İnsan Hakları / Çalışma Hayatı

LGBTİ+ hakları için sendikal mücadele ısrarından vazgeçilmeyecek!

Cuma, 9 Kasım 2018
Haber: Kaos GL

Kaos GL Sendikal Çalışmalar Grubu ve Eğitim-Sen LGBTİ+ Komisyonları İstanbul’da toplandı.

Kaos GL Sendikal Çalışmalar Grubu ve Eğitim-Sen LGBTİ+ Komisyonları İstanbul’da toplandı.

Eğitim-Sen İstanbul 2 No’lu Şube’de, geçtiğimiz hafta sonu (3-4 Kasım) gerçekleşen buluşmada OHAL, KHK’ların ardından yasaklar ve soruşturmalarla seyreden mevcut koşullarda sendikal çalışmalar ve LGBTİ+ politikaların durumu ele alındı.

Ankara, İstanbul, İzmir ve Lefkoşa’dan temsilcilerin buluşmasında, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs deneyimleri anlatıldı.

OHAL ve KHK koşullarında sendikacıların yaşadıkları ağırlaşırken, sürecin soruşturmalar ve savunmalarla geçtiği paylaşıldı. Kıbrıs’ın kuzeyinde ise Türkiye Cumhuriyeti’nden yansıyan politikaların sonucu gelişen süreçte toplumsal cinsiyet eşitliği ve LGBTİ+ haklarının sendikal çalışmaların ana gündeminde eski ilgiyi görmediği kaydedildi.

Çalışma hayatında LGBTİ+ çalışanların görünürlük kaygıları yeniden ortaya çıkarken, bu durumun sadece günlük hayattaki mücadele ve çalışmaları etkilemekle kalmayıp, içe kapanmayı da beraberinde getirdiğine dikkat çekildi. Söz konusu kaygıların Kaos GL Sendika Çalışma Grubu’nun yürüttüğü özel sektör ve kamu çalışanları araştırmalarına katılıma da yansıdığı paylaşıldı.

LGBTİ+ haklarının takibinin sendikal mücadeleye dâhil edilmesi ısrarından vazgeçilmeyeceğinde ortaklaşılırken, Eğitim Sen’in ekim ayında yaptığı açıklamada, LGBTİ+ öğrencilerin yok sayılmasına, LGBTİ+ sorunlarını tartışmak için birçok çalışma, seminer ve panelin ‘dini değerlerin zarar göreceği’ gerekçesiyle iptal edilmesine vurgu yapılmasının öneminin altı çizildi.

Kaos GL Sendikal Çalışmalar Grubu ve Eğitim-Sen LGBTİ+ Komisyonları, baskı ve yasaklara rağmen, çalışama hayatında toplumsal cinsiyet eşitliği ve LGBTİ+ hakları için ortaklaşa çalışmaya ve mücadeleye devam edeceklerini kayda geçirdiler.

LGBTİ+ hareketin mücadele alanlarından biri olarak sendikalarla ilişkilenme, sendikaları güçlendirme ve dönüştürme çalışmalarına vurgu yaptılar.

Sendikaların LGBTİ+ Komisyonlarının hem yeni gelenlere yönelik hem sendikaların farklı birimlerine dönük bilgilendirme, geliştirme, güçlendirme eğitimleri ve açık derslerin olanakları aranacak.

Bağlantıda olunan uluslararası sendikaların LGBTİ+ çalışmaları ve raporlarının takibi yapılacak.

Çalışma hayatında cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığı meselesinin seyri…

Kaos GL Sendikal Çalışmalar Grubunun takip ettiği “çalışma hayatında cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığı” konusunun seyrini satır başlarıyla şöyle özetlemek mümkün:

Çalışma hayatında cinsel yönelim ayrımcılığı, Avrupa Birliği Komisyonu'nun 27.11.2000 tarih ve 2000/78/EC sayılı İstihdam Eşitlik Direktifi ile yasaklanmıştır. Avrupa Birliği Komisyonu'nun İstihdam Eşitlik Direktifi, cinsel yönelim ayrımcılığını komisyon düzeyinde yasaklayan tek karar olduğundan, Türkiye'nin uymakla yükümlü olduğu yegâne komisyon kararıdır. Komisyon kararları üye ve aday ülkeler açısından bağlayıcıdır. Direktif doğrultusunda İş Kanunu'nun ayrımcılığı yasaklayan 5. maddesine cinsel yönelim ayrımcılığı yasağının da eklenmesi ve bu şekilde iş yaşamındaki cinsel yönelim ayrımcılığının tümüyle yasaklanması gerekmektedir.

Türkiye Anayasası yalnızca “cinsiyet” yani kadın-erkek ayrımcılığını düzenliyor. Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığını yasaklamıyor. Cinsiyet düzenlemesi de transları yani cinsiyet kimliğini kapsamıyor. Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) ek, ayrımcılığı yasaklayan 12. No’lu Protokol’ü imzaladığı halde onaylamıyor.

