Medya

“Ne diyon lan sen değişik”

Cuma, 12 Ekim 2018

Homofobik ve transfobik söylemler, Eylül ayı sosyal medyasında “marjinal” dalgasından “yaşamasına izin veriliyor yetmiyor mu” kestirip atan nefretine kadar seyrediyor.

Sosyal medya ortamları ile internet yayıncılığında cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet ifadesi ile LGBTİ varoluşlara yönelik ayrımcı yaklaşım, homofobik ve transfobik söylem içeren haber ve gelişmelerde Eylül ayında, bizatihi “homofobi” araştırmalarının kendisinin homofobik söylemlere maruz kalması dikkat çekti.

1970’li yıllarda eşcinselliğin ruhsal hastalıklar listesinden çıkarılması, en son Dünya Sağlık Örgütü’nün de aynı kararı almasıyla, günümüzde cinsel yönelimi heteroseksüel olmayan kişilere yönelik ayrımcı tutum ve davranışları ifade eden “homofobi” sorgulamaları öne çıkmaya başladı.

Homofobi araştırmalarını derleyen BBC’nin Eylül ayında yayınladığı “Homofobiyi tedavi etmek mümkün mü?” dosyası sosyal medya ortamlarında ilgi gördü. BBC Türkçe Servisinin facebook paylaşımı takipçiler tarafından çok sayıda “beğeni”, “yorum” ve paylaşım alırken, üç ayrı twitter paylaşımı da toplamda yüzlerce “beğeni”, “retweet” ve “yorum”la karşılandı.

“Homofobik bilimsel adıdır. Halk arasında gizli eşcinsel diye bilinir. Belirtisi eşcinsel insanlara karşı gereksiz ve anlamsız öfkedir.” yorumu çok sayıda olumlu etkileşim alırken, “eşcinselleri sevmeyen ve de tiksinç bulan inasanlar”ın “gizli homo” diye itham edilmesinden “rahatsızlığını” paylaşan takipçi sayısı ve yorumları da aynı oranda dikkat çekiyor. Daha da “rahatsız” bir takipçi ise “eşcinsellerin eşcinsel olmayanları zorla eşcinsel yapmaya çalışmak gibi faşizan bi tavırları var” diye yakınıyor ve “eşcinsel olduğunu reddettikçe gizli eşcinsel durumuna düşürüyorlar adamı. sanki suç işliyomuş psikolojisisne sokuyorlar.” diye de ekliyor. “Totoş”lu, “götoş”lu geleneksel “yorum”lar da eksik kalmıyor.

“Homofobiklik büyüdüğün çevre ile doğru orantılıdır. Küçüklüğünden beri din normları ve erkekliğin yüceliği gibi saçmalıklarla büyüyen insanlar haliyle onların gözüyle “erkek’’ olmayan ve dinine karşı olan bir olgudan nefret ederler.” yorumu da olumlu ilgi görürken, söz konusu nefrete yetişen bir takipçinin “Ha ibneliğin nonoşluğun tedavisi yokmu tabiki de var hepsini dötünden tavana asacağsın bak nasıl derman buluyor.” homofobik nefreti de destek buluyor.

“Homofobik... Topların Heteroseksüellere karşı kullandıkları kelimedir... Ben homofobiksem... sende heterofobiksin!” yorumuyla BBC’nin facebook sayfasındaki tartışmalara “eğlence” katmayı deneyen bir takipçi, tartışmanın “şaka” kaldıracak hali olmadığına dikkat çeken bir “yorum” üzerine anında ciddileşiyor: “ben homolarin bu homofobik kelimesiyle heterolara fasizm uyguladiklarini biliyorum...ayriyeten bu gibi kisilerde kendi hareketlerinin cok normalmis gibi ve homoseksuelligin yayginlasmasi icin faaliyetlerde bulunduklarini musahade ettim...yani sizler ayriyeten homolugu yaymak gibi bir missionunuz var...homoluk kisilerin kendi secimidir...ama gelip ben homo degilim diye bana fasist damgasi vuramazsin...”  

“Anladığım kadarıyla ikisinin de tedavisi yok.” diyen bir başka takipçi ise iyice pekiştiriyor: “Eşcinsellerden hoşlanmayan ve bunu iğrenç bulan insanlara homofobik deyip veya başka adlar bulup kendinize yeni işler icad etmeyin. Size göre nasıl eşcinsellik normalse bana göre de iğrenç.”

