen Huysuz Virjin’le büyümedin mi?” sorusu dikkat çekerken, “cins”i kalıba dökme ve hizaya çekme yaklaşımına gönüllü ortaklar ise “Adamsın müdür! Sapıklıkları normal olarak görüp, bunu insanlara normalmiş gibi kabul ettirmeye çalışanlara müsamaha gösterilmemeli.” diyerek “müdür”lerini alkışlıyorlar.   

Cinsiyetçi ayrıma karşı bir sanatçı ne var bunda.” 

“Ne olur ki sakallı biri etek giyerse? Erkekliği mi düşer? Etek giymek rezil bir şey midir? Şalvar da eteğe benziyor, sakallı ve şalvarlı olunca sorun olmuyor. Hangi yüzyıldayız, hala insanları giyimlerine göre mi düşüneceğiz?”

“LGBT sapkınlıktır ve batının yaşadığı ahlaksızlığın dibidir. 3.bir cins yoktur,vardır diyen sapıktır! Siz niye rahatsız oldunuz ki?”

“Yaw arkadaş ne cinsiyetçisi. Adam mı kadın mı ne idüğü belirsizlik, fıtrata meydan okumak, sapkınlık fikir, eylem özgürlüğü size göre. Allah senin hayatına da sapkınlıklar nasib ettiğinde inşallah aynı düşünceni korursun”

“Allah'ın verdiği cinsiyeti değiştirmeye çalışanlara LANET OLSUN. TRT GENEL MÜDÜRÜ ADAMSIN”

“bülent ersoy kendini kadın olarak kabul ediyor ama açıklamayı okursan adam kendini cinsiyetsiz sanıyor”

Cinsiyetsizlik de mi fikir özgürlüğü oldu.”

Zümrüdüanka Gibi Yükseliyorum

Avusturya Cumhurbaşkanı, Conchita’nın 2014’teki başarısının ardından “Avusturya için güzel bir gün” diyerek, şarkıcıyı şu ifadelerde kutlamıştı: “Bu zafer sadece Avusturya’nın zaferi değil, esasen Avrupa’da farklılıkların ve toleransın zaferidir. Gerçek şu ki, Conchita zaferini barışa ve özgürlüğe inananlara adadı; bu da kendisini 2 kat anlamlı kılar.” 

59. Eurovision Şarkı Yarışması’nda Avusturya’ya birincilik getiren “Rise Like A Phoenix” şarkısının Yusuf Eradam çevirisiyle Türkçe sözleri şöyle:

Yıkıntılar arasında uyanıyoruz / Cam kırıkları üzerinde yürüyoruz / Komşular diyor bunlar bela / E, o zamanlar geride kaldı / Korkarak bakardım ben aynaya / Hayır, bu ben değilim / Bana yaklaşan bir yabancı / Bu da kim?

Görsen tanıyamazsın bugün beni / Sönen/ışıktan çıkıp uçuyorum / Zümrüdüanka gibi / Küllerimden yükseliyorum / İntikam değil de / Diyet benim aradığım / Demedi deme / Ben dönüşmeye göreyim / Ben yeniden doğmaya göreyim / Biliyorsun Zümrüdüanka gibi yükselirim / Ve sensin benim alevim.

Sen işinde gücünde koştur / Özgürmüşsün gibi yap dur / Hiç kimse görmedi ki / Bana yaptıklarını

Bugün beni görsen tanıyamazsın / Görmen de lazım / İnanman lazım / Sönen ışıktan çıkıp uçuyorum / Zümrüdüanka gibi. Küllerimden yükseliyorum / İntikam değil de / Diyet benim aradığım / Demedi deme / Ben dönüşmeye göreyim / Ben yeniden doğmaya göreyim / Gökyüzüne yükselirim. Sen beni yerle yeksan ettin / Ama ben uçacağım / Ve Zümrüdüanka gibi / Küllerimden yükseleceğim

İntikam peşinde değilim / Diyet belki / Demedin deme / Ben bir kez dönüşmeye göreyim / Bir kez yeniden doğmaya göreyim / Biliyorsun / Zümrüdüanka gibi yükselirim / Ve sensin benim alevim.

Kaos GL’den aylık nefret söylemi takibi

Kaos GL, sosyal medya ortamları ile internet yayıncılığında cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet ifadesi ile LGBTİ varoluşlara yönelik ayrımcı yaklaşım, homofobik ve transfobik söylem içeren haber ve gelişmeleri takibe alıyor.