Eşitliği sağlayan ve ayrımcılığı engelleyen Anayasa’nın 10. Maddesi, İş Kanunu'nun 5. Maddesi, Türk Ceza Kanunu'nun 122. Maddesi, Anayasa’nın hak ve özgürlükler maddelerinin özneleri “herkes” ve “kimse” olarak geçer. Ama söz konusu “herkes” Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliğini kapsamaz. Suç olmadığı halde LGBTİ’ler ayrımcılığa maruz kalıyor; çalışma hayatında cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığı devam ediyor.

LGBTİ+ hakları Türkiye’nin AB’ye girebilmesi için önüne konan kısa ve orta vadeli hedefleri gösteren Katılım Ortaklığı Belgesi ile gündeme geliyor; Başbakan Bülent Ecevit’in 2001’de kabul ettiği programı AKP Hükümeti devralıyor.

Türkiye’nin ilk ödevi çalışma hayatında cinsel yönelim ayrımcılığını ortadan kaldırmak!

“İşgücü ve sosyal konular” başlığı altında “cinsel yönelim” temelli ayrımcılığın 2004’e kadar kaldırılması beklenirken; Türkiye en azından çalışma hayatında cinsel yönelim temelli ayrımcılığı yasaklayan bu kriteri gündemine bile almıyor.

Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) AB müktesebatına uygun değiştirilmesi süreci başlıyor. Adalet Alt Komisyonu, “ayrımcılık” ana maddesine “cinsel yönelim” eklenmesinde ortaklaşıyor ama TBMM öncesi aşamada AKP Hükümeti Cemil Çiçek ile itiraz edip çıkarttırıyor.

Başbakan Erdoğan, 2014’te, “Demokratikleşme Paketi” ve TCK’da “nefret” saikli değişikliği açıklıyor. TCK’nın ayrımcılığı düzenleyen 122. Maddesi “Nefret ve Ayrımcılık” adını alıyor ama Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği’ne gene yer verilmiyor.

T.C. Anayasası, Türk Ceza Kanunu, Medeni Kanun, Kabahatler Kanunu gibi kanunlar ile çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında uygulanan yönetmeliklere dâhil olan “genel ahlak”, “kamu ahlakı”, “müstehcenlik”, “iffetsizlik” ve “yüz kızartıcı suçlar” gibi muğlâk ifadeleri mevzuatta varlığını koruyor ve LGBTİ’lerin aleyhine yorumlanmaya devam ediliyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)çalışma hayatında LGBT’lere yönelik ayrımcılığın yasaklanması için kanun teklifinde bulunduğu halde 15 yıldır bu alanda beklenen değişikliğe gidilmedi.

Türkiye, kurucu olduğu Avrupa Konseyi'nin, 2010 yılında yayınladığı Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği Ayrımcılığıyla Mücadele bakanlar Kurulu Tavsiye Kararına tam uyum için gereken tüm yasal ve politik adımları derhal yerine getirmeli.

Hükümet çalışma hayatında cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığını düzenlemeli. İş duyurularında, işe alınmada,  ilişkisinin devamında ve işe son verme süreçlerinde LGBTİ çalışanlara yönelik ayrımcılığı yasaklayan düzenlemeler yapılmalı. İş Kanunu’nda “cinsiyet” eşitliğinin ardından “cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği” de kayda geçirilerek LGBTİ çalışanlar güvence altına alınmalı.

BM Genel Kurulu’nun, 18 Aralık 2008 tarihli, cinsel yönelimi ve cinsiyet kimliği her ne olursa olsun insan haklarının her insan varlığına yönelik eşit şekilde uygulanmasını gerektiren herkese eşit davranılması ilkesini hayata geçirmeli.

Türkiye LGBTİ+ örgütleri, İş Kanunu'nun ayrımcılığı yasaklayan 5. maddesine cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığı yasağının da eklenmesiyle çalışma hayatındaki LGBTİ+’lara yönelik ayrımcılığının tümüyle yasaklanmasını talep ediyor.

Çünkü LGBTİ+ hakları, sendikal ve de temel insan haklarıdır!

İlgili haberler

‘LGBT Hakları Sendikal Haklardır’

‘Sendikalar LGBTİ çalışanların sorunlarını sahiplenmek zorundadır!’

‘Güvenli bir sendika olmadıkça LGBT’ler nasıl açılabilir ki?!’

LGBT Hakları Sendikal Haklardır Sempozyumu

Çalışma Hayatında Ayrımcılık kitabı yayında

Kaos GL’den ‘Sendikalarımızı İstiyoruz’ Kitabı

‘ILO’nun Onuru’ artık Türkçe!

Çalışma Hayatı ve Sendikalarda LGBT Mücadelesi

Sendikacılar EuroPride’ta buluştu

LGBT Sendikacılar Brüksel’de Buluştu

Sendikalar ile LGBTİ’ler arasında ne var!

Sendikalı LGBT’ler Çalışmalarına Başladı!