“Homofobiyi tedavi etmek mümkün mü?” haberine düşülen yorumlardan biri tam da geleneksel yaklaşımı özetlerken, “İbneler lezbiyenler kendi özel hayatında kalırsa saygı gösteririm ama meydanlara sokaklara çıkarırsa benim gözümde şeytanlar pislikler” diyor ama işi söylemde bırakmayıp nefret suçunu açık etmekten geri durmuyor: “Benim elimde olsa bu dünyada hiç bir tanesini barındırmam??”

“Ben escinsele karşı degilim ama yaptikları migdemi bulandiriyor ben görmedikce sorun yok herkes kendi bacagindan asılırr.”

“Ben dışarda yürüyorsam benim çocuklarım bir ibnenin protestosunu görmek istemez anladın mı bunu! Yoksa birileri de meydana çıkar onları AV?”

“Şu konunun dünyadaki en mühim mesele gibi ısıtılıp ısıtılıp gündemi meşgul etmesi adamı homofobik eder yani.”

“Homofobiyi tedavi edebilir miyiz diye düşünmek yerine homoluga çare bulun gavatlar”

“Pislik eşcinseller iğrençle”

“Asıl ibneliğin tedavisini bulmak lazım şerefsiz bbc.”

Sadece eşcinseller değil, “Homofobiyi tedavi etmek mümkün mü?” haber dosyasını hazırlayan BBC Türkçe Servisi de nasibini alıyor takipçilerinden:

“Korku değil, tiksintidir onun adı! Tercih değil, sapıklıktır! Yaptığınız filmlerle, kitaplarla, etkinliklerinizle sapık dünyanızı islam ülkelerinde de normalleştirmeye çalışan sızma piçlersiniz editör köpeği!!!”

“Asıl ibneliğin tedavisini bulmak lazım şerefsiz bbc. Ne kadar ibne sever varsa toplanmış yine burda. Biraz özünüze dönün batılaşmayın kendinize gelin. İbneliğin toplumda yeri olamaz ve suç sayılması gerek.”

BBC’nin “Homofobiyi tedavi etmek mümkün mü?” haberini yayınlayan Cumhuriyet gazetesinin twitter paylaşımında da, “Homofobiyi değil, ibneleri tedavi edin.” söylemleri devam ediyor.

BBC Türkçe, haberini, “Homofobiyi "tedavi etmenin" mümkün olup olmadığını henüz bilmiyoruz. Ancak araştırmacılar homofobiyi anlamaya daha da yaklaştığımıza inanıyor.” diye bitirirken, haberi aktaran Cumhuriyet gazetesinin bir twitter takipçisi, “Homofobiyi tedavi etmek mümkün mü?” sorusunu cevaplıyor: “Hiçbir çocuk homofobik ya da ırkçı DOĞMAZ. Onlara zehri veren geri kalmış zihinler, toplumlardır. Zehirlemezsen tedavi de etmene gerek kalmaz. Travestilerle çılgınlar gibi sevişip (ki bu bizi ilgilendirmez) sonra "Oğlum eşcinsel olursa öldürürüm!" demeyeceksin amcacığım.”

“Ne diyon lan sen değişik”

Moda tasarımcısı Cemil İpekçi’nin Posta gazetesine verdiği söyleşi Eylül ayının en çok paylaşılanlarından oldu.

“Ağır bedeli nerede ödedim biliyor musun? 22 yıl çok büyük bir aşk yaşadım ama maalesef Türkiye’de el ele yemek yiyemedim. Sokakta gezemedim.” diyen Cemil İpekçi’ye yönelik homofobik söylemler kendini “aşağılama, alay etme, komik bulma, karikatürize etme ve ciddiye almama” yaklaşımlarıyla sergilendi.

“Ne diyon lan sen değişik” yorumlarıyla her kesimden küfrü saydıran seksist ve homofobik söylemler, nihayetinde “Böyle ibneleride adam yerine koyup paylaşıyorsunuzya” sitemiyle de “ciddiye almayan”, “erkek yerine koymayan” yorumları döşemeye devam ediyorlar.

Posta gazetesinin söyleşisini aktaran Sputnik Türkiye’nin Cemil İpekçi paylaşımı, yüzlerce “beğeni” ve “retweet” ile siyasi atışmadan sataşmaya, “Ağzını aç da bize de eğlence çıksın.”dan “Konuşmayan ibne olsun..” hattında seyrediyor.

