Kadın

Kadına yönelik erkek şiddeti yeni devlet politikalarının neresinde?

Perşembe, 8 Kasım 2018

21. Sığınaklar ve Kadın Da(ya)nışma Merkezleri Ana Kurultayı, 3 - 5 Kasım tarihlerinde Bodrum’da gerçekleşti.

21. Sığınaklar ve Kadın Da(ya)nışma Merkezleri Ana Kurultayı, 3 - 5 Kasım’da Bodrum’da gerçekleşti. Kurultayın bu yılki başlığı “Kadına Yönelik Erkek Şiddeti Yeni Devlet Politikalarının Neresinde?” idi.

Kurultay 3 Kasım’da Bodrum Kadın Dayanışma Derneği’nin açılış konuşması ile başladı ve kadına yönelik erkek şiddetiyle mücadelede değişen devlet politikalarının tartışıldığı ilk oturum ile devam etti.

“Feminist duruş bir yaşam da yaratır”

Bodrum Kadın Dayanışma Derneği’nden Figan Erozan, yaptığı açılış konuşmasında Olympe de Gouges’un ‘Kadının ve Kadın Yurttaşın Haklar Bildirgesi’nden, Türkiye’deki kadın hareketinin mücadelesine bir izlek sundu. Kadınların nasıl yaşayacağının tartışma konusu olmadığını, olamayacağını vurgulayan Erozan, feminist duruşun bir yaşam yarattığını ifade etti.

Birinci oturum Feride Eralp’ın “Diyanet Protokolleri ve Ailenin Mutlak Bütünlüğü” başlıklı konuşması ile başladı. Eralp, mevcut siyasi rejimde “sosyal politikanın yerine sosyal yardım rejiminin inşa edilmeye çalışıldığını ve kadın sığınakları için son derece az bir bütçe ayrıldığını” aktardı.  Ev içi bakım ücretinin kadının ev dışındaki varoluşunu daha da ketlediğini söyleyen Eralp, çeyiz hesabı, doğum yardımı, büyükanne projesi, evde bakım politikası gibi mekanizmaların, kadının bakıcı rolünün devlet eliyle sabitlenmesine neden olduğunu ifade etti. Kadın yoksulluğunun tartışılmadığını ve kadının aile dışında sosyal politika anlamında görünmezleştirildiğini de ekleyen Eralp, sığınak, kreş, şiddet hattı gibi mekanizmaların Diyanet hizmetleri altına girmesinin yarattığı sorunlardan bahsetti. Eralp, sosyal politikada neoliberalleşme ile de mücadele etmenin zorunlu olduğunu ekleyerek konuşmasını bitirdi.

Birinci oturum Avukat Hülya Gülbahar’ın “Boşanma Komisyonu Raporu Zemininde 6284 ve Nafaka Hakkı” başlıklı sunumu ile devam etti. Gülbahar, mevcut ekonomik kriz koşullarında yeni kreşlerin açılmadığını ve var olan kreşlere ödenek ayrılmadığını belirterek, kreş hakkının önemini vurguladı. Nafaka hakkı özelinde kadınların sosyal yardım ve sosyal haklarının yoğun bir saldırı altında olduğunu belirten Gülbahar, İstanbul Sözleşmesi ile kadınların kolayca ulaşabileceği sığınaklar, 7-24 danışma hattı, cinsel şiddet kriz merkezleri açılmasının gerektiğini ancak bu şartların karşılanmadığını ifade etti.

“Sınırlılıklar içerisinde hâlâ  ışık olan şeyler var”

“Kadına Yönelik Erkek Şiddeti ile Mücadelede Alanlarının Daraltılması ve Mücadele” başlıklı günün ikinci oturumu Rojbin Sevil Çetin’in “Kadına Yönelik Erkek Şiddet Alanında Çalışan Kadın Örgütlerinin Kapatılmasının Ardından Kurulan Dayanışma Ağları” isimli sunumu ile başladı. Çetin, dernek, sığınak ve dayanışma merkezlerinin kapatılmadan önce yaptığı çalışmalarının ev içine sıkıştırılan kadınların toplumsallaşmasını da sağladığını ifade etti ve kadın kurumsallığı ve örgütlülüğüne karşı bir tutum söz konusu olduğunu belirtti. Çetin, kadın iradesinin toplumsal değişimi de beraberinde getireceğinden, yürütülen çalışmaların bir direniş mücadelesi de olduğunu ekleyerek konuşmasını sonlandırdı.

