Kültür Sanat

Hakemli dergi KaosQ+ 7. sayısı çıktı: Queer Sinema

Cumartesi, 22 Eylül 2018
Haber: Kaos GL

Hakemli akademik dergi KaosQueer+’ın “Queer Sinema” dosya konulu yedinci sayısı çıktı.

 

KaosQ+ 7. sayı kapağı, kapakta yer alan eser: Serkan Çalışkan

Hakemli akademik dergi KaosQueer+, yedinci sayısında “Queer Sinema” temasına odaklandı. 

KaosQueer+ 7. sayısı sunuş yazısı şöyle:

Kaos Q+ 7. Sayısında queer sinemaya odaklanıyor. Derdimiz queer sinemayı film türlerinden bir tür olarak incelemek değil. Belirli kodlar, türsel özellikler, biçim ve dil ortaklığından yola çıkarak bir tanımlama çabasına girişmek de değil. Queer sinemayı bir tür olarak ele alıp şu temcit pilavı gibi tekrar eden tanıma bir kez daha ulaşılabilir elbette: Anlatısının merkezinde LGBTİQ karakterler olan ve bu karakterleri “olumlu” bir biçimde temsil eden filmler. Sadece böyle kavradığımızda queer sinema, tanınmadan, muhayyel bir queer kültürün ve topluluğun bir parçası olarak var kılınmaktan ibaret ve kendi başına akan bir kulvara, bir sıfata dönüşebiliyor. Yerleşik sinema tarih yazımlarına, film estetiği ve etiği üzerine tartışmalara, nihayet film kuramına değmeden, onları aşındırmadan akan bir kulvar.

 Belki de bu yüzden vazgeçilemez gibi görülen sorularda bir perspektif değişimine giderek başlayabiliriz. “Sinema queerleri nasıl temsil etti?” yerine şu soru mesela: “Sinema queer sızıntılara karşı heteronormatif kesintileri nasıl üretti?” Yerleşik, yapışkan ve tanıdık kadrajların imalatının queer-dekadrajla bağlarını kurabilmemizi mümkün kılabilecek bir soru olabilir bu. Perspektifi bu şekilde kaydırmak, sinemanın uzun ve coğrafyalara yayılan hetero-patriyarkal tarihi içinde queer karakterlere dair ürettiği görme bozukluğunun teşhisini halen hiçe sayılamayacak ve heba edilemeyecek bir müdahale olarak koruyor; lakin bu teşhisi queerlerin temsiline indirgenebilecek bir mesele olmaktan çıkararak, sinema perdesinin görme ve görülme biçimlerimizi üretme, bedenleri ve cinselliği ideal ve normatif olana sürükleme, norm-dışı varoluşları hazmedilebilir ya da topyekun inkar edilebilir nesnelere dönüştürme kabiliyetine doğru genişletiyor. Bununla da kalmıyor; bu kabiliyeti alıp, başka türlü kullanmanın imkanlarını sorguluyor. İnsanın kendisinden çok uzağa ittiği bir bedenle özdeşleşmesinin, onun tarafından alıp götürülmesine, onun kadrajından dünyayı görebilmesine, başkalığı yiyip yutmak yerine, onun başkalığını kabul ederek ona maruz kalmaya, ona kendini açık kılmaya imkan verecek bir özdeşleşmenin yollarını arıyor. Ne de olsa sinema, normlar üreten kültür perdesinin bedeni ele geçirme gücünü görebildiğimiz bir yer olduğu kadar, bedenin bir taşıt gibi alıp götürüldüğü, başka bedenlere açıldığı, başkalaşabildiği yerdir de.

Sinema sayısının çağrısını gerçekleştirdiğimiz zaman aklımızda şöyle sorular vardı: Heteronormativiteyle kurulmuş bir dünyaya “iyi”, “olumlu”, “bize benzer” ya da “kurbanlaştırılmış” queeri anlatmak değil, belki de bu dünyayı tekrar tekrar kuran ve ayakta tutan heteroseksüel ideallerin, bedenlerimizi, görme ve görülme biçimlerimizi istimlak edişi üzerine sinemayla düşünmenin yolları? Cinselliği ve cinsiyeti heteronormatif perdeyi söndürerek anlatma biçimleri? Sadece içerik bahsinde değil, içerikle biçimin kesişiminde queer arzuyu keşfeden filmler? Film türlerinin, sinemanın ana hatlarının nasıl queerleştiği? Sinema tarih yazımlarını queerleştirmek, queer historiyografiler? Sinemanın kırpılmış tarihine videonun, dijital teknolojinin olanaklarıyla queer gözler açan seyircilik deneyimleri? Film seyretme deneyimin, film seyirciliğinin bizatihi queerliği? Sinema tarihinin henüz içselleştirilmemiş ya da vakitsizce ölen anlarını kurtaran tarih meleğine göz kırpan filmler? Queer tahayyül ile dekolonizasyon süreçleri arasındaki kesişimler? Pink washing’e, queeri mutenalaştıran, sabitleyen çerçevelere karşı queerin aurasını hem sürdüren hem de onun yapaylığını, kurgusallığını, bir pelerin gibi takılışını, değişebilirliğini gösteren örnekler? Queere karşı queer?”

Hem bu sorulara yanıtlar arayan hem de bunlara yeni soruların eklendiği pek çok makale geldi bu sayıya. Bu makalelerden hakem sürecini başarıyla tamamlayan Özlem Güçlü, Serdar Küçük, Kaan Akın, Volkan Demirkan, Aysun Öner ve Dijan Özkurt, Nilgün Küçükbatman, Elif Demirkaya’ya, sergi bölümlerinde eserlerine yer verdiğimiz İlhan Sayın ve Serkan Çalışkan’a, hakemlerimize, çevirmenlerimize ve katkı sunan herkese sonsuz teşekkürler.

