İnsan Hakları / Kent Hakkı

Yerel Yönetim Okulu başladı: Günlük hayat ve yaşadığımız yer

Cumartesi, 13 Ekim 2018

Kaos GL’nin Aktivizm Okulu’nun ikincisi “Yerel Yönetimler” temasıyla başladı. Nazik Işık, yerel yönetimlerin neden önemli olduğunu anlattı.

Kaos GL’nin, LGBTİ Örgütlerin ve Aktivistlerin Kapasitesini Güçlendirme Programı kapsamında düzenlediği Yerel Yönetim Okulu İzmir’de başladı.

Üç gün boyunca yerel yönetimlerde cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılığa karşı mücadele yöntemlerinin tartışılacağı okul Karabağlar Kent Konseyi Başkanı ve Kaos GL üyesi Nazik Işık’ın sunumuyla başladı.

Ankara, Antalya, Bursa, Çanakkale, İstanbul, İzmir, Manisa ve Mersin'den LGBTİ+ hak savunucuları Nazik Işık ile birlikte “Yerel yönetimler neden önemli” sorusuna yanıt aradı.

Gündelik hayat ve tekrarlardan oluşan pratik yığın

Işık sunumuna, gündelik hayat deneyimlerinin önemini hatırlatarak başladı. “Yaptığımız her şeyi tekrarlayarak yapıyoruz. Bu tekrarlardan oluşan bir pratik yığınımız var. Bu yığının da bir politik anlamı var. Bu politik anlamı pratik hale getiren ve günlük hayata geri veren, bizim pratiğimizi bize döndüren ve bizi de kalıplayan yer en kaba haliyle yerel yönetimler” dedi.

Yerel yönetimin günlük yaşamımızla ilgili meselelerden dolayı önemli olduğunu belirten Işık yaşadığımız yerde hizmet sunan yerel yönetimleri şöyle sıraladı:

“Azalmakla birlikte muhtarlıklar; artık var olmayan belde belediyeleri ve onların bağlandığı ilçe ve büyükşehir belediyeleri; il genel meclisleri ve özel idareler ve son olarak merkezi devletin yerel uzantıları.”

Belediyeler katılımcı yapılar mı?

Merkezileşmenin her düzeyde insan uzaklaşan bir yönetim anlayışı kurduğunu vurgulayan Işık, belediyelerin de klasik bir başkanlık rejimi olduğunu ve katılımcılık açısından elverişsiz yapılar olduğunu söyledi. Bunu değiştiren bazı özel çabalar olduğunu ancak bütünüyle bakıldığında yerel yönetimlerin herkesi temsil eden yapılar haline geldiğinin söylenemeyeceğini hatırlattı.

Işık, büyükşehir ve ilçe belediyelerinin her ikisinin de kentin değerlenmesi ve bu artan değerin yani rantın dağıtımında yer aldığını söyledi.

Yerel yönetimlerin görevleri ve sınırları

Işık; yerel yönetimlere eşitlik açısından çerçeve çizen Avrupa Kentsel Şartı’na göre yerel yönetimlerin görevlerini şöyle sıraladı:

“Güvenli, her türlü kirlilikten uzak, temiz, sağlıklı bir kentsel çevrede yaşamamız

“Sağlık, eğitim, sosyo kültürel etkinliklerden yararlanmamız

“Ulaşım ve dolaşma hakkımızı kullanabilmemiz

“Yaşadığımız yere dair kararlara katılmamız ve alınan kararları denetleyebilmemiz

“İnsan onuruna yaraşır konutlarda yaşayabilmemiz.”

Şart’ın ekinde yer alan Kentli Hakları Bildirgesi’nde bu görevlerin nasıl yapılacağının açıldığını hatırlatan Işık, yerel yönetimlerde yapılabileceklerin sınırlarını yasal düzenlemeler, seçilmiş ve atanmışların anlayışları, ekonomik güç ve uygulama, denetim ve yaptırım mekanizmaları ile halkın ve sivil toplumun duyarlılığı ve ilgisinin belirlediğine dikkat çekti.

“Mevzuatın kendisi hayatı değiştirmeye yetmez”

Işık, mevzuatın kendisinin hayatı değiştirmeye yetmeyeceğini söyleyerek şöyle devam etti:

“Ancak mevzuata konulan kötü bir madde işleri çok fazla zorlaştırabilir. Örneğin son yasal düzenlemeler ile belediyeler üzerindeki Valilik ve Kaymakamlık vesayeti merkezi idarenin etkisini arttırdı. İlçe belediyelerinin yetkileri, görevleri ve imkanları azaldı. Merkezin uzantısı olan yapılar yerel yönetimlere ciddi şekilde el koymaya başladı.”

Belediyecilikte en önemli olanın ihtiyaçlardan hareket edilmesi olduğunu söyleyen Işık, karar alma mekanizmaları ve temsile değindi.

Yerel Yönetim temalı Aktivizm Okulu yerel yönetimlerde LGBTİ haklarına ilişkin oturumlarla devam ediyor.

İlgili haberler:

Kaos GL Aktivizm Okulu 2: Yerel Yönetimler