Böylece Kaos GL, internet yayıncılığında dikkat çeken, sosyal medya ortamlarında öne çıkan Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks (LGBTİ) odaklı homofobik ve transfobik nefret söylemi üreten ve yayan haberler ile mesajların aylık takibini ve irdelemesel kaydını tutuyor olacak.

Ayrımcı, ırkçı, homofobik, transfobik unsurlar taşıyan ifadelere nefret söylemi denilmektedir. Bir gruba ya da o gruba üyeliği nedeniyle bir kişiye yönelik düşmanlıktan kaynaklanan ve o gruba yönelik düşmanlığı gösteren veya cesaretlendiren ifade biçimleridir. Nefret söylemi, nefret suçuna teşvik ya da eşlik edebileceği için, bu iki kavram birbiriyle bağlantılıdır.

Nefret söylemi, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tavsiye kararında, “nefret biçimlerini yayan, teşvik eden, savunan ya da haklı gösteren her tür ifade biçimi” olarak tanımlanıyor.

Sosyal Psikolog, Porf. Dr. Melek Göregenli, nefret söyleminin kurulmasında ve yaygınlaştırılmasında en etkili araçlardan birinin medya olduğuna dikkat çekiyor:

“Medya, dünyada ve ülkemizde nefret suçlarına yol açan ayrımcılığı oluşturan ve besleyen kalıpyargıların, önyargıların kısaca nefret söyleminin kurulmasında ve yaygınlaştırılmasında en etkili aracılardan biridir. Medyanın nefret suçları kapsamında ele alınabilecek eylemleri haberleştirme, kullanılan dil ve mağdurları ya da olayı sunma şekli, eylemi meşrulaştırmaya ve suçun altında yatan ayrımcılığı gizlemeye yol açabilir; sıklıkla böyle olmaktadır. Örneğin, Türkiye’de bütünüyle nefret suçları kapsamında görülmesi gereken eşcinsellere, travesti ve transseksüellere yönelik saldırılar, genellikle mağdurların yarattığı tahrik sonucunda oluşan eylemler gibi sunulmaktadır. Açık bir saldırı ve çoğunlukla cinayete varan ya da bizim ülkemizde ancak ölümle sonuçlandığında ‘haber’ değeri taşıyabilen suçlar, mağdurların çıkardıkları ‘olaylar’ sonucunda gerçekleşmiş, ‘doğal’ sonuçlar olarak ele alınmaktadır. Genellikle mağdurlar, faillerin ‘hassasiyetlerine’ dokunur ve cezalarını bulurlar; oysa failin hassasiyetinin tek kaynağı ayrımcılık ideolojileridir. Bu yaklaşım, sadece şiddeti meşrulaştırmakla kalmaz, aynı zamanda kendini ifade etme ve gerçekleştirme hakkının, bir toplumda kimlere ait bir ayrıcalık olduğunu da tarif eder; bu doğrudan herkesin sadece insan olmak bakımından eşit olduğu ön kabulüne dayanan çoğunu bizim de kabul ettiğimiz evrensel hukuk normlarının çiğnenmesi anlamına gelir.”

Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks (LGBTİ) terimleri ile tanımlarını, LGBTİ’lere yönelik ayrımcılık ideolojileri ve anlamlarını, insan hakları ve ayrımcılıkla ilgili terimler ve tanımlarını ve daha fazlasını, Kaos GL Derneğince yayınlanmış “LGBTİ Hakkında Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları” kitapçığında bulabilirsiniz.

Not: Bu dizide, internet ortamı ile sosyal medyadan yapılan alıntıların yazım hatalarına dokunulmuyor; olduğu gibi alınıyor.

İlgili bağlantılar

TEMMUZ -İşten atma gerekçesi: Eşcinsel ilişki…

https://kaosgl.org/sayfa.php?id=26347

HAZİRAN - Özgürlük ve eşitlik olmadan 3’ün 1’i yetmez!

https://kaosgl.org/sayfa.php?id=26273

MAYIS - “Hâlâ milletin kaşıyla gözüyle uğraşıyorlar!”

http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=26024

NİSAN - “Cinsel haklar ahlaksızlığı teşvik etmez; heteroseksist ahlaka karşıdır”

http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=25712

MART - “İnsanların cinsiyet seçimi kimseyi ilgilendirmez!”

http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=25650

ŞUBAT - Sağlık, Anayasal haktır!

http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=25519

OCAK - “Kahrol düşman al sana bomba ayol”

http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=25430