 Bir sonraki sayımızın dosya konusu “Edebiyat”, katkılarınızı bekliyoruz. 

KaosQ+ nedir?

KaosQ+ Dergisi 6 ayda bir yayınlanan hakemli bir dergidir. Makale niteliği taşıyan teori, araştırma ve inceleme yazılarının yanı sıra, güncel politik, sanat, bilim ve felsefe alanlarına dokunan yazarların öznel görüşlerini yansıtan deneme ve değerlendirme yazılarına da açık. Her sayıda queer teori ve çalışmaları alanlarına temas kuran sosyal bilimler, interdisipliner ve transdisipliner alanlarda üretilmiş tezlerin tanıtımlarına da yer veriliyor. Derginin akademik yazım kuralları konusunda bilgi almak ve dergi hakkında genel bilgilere ulaşmak için web sitesi ziyaret edilebilir: http://www.kaos-q.com/anasayfa.php

Neden böyle bir dergi? Nasıl çıktı?

KaosQ+ projesi, Türkiye’de akademik anlamda henüz yeni sayılabilecek bir alana katkıda bulunmak için ortaya kondu. Bu dergi queer kavramının, yurt içinde ve yurt dışında teorik ve pratik alanlarda zaman içinde yaptığı sıçramaya ve aynı zamanda gelecekte bu alanla ilişkili olarak ortaya çıkabilecek mikro politikalara temas etmeyi hedefliyor. Bu anlamda KaosQ+, queer teoriyi LGBTİ’lere özgü bir kimlik politikası olmanın çok ötesine taşıyarak, teorileştirmenin kendisini sorgulamanın peşinde olacak.

Queer teori ile iktidar, marjinallik, ayrıcalık ve normativiteyi tartışan/eleştiren diğer sosyal ve kültürel teoriler arasındaki ilişkilere ya da anlaşmazlık noktalarına odaklanmak derginin amaçları arasında. Bu nedenle, derginin içeriği, eleştirel ırk ve kimlik teorileri, antropoloji, Marksizm, Anarşizm, feminist teori, erkeklik çalışmaları, sakatlık çalışmaları, güncel sanat teorileri ve bu kavramın kapsamına düşen her türden felsefi ve politik metinle kesişiyor. Derginin uzun vadede amacı, statik bir queer tartışma alanı yaratmaktansa, bu alanın kendisinin de hem felsefi bir analiz metodu olarak hem de bir sosyal teori alanı olarak sorunsallaştırılabileceği ve yeni çözümlerle soru sorma biçimlerinin üretebileceği bir mecra yaratmak.

Nereden ulaşırım?

KaosQ+ dergisine birçok kitabevinden, online kitap sitelerinden ulaşabilir veya abone olabilirsiniz. Kaos GL Dergi yıllık abonelik 25 lira, Kaos Q+ 30 lira. İkisine birden abone olmak ise sadece ve sadece 50 TL. Abone olmak için abone@kaosgl.org adresine mail atmak yeterli.

Kitabevleri listesi ise şurada: http://www.kaos-q.com/iletisim.php

Ne zaman yayınlanıyor?

KaosQ+ Dergisi 6 ayda bir yayınlanıyor ve ilk sayısı Kasım 2014’te yayınlandı. Şimdiye kadar beş sayı okurla buluştu. “Emek” dosya konulu 5. sayı Kasım 2016’da okurla buluştu. http://www.kaos-q.com/arsiv.php

Kimler katkı sunabilir?

Queer teori ile titreşimde olabilecek soru ve sorunlarla, araştırma alanlarının kapsamı bakımından kesişen her türlü akademik çalışma derginin içeriğine katkıda bulunabilir. Bu teorinin sosyo-politik düşün ve eylem dünyasına eleştirel katkıları ve müdahale etme biçimlerine ilişkin betimsel ve somut tartışmalar sayıların ortak temalarından.

Derginin içeriksel bölümlenmesi uyarınca, 4 farklı alanda yazı gönderebilirsiniz:

I. Teoria

Bu bölümde teorileştirme çabalarına, eleştiri, değerlendirme, araştırma ve inceleme yazılarına yer verilecek.

II. Queer Çalışmaları

Bu bölümde queer çalışmalarıyla temasa girerek tartışan araştırma, inceleme ve değerlendirme yazılarına yer verilecektir. Teoria bölümünde sıralanan alanları queer perspektifle kesiştiren yazıların yanı sıra, aşağıda verilen listedeki konular da dahil edilebilir;

III. Queeresk

Bu bölümde güncel politik, sanat, felsefe ve bilim eksenli deneme yazılarına yer veriliyor.

IV. Tez Tanıtımları

Bu bölüm, bize ulaştırılan ve queer çalışmalarına örnek gösterilebilecek tez çalışmalarının tanıtımlarını içeriyor. Her yayım döneminde devam edecek bu bölüm, Türkiye’de hali hazırda bu alanda yapılan akademik çalışmalardan okuyucuları haberdar etmek amacıyla tasarlandı. Queer teori ve queer çalışmalar konusunda yapılacak yeni çalışmaları ve aynı zaman da tamamlanmış tezlerin geçmişe dönük arşivini de oluşturmak niyetinde.

İlgili haber:

KaosQ+ yeni sayı temaları belli oldu: Emek ve talim terbiye

KaosQ+ beşinci sayısı çıktı!

Talim-Terbiye: Her yerde hâzır ve nâzır?

KaosQueer+ 6. sayısı: Queer bedenin ve cinselliklerin talim-terbiyesi’ne odaklanıyor