İnsan Hakları / Sağlık

Jinekolog Muhabbetleri, Kadın Yazarlar Haftası’ndaydı

25 Eylül 2018

KaosGL.org’un “Jinekolog Muhabbetleri” yazı dizisi ve Ayizi Yayıncılık’ın “Kadın Sağlığı Hareketinden Sesler” kitabı Kadın Yazarlar Haftası’nda tartışıldı.

Çankaya Belediyesi ve Ayizi Yayıncılık’ın düzenlediği Kadın Yazarlar Haftası’nın ikinci gününde sağlık politikaları, toplumsal cinsiyet ve ayrımcılık tartışıldı. Bugün (25 Eylül) Zülfü Livaneli Kültür Merkezi’ndeki “Bedenimiz Bizimdir” oturumunda KaosGL.org editörlerinden Aslı Alpar ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’ndan Meltem Ağduk konuştu. Panelde sunumlar işitme engelli katılımcılar için işaret diline çevrildi.

Kadın Sağlığı Hareketinden Sesler

Ağduk, Ayizi Yayınları’ndan çıkan “Kadın Sağlığı Hareketinden Sesler” kitabı ile nasıl tanıştığını anlatarak konuşmasına başladı. “Tıp dünyasında kadınlar nerede” diye soran Ağduk, kitapta şifacı kadınlardan bahsedildiğini ve kadın sağlığı hareketinde ne kadar önemli bir yerde durduklarını söyledi.

“Uzunca süre sağlık hizmetleri ile kadınlar denetim altına alındı”

Modern Türkiye’de ebeliği anlatan “Elleri Tılsımlı” kitabından da bahseden Ağduk, “Bedenimiz bizimdir diyorsak deneyimleri kucaklamalıyız. Tıp tarihine baktığımızda kadınların deneyimlerinin kucaklanmadığını görüyoruz. İnsanların tıbbi bakım hizmetlerine erişiminin temel hak olduğunu tartıştığımız günlerdeyiz ancak kadınlar bunu çok uzun süredir biliyorlar. Aynı şekilde sağlık hizmetleri ile kadınların denetim altına alındığını da biliyorlar” dedi.

Deneyimleri paylaşmanın önemi

Deneyimleri paylaşmadıkça benzer şeylerin yaşandığının fark edilmediğini söyleyen Ağduk, “Deneyimlerimizi kucaklamamız ve anlatmamız gerekiyor. Menopoz, ergenlik, menstrüasyon gibi deneyimlerden bahsetmedikçe kendimize özgü süreçler sanıyoruz. Ancak anlattıkça güçlenebiliyoruz” şeklinde konuştu.

Cinsel sağlık ve üreme sağlığı eğitiminin müfredatta yer almamasını eleştiren Ağduk şöyle devam etti:

“Bu eğitimler yapıldığında ise kız ve oğlan çocuğu olarak ayırıp sadece üreme ve menstrüasyon anlatılıyor. Ancak en önemli konulardan olan mastürbasyon anlatılmıyor. Ayrımcılık tam da o dönemde başlıyor.”

Kadına yönelik şiddet ve kadın sağlığı arasındaki ilişkinin de kurulmadığına dikkat çeken Ağduk, çocuk yaşta yapılan evliliklerin yarattığı sağlık sorunlarına ilişkin veri olmadığını söyledi.

Kürtaj yasal ama engelleniyor

Ağduk, kürtaja ilişkin Türkiye’de “yasal olmadığına dair” bir algı çalışması yürütüldüğünü belirterek birçok hastanede ise kürtaj yasal olmasına rağmen kürtaj yapılmadığını, sağlık hakkına erişimin engellendiğini vurguladı.

Ağduk son olarak sağlık sektöründe kadınların mobbing ve ayrımcılığa uğradığını, sağlık emekçilerine saldırılar incelendiğinde kadınların daha fazla saldırıya maruz kaldığının açığa çıktığını belirtti. “Sağlık sektöründe ister hasta olun ister doktor, ebe, hemşire her türlü ayrımcılığa maruz kalıyorsunuz” dedi.

Jinekolog Muhabbetleri nasıl başladı?

Alpar, KaosGL.org’ta bir yıla yakın bir süre yayınlanan Jinekolog Muhabbetleri yazı dizisini anlattı. Nisan 2017’de Kaos GL’ye gelen bir mail üzerine yazı dizisinin başladığını hatırlatan Alpar, ilk hikayenin ardından çok fazla mail aldıklarını söyledi. Gelen hikayelerden 41’ine KaosGL.org’ta yer verdiklerini belirten Alpar şöyle devam etti:

“İlk hikâyemizin ve yazı dizimizin ilhamı Irmak’la başlayalım. Irmak’ın anlatısı tıbbın heteroseksist yaklaşımı nedeniyle sağlık hakkından faydalanamayan eşcinsel kadınları görünür kılıyordu. ‘İşin kötüsü partnerinin hemcinsi olduğunu söyleyemeyen insanların nelere maruz kaldığı. Belki sırf bu yüzden yanlış bir tedavi uygulanıyor’ diyordu.

“Bir başka anlatı, bir trans erkekten geldi. Birçok trans aktivist bize trans erkeklerin de jinekoloji deneyimleri olduğunu hatırlattı. Gizem trans erkek. Rutin kontrol için hastaneye başvuruyor. Ancak denk geldiği hekim translara karşı önyargılı. Yapılan tahliller sonucunda Gizem’e yazdığı ilaç östrojen hormonu. Oysa trans erkek olan Gizem’in sağlığı gerekçesiyle östrojen almasına gerek yok, bunu daha sonra başka bir hekim de doğruluyor.”

Alpar, yazı dizisindeki başka bir anlatının, evli bir trans kadın olan Pınar’ın deneyiminin ayrımcılığa maruz kalma korkusunu gözler önüne serdiğini vurgulayarak, yayınlanan yazılar üzerinden jinekoloji muayeneleri sırasında yaşanan ayrımcılığı aktardı.

Yazı dizisi ardından araştırmaya 574 kişi katıldı

Alpar son olarak Jinekolog Muhabbetleri yazı dizisinin ardından Kadın Yazarlar Haftası’ndaki sunumu için yaptığı araştırmadan bahsetti. On soruluk bir anket gerçekleştirdiğini ve çok kısa bir sürede toplam 574 kişiye ulaştığını vurgulayan Alpar, araştırma sonucuna göre 574 kişiden sadece yüzde 48’inin jinekoloji muayenesinde ayrımcılıkla karşılaşmadığını söyledi.