Bir sonraki oturumda Bağlar Belediyesi Sığınak Deneyimi’ni aktaran Ruken Taşdemir, KHK’lar ile belediye kreşlerinin kapatıldığını ve mevcut sığınakların kadın ve feminist bakışa sahip olmayan kimselerle doldurulduğunu ifade etti. Personel eksikliklerinden dolayı danışmanlık merkezlerinin kapatılmak zorunda kaldığını da söyleyen Taşdemir, bütün olumsuzluklara rağmen her gelen baskıya direnmeye çalıştıklarını, sınırlılıklar içerisinde hâlâ  ışık olan şeyler de olduğunu ve mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.

Çankaya Belediyesi’nden Aysun Töngür ise katılımcılarla Çankaya Belediyesi Kadın Danışma Merkezi deneyimlerini paylaştı. Merkezde hem kadın hem de LGBTİ’lere danışmanlık verdiklerini söyleyen Töngür, Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü’nün kurulması ile 2 yıldır önemli adımlar atabildiklerini, Çankaya Evleri’nde kadının insan hakları ve toplumsal cinsiyet eğitimleri verdiklerini vurguladı. Bunun yanı sıra sivil toplum kurumu (STK) izleme grubu oluşturduklarını, bu sayede Çankaya Belediyesi çalışmalarına yönelik hesap sorulabilirliğin STK eliyle gerçekleştirildiğini paylaştı. Töngür, ayrıca Belediye sığınağında göçmen ve mülteci kadınlara da destek verdiklerini belirterek göçmen ve mülteci kadınların sığınak desteğine olan ihtiyaçlarına dikkat çekti.

Bodrum Kadın Derneği’nden Evrim İnan, “Bodrum’da Erkek Şiddetiyle Mücadele Deneyimi ve Politikaları Etkilemeye Yönelik Çalışmalar” başlıklı sunumuyla Bodrum yerelinde yürüttükleri çalışmaları paylaştı. Bodrum’da sığınak açılması için 2018 yılı içerisinde gerçekleştirdikleri eylem ve imza kampanyası ile çok sayıda destekçiye ulaştıklarını belirten İnan, Bodrum Belediyesi’nin bu sayede çok kısa bir süre içinde sığınağın inşaatına başladığını aktardı.

Cinsel Şiddet ve İstismar başlıklı günün üçüncü ve son oturumu, Deniz Bayram’ın “Cinsel Suçlarla İlgili Yeni Yasal Düzenlemeler: Ne Öneriliyor, Aslında Neler Oluyor?” başlıklı sunumuyla başladı. Seda Akço’nun “İhmal ile Mücadele Etmeden İstismarı Önleyemeyiz” sunumuyla son bulan oturumda Akço, çocuk ihmali ve istismarında önleme fonksiyonunun öneminden bahsetti. Akço aynı zamanda “şiddetin duygusaldan fiziksele doğru evrildikçe tanık olunan şiddete müdahale etme oranının arttığını ancak yine de bildirim oranının az olduğunu belirtti.

Kurultay atölyelerle sürdü

Kurultayın ikinci gününde “Erkek Şiddeti ile Mücadelede Son Bir Yılda Biriktirdiklerimiz”; “Da(ya)nışma Merkezleri: Farklı Deneyimler ve İletişim”; “İkincil Travma ve Kendini Koruma/Baş Etme Yöntemleri”; “Sığınak/Da(ya)nışma Merkezi Çalışmasında Başvuru Alma Yöntemleri”; “Kadına Yönelik Erkek Şiddetiyle Mücadelede Ulusal ve Uluslararası Hukuk Mekanizmaları”; “Kadınları Güçlendirici Bir Sığınak Modeli Nasıl Olmalı” ve “Yerel Seçimler Yaklaşırken Yerel Yönetimlerde Kadına Yönelik Erkek Şiddetiyle Mücadele” isimli atölye çalışmaları yürütüldü. Atölyelerde, Türkiye'nin farklı yerlerinden kadınlar şiddetle mücadele deneyimlerini paylaştılar.

Üçüncü ve son gününde ise atölye sonuç bildirileri paylaşıldı ve kurultay sonuç bildirgesi oluşturuldu.