Kültür Sanat

Küründen Kabare, 20 Kasım’da Ankara’da!

Pazartesi, 5 Kasım 2018
Haber: Kaos GL

Seyhan Arman’ın yazdığı ve oynadığı “Küründen Kabare” 20 Kasım’da Çankaya’da sahne alıyor.

Seyhan Arman’ın yazdığı ve oynadığı; Melisa İclal Yamanarda’nın yönettiği “Küründen Kabare” 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında 20 Kasım’da Çankaya Belediyesi (Ankara) ev sahipliğinde seyirci ile buluşacak. 19:30'da Yılmaz Güney Sahnesi'nde başlayacak olan ücretsiz etkinliğin yer fişlerini, 12 Kasım Pazartesi gününden itibaren Yılmaz Güney Sahnesinden edinebilirsiniz.

Küründen Kabare, bir ilk

Seyhan Arman KaosGL.org’a geçen yıl verdiği demeçte oyunu henüz izlememiş seyirciye “Küründen Kabare’yi kaçırmayın” demişti. Arman demecinde, oyunun özel cast bir iş ve bugüne dek sahnelenen trans hikâyelerinden çok farklı olduğunu vurgulamıştı. Arman “Küründen Kabare’nin bakış açısı bir ilk” diyor ve herkesi Küründen Kabare’ye davet ediyor.

Oyun hakkında

Küçük yaşlarda, okulda aslında başarılı da bir öğrenciyken kendisindeki farklılığı ağabeyi, babası ve çevresindekiler fark edip psikolojik ve fiziksel şiddet uygulamaya başlayınca çaresiz ailesinin yanından Ankara’ya, ordan da İstanbul’a kaçan Serpil, şimdi 30’lu yaşlarında… “Yirmi bin dolara mal ettiği kadınlığıyla” bir trans bireydir.

Bir yandan, sonunda bulduğu “en iyi seçenek”le telefonda devre mülk tatil satmaya, bunu yapabilmek için her telefonla müşterisinin, patronunun kısacası “diğerleri”nin beklentisini karşılamaya çalışırken, bir yandan da alay edilen çocukluğundan, yıllardır görmediği ailesine, seks işçiliği, radyo DJ’liği yaptığı zamanlardan, ilk uzun ilişki serüvenine, Sarı Sinan’ın adamlarından canını kurtarmak için kendine Diyarbakırlı Deli Serpil lakabını yapıştırıvermesinden, ilk “çark”a çıkma deneyimine, bu toplumda bir transseksüel olarak yaşamanın hikâyesini içerden bir bakışla seyirciyle paylaşır.

Serpil, herkes ya da herhangi biri gibi şu sıralar gerçekten bir call center’da çalışmakta mıdır yoksa alışık olunduğu üzere çoktan bir trans cinayetine kurban mı gitmiştir? Muammadır. Herkesin her gün daha fazla para kazanmak ya da işten kovulmamak, birine kendini beğendirmek ya da onaylanmak, iyi geçinmek, aman başını belaya sokmamak için şekilden şekle girdiği bir dünyada Serpil “kendi gibi olmak”tan başka bir “tercih” yapmamıştır... Geriye kalan ya da yaşamaya zorlandığı hayatsa, herkes gibi, onun için de; içinde toplumsal ahlaktan ezberlenmiş ön yargılara, ekonomik zorluklardan, aile hayatına pek çok denklemi barındıran maruz bırakılmış bir zorluklar ve zorunluluklar silsilesidir aslında.