Gökkuşağı Forumu

Aşk fobi dinlemez: “Her zaman ve sonsuza kadar”

25 Eylül 2018

“Erkekler Ağlamaz” cinsiyetin veya cinsel kimliklerin aşkın önünde duramayacağını bize gösteriyor.

Kimberly Peirce’in yönetmenliğini yaptığı 1999 ABD yapımlı film “Erkekler Ağlamaz” transfobi ve homofobinin gerçek yüzünü sinema aracılığıyla aktarıyor. Trans olmanın zorlukların bu filmde bir bir karşımıza çıkıyor.

Film düşük bütçesine rağmen, takdir edilecek kamera çekimleri ve renk tonlaması ile sunulmakta.

Keyifle izlemeye başladığımız ancak, hüzünle sonlanan filmde sosyal hayatımızda yaşadığımız sorunların birçoğunu tek tek görüyoruz. Yalnız olmanın, aşkın, şiddetin, ölümün gerçekliğini hissettiğimiz sahnelerde özgür yaşamın ne kadar yakın olduğunu hissetsek de bir o kadar uzak olduğunu izliyoruz.

The Cure grubunun “Boys Don’t Cry” isimli şarkısından ismini alan film, transeksüel bir erkeğin yaşadığı dramı konu ediniyor. Yaşanmış bir hikâyenin görsel olarak karşımıza çıkması ve gerçek olduğunu bilmemiz yaşanan acıları bir kez daha gözler önüne seriyor.

Düşük bütçe ile hazırlanan ve büyük yankılarla başarı sağlamış olan film, hayatımızda karşımıza çıkan sorunları ele alarak sinematografik olarak karşılığını bulmuş. Film, yoksulluk, trans geçiş sürecinin zorlukları, toplum ve aile baskısı ile transfobiyi anlatmakta.

Filmde ana karakter Teena Brandon trans geçiş sürecini başlatmak ister ancak maddi olarak bunu karşılayamaz. Bu sebeple başka bir yere taşınıp kendisini erkek kimliği ile tanıtır. Trans geçiş operasyonunu yaptıramaması nedeniyle beyanı olan erkek cinsiyetini tanımayan insanları karşısına alır ve ait hissettiği cinsiyet kimliğini sahiplenir. Çünkü Brandon, içine sürüklendiği toplumsal şiddet karşısında hayallerinden vazgeçmeyen biridir.

Gelecekte yapmak istediği mesleği, evlilik hayallerini görüyoruz.  Ancak yaşadığı zorluklar, onu suça iter. Bu durumdan kaçış yolları arayan Brandon bir arkadaş grubu ile tanışır.

“Erkekler Ağlamaz” yaşamın içinde var olan LGBTİ+’ların hem içsel sorunlarını hem de toplumsal yaşam içerisinde karşılaştıkları gerçeklerle izleyiciyi yüzleştiriyor. Trans geçiş sürecinin maddi ve manevi zorluklarına rağmen hayatta kalan Brandon özelinde, translara yönelik ayrımcılığın hem LGBTİ+ toplumu hem de heteroseksüeller içinde nasıl işlediğini görmekteyiz. Filmde bunu en iyi Brandon’un beyanını yok sayan ve onun lezbiyen olduğunu sürekli kendisine söyleyen gey kuzeninde anlayabiliriz. LGBTİ+ toplumuna da içkin olan transfobinin ağır kokusu burada da karşımıza çıkmakta. Ancak filmde yer verilen yaşanan şiddet ve cinsel saldırıları hikâyelerinin içinde bu durum önemsiz olarak gösterilmekte. Kesinlikle yüzleşilmesi gereken transfobinin hiç de önemsiz olmadığını söylemek zorundayız.

Brandon’ın vajinaya sahip olduğunu anlayan arkadaşlarının ona tecavüz etme sahnesi de trans erkeğin veya lezbiyenin tecavüz edildikten sonra “düzelebileceğini” düşünen zihniyet ile aradan yüzyıllar geçse de karşı karşıya kalabileceğimizi gösteriyor.

‘Tecavüz’ün iktidarla, ataerki ile bağlarını da filmdeki karakterlerin tutum ve davranışlarını gözlemleyerek de fark edebiliriz.

Aslında ana karakterimiz olan Brandon’ın başından geçen olaylar ve karıştığı suçun arkasında, kamera çekimlerine yansıyan surat ifadesiyle, üzüntü veya mutluluk değil de arada kalmışlığın ve yaşadığı süreçlerin karmaşıklığını görebiliyoruz. Ne gülen, ne de gülmeyen bir suratın altında kendini sürekli sorgulayan karakter, yaşadığı sürecin garipliğini âşık olduğu kadının omuzlarında itiraf etmekte. Trans olma, eşcinsel olma durumundan bihaber olan esas kadın Lana cinsiyet kimliğinin ‘aşkın’ önünde duramayacağını bize göstermekte. Aşk denilen kelimenin tam karşılığını parmaklıkların aralarına girdiği sahnede, “senin ne olduğun seni ilgilendirir” diyerek, ona dokunuşuyla, bakışıyla; bizlere, aşk denilen şeyin cinsiyetin, yönelimlerin ötesinde olduğunu hissettiriyor.

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.