Yaşam / Dünyadan

“Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da sadece kurban değiliz!”

Pazartesi, 5 Kasım 2018

Outright’ın raporuna göre Ürdün, Lübnan, Fas ve Tunus’ta aktivizm ayrımcılık, şiddet ve tutuklanma riskine rağmen devam ediyor. İşbirlikleri ve alternatif yollar öne çıkıyor.

ABD merkezli uluslararası insan hakları örgütü OutRight Action International, “Aktivizm ve Toparlanma: Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesi'nde Arapça konuşan ülkelerdeki LGBTQ* İlerlemesi” adlı raporunu yayımladı.

Rapor, Özgürlük ve Eşitlik için Arap Vakfı (Arab Foundation for Freedoms and Equality) ile ortak bir araştırmanın sonuçlarını içeriyor. Bölgedeki aktivizmin LGBTQ meselelerinde nasıl bir ilerleme sağladığını ve zorlukların, hareketin toparlanması ile nasıl çözüldüğünü açıklıyor.

Feministlerle işbirliği, sanat ve medya

Rapor; Ürdün, Lübnan, Fas ve Tunus'taki ülkelerin durumlarını inceliyor. Yasal ve sosyal bağlamların dört ülke arasında farklılık göstermesine karşın; aktivistlerin, zorluklara karşılık vermek için kullandıkları stratejilerde aşağıdakileri içeren ortak noktalar olduğunu ortaya koyuyor:

*Özellikle feminist ve kadın hakları örgütleriyle işbirlikleri oluşturmak. Bu işbirlikleri LGBTQ aktivistlerine daha fazla görünürlük ve güvenlik sağladı.

*Sanat ve medya, diğer koşullarda LGBTQ kişilere veya sorunlarına denk gelmeyecek olan daha geniş kitlelere ulaşmak ve bu kişilere bağlanmak için bir araç olarak kullanıldı.

*Yargılanan LGBTQ kişilerin yasal temsile erişimini sağlamak için avukatlarla yakın çalışma sağlandı.

“Sadece kurban değil”

Jessica Stern, OutRight Action International Yetkili Direktörü, rapor hakkında yorumlarda bulundu:

“Rapor, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki LGBTQ’ların deneyimlerinin birbirleriyle aynı olmadığını ortaya koyuyor. LGBTQ’lar çoğunlukla sadece kurban olarak resmediliyor ancak bu durum kesinlikle böyle değil. Hareketin aktivizmi ve toparlanması, tanınması ve üzerine inşa edilmesi gereken ilerlemeye yol açmış durumda. Bölgeden gelen LGBTQ'ların insan haklarını geliştireceğimiz ve bunları öğrenip kullanabileceğimiz birçok strateji mevcut durumda.”

Yasalara göre suç; ayrımcılık ve şiddet sarmalı sürüyor

Karşılıklı rızaya dayalı aynı cinsiyete sahip kişilerin arasındaki cinsel ilişkiler, Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki Arapça konuşan devletlerin çoğunda hâlâ yasalarda suç olarak yer alıyor. Tutuklanma riskine ek olarak, LGBTQ insanlar sürekli olarak hem kamu hem de özel alanlarda şiddete ve ayrımcılığa maruz kalıyor.

Raporda, mevcut medya ve bölgedeki LGBTQ'lara yönelik insan hakları ihlalleri hakkındaki raporların alanda faaliyet gösteren LGBTQ'lar için karmaşık gerçekleri yakalayamadığı vurgulanıyor. Bu da toparlanma, aktivizm ve yasal ve sosyal ilerlemeyle şekilleniyor.

Buna ek olarak, LGBTQ'ların deneyimleri, Birleşmiş Milletler de dahil olmak üzere uluslararası platformda bu konuları gündeme getirmek için seçilmiş devletler tarafından yanlış temsil edilmeye devam ediyor. Açıklamalar çoğu zaman kültürel ve dini değerlere dayanan tartışmalı düşüncelere dayanıyor. Bununla birlikte, bu hükümetler bölgedeki herkes adına konuşmuyorlar. Bazı hükümetler de artan ilerlemeleri destekliyorlar.

“Sadece yasal reformu savunmak yetersiz”

Suraj Girijashanker, baş araştırmacı ve raporun yazarı, şunları aktarıyor:

 “Her dört ülkeden aktivistler, yerel hareketlerin tarihsel olarak kendi haklarını nasıl kazanamadıklarını ifade ettiler. Bulgularımız, yerel örgütlerin ve aktivistlerin LGBTQ'lar için yaratıcı stratejilerin kullanımı yoluyla zorlu koşullarda ilerleme sağladıklarını göstermekte. Uluslararası ve bölgesel örgütler yerel aktivistlerin uzmanlığını ön plana koymalı ve ilerlemeyi desteklemenin en iyi yolları hakkında onlara danışmalı.”

Rapor, bölgedeki LGBTQ haklarının; yerel LGBTQ örgütleri, koalisyon oluşturma, feminist örgütlenme ve sanatsal üretim ile ön plana çıkan çok yönlü bir yaklaşımla desteklenebileceğine dair kanıtlar sunmakta. İlerleme sürecinin sadece yasal mevzuata dayalı olarak ölçülemeyeceğini vurgulayan rapor, bundan dolayı da sadece yasal reformu savunmanın yetersiz olduğunu savunuyor.

*Outright’ın raporunda LGBTİ (lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks) kısaltması yerine LGBTQ (lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve queer) kısaltması kullanıldığı için çeviri metinde de bunu koruduk.