Gökkuşağı Forumu

Bay J ile Yosi Mizrahi’nin cinsiyetçiliği ve homofobisinden “Ne Çektik Be Abi”

Perşembe, 4 Ekim 2018

Bay J’nin “homoseksüellik müessesesine çok saygı duyduğunu” belirtmesinin ardından Yosi Bey de arttırıyor ve “saygı duyuyor”. Bunu duyan J durur mu “pozitif bakıyor”…

Bir arkadaşımın önermesiyle varlığından haberdar olduğum Bay J ve Yosi Mizrahi’nin Youtube’da yayınlanan “Ne çektik be abi” programının ilk iki bölümünü izledikten ve hakkında yapılan “inanılmaz komik, muhteşem” gibi yorumları gördükten sonra bir şeyler yazmadan duramadım. Gökkuşağı forumundaki ilk yazımda beni çemkirmeye ve madilemeye teşvik ettikleri için kendilerine teşekkür ediyorum öncelikle.

İkilinin Youtube kanalı ve aynı isimli programı, konsept olarak iki kişinin kanepede dobra bir “erkek muhabbeti” yapması üzerine kurulu. Bu dobralık ve doğallığın vurgulanması için olsa gerek, programın ilk bölümü ikilinin kamera arkası muhabbetleriyle başlıyor. “Kıza dedim ki sana bir bağırırım dördüzlerimiz olur dokuz ay sonra” ve “İtalyan erkekleri mi? Ya bırak topu gey yaa!” şeklinde kulak kanatan komikliklerle(!) başlayan muhabbet, beyefendilerin birbirleriyle manspreading* yarışına girmeleriyle gözleri de kanatmayı ihmal etmiyor.

Radyo DJ’liği ve seslendirme yapan Bay J ve oyuncu Yosi Mizrahi beyler kendi deyimleriyle “kadın aşığı iki programcı” olarak programda genel olarak kadınları konuşuyorlar. Hatta Yosi Bey’in de sonrasında vurguladığı üzere hayatta “ne çektik be abi denilen her şeyin sonu da kadınlara dayanıyor”. O yüzden programın izlediğim iki bölümü boyunca cinsellik, ilişkiler, flörtler ve daha fazla cinsellik gibi bir sarmalda ve tabii ki heteronormatif ikili cinsiyet düzleminde her mevzu bir şekilde kadınlarla ilişkilendiriliyor. Muhabbetleri sırasında hiçbir cinsiyetçi ve homofobik söylemden de geri durulmuyor ve hatta “kadın bedeninin metalaştırılması” gibi feminist argümanlarla da dalga geçiliyor. İzleyenler olarak ‘metalaştırma nedir, nasıl yapılır?’ iyice anlayalım diye olsa gerek önlerindeki masaya sonradan isminin Katya olduğunu öğreneceğimiz bir tahta kukla kondurmuşlar ve gözümüzde iyice canlansın diye fona Katya’nın esasında çıplak ve memeli bir figürünü de yerleştirmişler. İlk iki bölümde Katya’nın pek bir işlevini göremesek de buram buram concon kokan bu cinsiyetçi muhabbet sırasında kadın bedenine ihtiyaç duyulduğu vakit sanıyorum ki Katya şekilden şekle sokularak bizleri kahkaha tufanına(!) boğmaya devam edecek.

Programın ilk bölümünü ufak beyin kanamaları ve akıl tutulmaları geçirerek atlattıktan sonra yanıma dil altı hapımı ve oksijen tüpümü hazırlayıp “LGBT” temalı ikinci bölümü izlemeye başladım. Bu bölümde J ve Y beyler ilkokul 5’e giden bir bebeyle aynı düzeydeki “her konuyu kadına dayandırmak (eke eke eke dayandırmak, eke eke hani pipiyle yabılan yani anlamadıysanız eke eke)” şeklinde esprilerle bir girizgah yapıyor. Bir müddet regl olma gibi kadınlık halleri ile dalga geçildikten sonra “farklı tercihler” vurgusuyla Yosi Bey önce ‘seksist olmadığını’ ilan ediyor ve mevzu birden “benim de gey arkadaşlarım var”a gelip çatıyor.

Kadınların gey arkadaşlarının bolluğu ve anlam verilemeyen ‘gey sevdası’ gibi klişe geyikleri bir de kendi erkeklikleriyle harmanlayıp çevirdikten sonra, Yosi Bey eski bir kız arkadaşından örnek vererek kadınların genelde gey arkadaşlarının yanında çok rahat davrandıklarından bahsediyor. Bu sırada Bay J’nin gey olup olmama konusunda emin olabilmek için “doktor raporu isterdim” demesiyle eşcinselliğin doktor raporuna tabii bir şey olduğunu öğrendim bir anda. Oksijen tüpümden iki nefes çekip Tanju Tariz’e yazdım hemen. Belki Kaos Jel’den ayrı gönlünce muayene yapabileceği bir klinik açmak hoşuna gider.

