Medya

Ayrımcılığa karşı radarımız hep açık

2 Ekim 2018

Gazetelerin LGBTİ+ gündeminde bugün Yeni Akit ve Mavi Didim'in haberleri var.

İllüstrasyon: Gary Waters

Gazetelerin LGBTİ+ gündemi için bugün iki haber seçtik. Yeni Akit’ten Mehtap Yılmaz ile Mavi Didim gazetesinden Selma Erdal’ın köşe yazılarının yer aldığı medya kritiğimizde ne yazık ki LGBTİ+’lara yönelik ayrımcı dil ve ifadeler yer alıyor.

LGBTİ+ haklarını desteklemek suç değil!

Yeni Akit’ten Mehtap Yılmaz bugün yayımlanan “Başkan Erdoğan'ı TBMM Genel Kurulu'nda protesto etmek...” başlıklı yazında LGBTİ+ haklarını meclise taşıyan siyasetçilerden Mahmut Tanal’ı hedef gösteriyor.

Yılmaz, Vekil Tanal’ı şu cümlelerle hedef gösteriyor: “E ne yapsııın? İktidar olamıyor... Muktedir olamıyor... El mecbur görünür olmak için mecliste şov yapıyor, Urfalıların yüzünü yere eğip LGBT eylemlerine katılıyor, hâkime eşinin itibarını yerle yeksan edip bağıra, çağıra ‘ünlenmeye’ çalışıyor.”

Vekil Tanal’ı hedef gösterdiği, LGBTİ+’lara yönelik ayrımcı dil kullandığı yazısında Tanal’ın LGBTİ+ eylemlerine verdiği desteği gündeme getirmesi Mehtap Yılmaz’ın homofobi ve transfobisini bir kez daha gözler önüne seriyor. Mehtap Yılmaz’ın anayasal bir hak olan yürüyüş hakkını suç gibi yansıtması da cabası.

Radara takılmak

Mavi Didim gazetesinden Selma Erdal ise daha önce bu köşede kendisini eleştirdiğimiz bir yazımızın tamamına yer vermiş ve şöyle demiş: “İşte böyle, böyle... Başımızda TCK'nın yasakları sallanırken Demoklesin Kılıcı gibi; birde kediciler, köpekçiler ve dahi eşcinseller radarlarına aldı bizi... Şükürler olsun ki kimi köşe yastıkları gibi yazılarımızla "kalem satıp, para kazanma" amaç ve hevesimiz yok... Amma ve lakin yazdıklarımızı sevmeyenler; sanki kolayından kahraman yapacaklar bizi... Aydın Gazetecileri'nden ödül alamadık ama... Bu gidişle eşcinsellerin 2018 yılı Medya Raporu'na gireceğimiz besbelli...”

Medya kritiğimize yer veren Erdal’a yeniden hatırlatma ihtiyacı istiyoruz, kişilerin cinsel yönelim ve cinsiyet kimlikleri nedeniyle karşılaştıkları ayrımcılık, Anayasa’daki ayrımcılık yasağının ihlalidir. Bu ihlalin medya yoluyla gerçekleştirilmesi gazeteciliğin etik kurallarının da çiğnenmesi anlamına gelir. Bu sebeple medya çalışanlarının, gazetecilerin, lezbiyen, biseksüel, gey, trans ve intersekslerin haklarının da insan hakları olduğunu görmesi, ayrımcı olmayan bir dil kullanması gerekir.

Kaos GL Derneği 9 yıldır medyayı izliyor

Kaos GL Derneği 9 yıldır lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve intersekslerin (LGBTİ) medyada yer alış biçimlerini izliyor. Her yıl yayınladığı medya izleme raporları ile hem medyadaki ayrımcı söylem, nefret söylemi, nefret suçu ve önyargıya dikkat çekmeye çalışıyor hem de medyada seyri takip ediyor. Derneğin 2017 yılına ait Medya Raporu'na buradan ulaşabilirsiniz.