Cemil İpekçi’nin Posta gazetesine verdiği söyleşi onca paylaşılırken Yeni Akit fırsatı kaçırır mı! “'Modacı' diye pazarlanan 'eşcinsel sapkın' olarak bilinen Cemil İpekçi, ahlaksız yayınlarıyla bilinen Posta gazetesine konuştu.” sunumu yapan Yeni Akit’in cinsiyetçi ve homofobik nefretine okurları yetişiyor aynı nakaratlara eşlik ediyorlar:

“Geberince atın çöpe gitsin Allah islah eylesin islah olmazsa kahrı perişan eylesin bu sapığı”

“Bütün insanlar o sapığın ne mal olduğunu biliyor. Neden gazeteye yazıp da reklamını yapıyorsunuz? O sapıklar için reklamın iyisi kötüsü yoktur kendilerinden söz edilsin de ister iyi, ister kötü onlar için fark etmez.”

“Yaşamasına izin veriliyor yetmiyor mu amk dönmesi”

Kocaeli’deki Gebze Kadın Cezaevi’nde tutulan bir trans kadın mahpusun mamoplasti (meme büyütme) ameliyatını Sağlık Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın karşılayacak olması haberlerinin gördüğü ilgi Eylül ayından başlayıp Ekim ayına kadar sarktı.

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nden (CİSST) Hilal Başak Demirbaş, kaosGL.org’a verdiği bilgide, uzun zamandır CİSST ve Kaos GL’den avukatlarla durumu takip ettiklerini belirtiyor: “2014 yılında hak mücadelesi vererek Türkiye hapishanelerinde ilk cinsiyet uyum operasyonunu gerçekleştiren diğer trans mahpuslara da umut olan trans bu mücadeleyi sürdürmüş ve emsal bir kararın verilmesini sağlamıştı.”

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı hazırladığı raporda söz konusu ameliyatın estetik amaçlı olmadığı, kişinin beden ve ruh sağlığı açısından bir gereklilik olduğu belirtildiği halde, HaberTürk okurları “rezalet” ve “ne günlere kaldık” yorumları ile karşıladı. Bir diğer HaberTürk takipçisi ise “Sağlık Bakanlığı önce kanser hastalarının kemoterapisi için gerekli olan;akıllı ilâçları karşılasın da sonra translara meme yapsın!!” tepkisi ile sağlık hakkına erişimde hiyerarşiyi tercih ettiğini gösterdi.

Gelişmeyi kaosGL.org’dan aktaran odatv takipçilerinin yorumlarından birinde, “acaba memeler kamuya açılacak mı sonuçta devlet malı. bu krizde o memelerin özelleştirilme ihtimali de olabilir” şeklindeki cinsiyetçi söylem dikkat çekiyor.

HaberTürk’ün “Trans kadının göğüs büyütme ameliyatını devlet karşılayacak” haberini aktaran T24 ve Cumhuriyet sosyal medya takipçilerinin cinsiyetçi ve transfobik söylemleri, habere ve rapora bakmadan daha başlıktan hareketle alay, dalga, komikleştirme, karikatürize etme hattında seyrediyor. Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporunu “Heyet baya marjinalmiş” komikliğiyle karşılayandan, “yaşamasına izin veriliyor yetmiyor mu amk dönmesi” diye kestirip atan ve dalga geçmekle yetinmeyenine kadar.

Öte yandan, Kadın Meclisleri adlı hesabın attığı “Mahkum bir trans kadının meme büyütme ameliyatı ilk kez devlet tarafından karşılanıyor. Bu karar emsal olmalıdır. Trans kadınlar tüm haklarını kazanacak!” tweeti yüzlerce “beğeni” aldı ve çok sayıda takipçi tarafından “retweet” edildi.

Kaos GL’den aylık nefret söylemi takibi

Kaos GL, sosyal medya ortamları ile internet yayıncılığında cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet ifadesi ile LGBTİ varoluşlara yönelik ayrımcı yaklaşım, homofobik ve transfobik söylem içeren haber ve gelişmeleri takibe alıyor.