Azıcık nefesim yerine gelince videoyu oynatmaya devam ettim. J Bey eşinin gey bir arkadaşının kendisini beğenmemesinden bahsetmesi üzerine Yosi’nin geylerin “baklavalı göbek kası” dışında ‘seni beni’ beğenmeyeceklerini söylemesiyle ilk bölümde bolca yerden yere vurulan tripli, beceriksiz ve sorunlu “bağzı” kadınlardan sonra şekilsiz lubunyaları da bu boş muhabbetten alkışlarla uğurlamak durumunda kalıyoruz. Onlar da gidince ‘ne çektikleri’ kadınlarla baş başa kalmaya da gönülleri el vermemiş olacak – belki de şaha kaldırdıkları erkekliklerini bir kalemde silmeye razı olamamışlardır – yeniden düşünüp geylerin onları da beğenebilecekleriyle ilgili birbirlerine homofobik ‘takılmalar’ ile süslü sohbetlerine devam ettiler. Ben de durur muyum dil altı hapımı aldım. Tabi tansiyon kalp yavaştan hissettirdi kendini.

Daha sonra Sense 8 dizisindeki Lito – Hernando ilişkisinin muazzam şehvetinden başlayarak bir “olumlama” dalgasına başladılar. Bay J’nin “homoseksüellik müessesesine çok saygı duyduğunu” belirtmesinin ardından Yosi Bey de arttırıyor ve “saygı duyuyor”. Bunu duyan J durur mu “pozitif bakıyor” burun farkıyla öne geçiyor ama Yosi Bey “homofobik kesinlikle değilim” diyerek öz farkındalık yarışında bitiş çizgisini göğüslüyor.

O sırada “LGBT’den anladığınız sadece gey mi babuş” diye karıncalanmaya başlayan bendenizin ağzı Bay J’nin lezbiyen atağı ile kapatılıp lezbiyenlerden neler çektiler aceba diyerekten muhabbet beni yeniden içine çekiyor. Sazı eline alan Yosi’nin “lezbiyenliğin kadınlara çok antipatik geldiğini” söylemesiyle kafalar biraz karışıyor tabii. Sonra öğreniyoruz ki Yosi hangi kız arkadaşına lezbiyenliği sorsa “aman iki kadın mı…! Çok mide bulandırıcı!” tepkisini alıyormuş; öte yandan J Bey eşiyle film izlerken iki erkeğin yakınlaşmasından rahatsız olurken (ama saygı duyuyordu onu unutmayalım) lezbiyenlere karşı öyle hissetmediklerini söylüyor. Hemen ardından Yosi’nin kadın vücudunun temiz ve estetik olması atağına karşılık J de geylerin kendilerine çok iyi baktıkları savıyla ikisinin de stereotipleştirme yarışını da bırakmadığını görüyoruz.

Videonun geri kalanındaki “Göt verme, Hiç kullanılmamış göt, ne ibne muhabbetiymiş, senden gey olur mu olmaz mı?” şeklinde devam edip salkım salkım homofobi ve cinsiyetçilikle bezenen muhabbetin seyri yine J Bey’in son “LGBT” atağıyla şenleniyor. Sonuna yeni eklenen “Q”nun queer/ kuir olduğunu öğrenen Bay J, bunu Yosi’ye “tam ne olmak istediğini anlamamış olanlar” şeklinde açıklıyor. Yosi de bunu kendi lügatınca “amaan ne gelse işte” şeklinde yorumlarken, yetmiyor Bay J “yapacam ama karasızım” ve “bir öyle bir böyle” tanımlarıyla deyim yerindeyse queer teoriye erik dalı oynatıyorlar.

Neticede ufak bir beyin nakline ihtiyaç duyarak ikinci bölümü de bitirebildim. Videolar boyunca Yosi Mizrahi ve Bay J’nin olayları ele alış biçimleri, hal ve tavırları, muhabbet tarzları ve kullandıkları dil göz önüne alındığında ‘genel ahlaklı genel izleyici kitlesi’ne fazlaca hitap etmiş ve oldukça eğlenceli gelmiş gibi görünüyor. Ama muhabbetin mecburi öznesi olmak zorunda kalan taraftan birisi olarak bu durumun eğlenceli olmaktan öte mide bulandırıcı olduğunu belirtmek istedim. Bizler Katyalar, Katyamsılar, ne olmak istediğini anlamış ama sizin mini beyinlerinize anlatamamış olanlar en kısa zamanda çenenizi kapatmanızı ve ağzınızdan işemeye son vermenizi dileriz.

Cinsiyetçiliğinizden ve fobikliğinizden ne çektik be abla!

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.