Böylece Kaos GL, internet yayıncılığında dikkat çeken, sosyal medya ortamlarında öne çıkan Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks (LGBTİ) odaklı homofobik ve transfobik nefret söylemi üreten ve yayan haberler ile mesajların aylık takibini ve irdelemesel kaydını tutuyor olacak.

Ayrımcı, ırkçı, homofobik, transfobik unsurlar taşıyan ifadelere nefret söylemi denilmektedir. Bir gruba ya da o gruba üyeliği nedeniyle bir kişiye yönelik düşmanlıktan kaynaklanan ve o gruba yönelik düşmanlığı gösteren veya cesaretlendiren ifade biçimleridir. Nefret söylemi, nefret suçuna teşvik ya da eşlik edebileceği için, bu iki kavram birbiriyle bağlantılıdır.

Nefret söylemi, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tavsiye kararında, “nefret biçimlerini yayan, teşvik eden, savunan ya da haklı gösteren her tür ifade biçimi” olarak tanımlanıyor.

Sosyal Psikolog, Porf. Dr. Melek Göregenli, nefret söyleminin kurulmasında ve yaygınlaştırılmasında en etkili araçlardan birinin medya olduğuna dikkat çekiyor:

“Medya, dünyada ve ülkemizde nefret suçlarına yol açan ayrımcılığı oluşturan ve besleyen kalıpyargıların, önyargıların kısaca nefret söyleminin kurulmasında ve yaygınlaştırılmasında en etkili aracılardan biridir. Medyanın nefret suçları kapsamında ele alınabilecek eylemleri haberleştirme, kullanılan dil ve mağdurları ya da olayı sunma şekli, eylemi meşrulaştırmaya ve suçun altında yatan ayrımcılığı gizlemeye yol açabilir; sıklıkla böyle olmaktadır. Örneğin, Türkiye’de bütünüyle nefret suçları kapsamında görülmesi gereken eşcinsellere, travesti ve transseksüellere yönelik saldırılar, genellikle mağdurların yarattığı tahrik sonucunda oluşan eylemler gibi sunulmaktadır. Açık bir saldırı ve çoğunlukla cinayete varan ya da bizim ülkemizde ancak ölümle sonuçlandığında ‘haber’ değeri taşıyabilen suçlar, mağdurların çıkardıkları ‘olaylar’ sonucunda gerçekleşmiş, ‘doğal’ sonuçlar olarak ele alınmaktadır. Genellikle mağdurlar, faillerin ‘hassasiyetlerine’ dokunur ve cezalarını bulurlar; oysa failin hassasiyetinin tek kaynağı ayrımcılık ideolojileridir. Bu yaklaşım, sadece şiddeti meşrulaştırmakla kalmaz, aynı zamanda kendini ifade etme ve gerçekleştirme hakkının, bir toplumda kimlere ait bir ayrıcalık olduğunu da tarif eder; bu doğrudan herkesin sadece insan olmak bakımından eşit olduğu ön kabulüne dayanan çoğunu bizim de kabul ettiğimiz evrensel hukuk normlarının çiğnenmesi anlamına gelir.”

Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks (LGBTİ) terimleri ile tanımlarını, LGBTİ’lere yönelik ayrımcılık ideolojileri ve anlamlarını, insan hakları ve ayrımcılıkla ilgili terimler ve tanımlarını ve daha fazlasını, Kaos GL Derneğince yayınlanmış “LGBTİ Hakkında Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları” kitapçığında bulabilirsiniz.

Not: Bu dizide, internet ortamı ile sosyal medyadan yapılan alıntıların yazım hatalarına dokunulmuyor; olduğu gibi alınıyor.

İlgili bağlantılar

AĞUSTOS - bitmedi daha sürüyor o kavga: “cinsiyet kabul etmeyen, herhangi bir cinsiyeti olduğunu söylemeyen…”

TEMMUZ - İşten atma gerekçesi: Eşcinsel ilişki…

HAZİRAN - Özgürlük ve eşitlik olmadan 3’ün 1’i yetmez!

MAYIS - “Hâlâ milletin kaşıyla gözüyle uğraşıyorlar!”

NİSAN - “Cinsel haklar ahlaksızlığı teşvik etmez; heteroseksist ahlaka karşıdır”

MART - “İnsanların cinsiyet seçimi kimseyi ilgilendirmez!”

ŞUBAT - Sağlık, Anayasal haktır!

OCAK - “Kahrol düşman al sana bomba ayol”