İnsan Hakları / Nefret Suçları

Antalya’da 20 Kasım anması: Nefret suçlarının takipçisi olacağız

Çarşamba, 21 Kasım 2018

İHD Antalya LGBTİ+ Komisyonu, 20 Kasım Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü’nde sokağa çıktı, “Nefret suçlarının takipçisi olacağız” dedi.

Cinsiyet kimlikleri nedeniyle Türkiye ve dünyada nefret suçu mağduru olan translar için 20 Kasım Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü'nde Antalya'da ilk kez açıklama ve anma gerçekleştirildi.

Geçtiğimiz günlerde kurulan ve bünyesinde ayrımcılığa ve hak ihlallerine karşı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks (LGBTİ+) Komisyonu oluşturan İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Temsilciliği, ilk basın açıklamasını 20 Kasım Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü'nde düzenledi.

Kent merkezindeki Kale Kapısı Attalos Heykeli önünde yapılan basın açıklamasına, İHD, BİZ Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği Araştırmaları Topluluğu, siyasi partiler, sendikalar, dernekler ve meslek odalarının yer aldığı demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ve üyeleri katıldı. Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk de açıklamaya destek verdi. 

"Trans cinayetlerine sessiz kalma" yazılı pankart taşıyan aktivistler, açıklama sırasında "Trans cinayetleri politiktir" sloganı attı.  Grup adına açıklamayı yapan İHD Antalya Temsilcisi Avukat Deniz Yıldırım, 1998 yılında ABD'nin San Francisco eyaletinde Rita Hester’ın öldürülmesi ile LGBTİ+ bireyler ve insan hakları savunucularının başlattıkları mumlu nöbet tutma eylemlerinin ardından transfobiye, homofobiye ve nefret cinayetlerini karşı dünyada 20 Kasım'ın anma günü ilan edildiğini hatırlattı.

Antalya'da ve Türkiye'nin çeşitli kentlerinde öldürülen trans bireylerin isimlerini okuyan ve trans cinayetlerine sessiz kalmayacaklarını vurgulayan Deniz Yıldırım, 20 Kasım Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü dolayısıyla şu açıklamayı yaptı:

“20 Kasım, toplumda dışlanmış, ötekileştirilmiş, dövülmüş, cinsel saldırıya uğramış, yakılmış, nefret saldırılarıyla katledilmiş transları anma günü. Translar toplumun hemen her alanında psikolojik, ekonomik ve fiziksel şiddete maruz kalıyor. Medyada, transfobik, homofobik nefret söylemlerinin arkası kesilmiyor. Anayasadaki eşitlik ilkesine rağmen ayrımcılığa maruz kalan ve seks işçiliği yapmak zorunda kalan binlerce trans kadın var. Trans kadınlar sesini duyuramıyor ve toplum baskısı altında eziliyor. Trans bireyler, cezaevlerinde de devlet tarafından hukuksuz şekilde tecrit altında tutuluyor. Trans erkekler de çalışmalarına engel olunduğu için intihara sürükleniyor ya da nefret cinayetlerinde öldürülüyor. Translar, şiddete, tacize, tecavüze maruz kalıyor. İkili cinsiyet sistemi, kendi gibi olmayanlara tahammül edemiyor. Bu yüzden translar toplumdan soyutlanmış, evlerine hapsedilmiş bir şekilde yaşamak zorunda kalıyor ve uçuruma sürükleniyorlar. Türkiye, translara karşı en çok nefret cinayetinin yaşandığı ülkelerden biridir. Kimi LGBTİ+'lar nefret cinayetine kurban giderken, kimi de devlet şiddeti ve toplum baskısına dayanamayarak intihara sürükleniyor. Buna karşın nefret cinayeti kavramı Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenmiyor. TCK'nın 122. maddesinde nefret ve ayrımcılık suçu yetersiz de olsa düzenlenmiş olmasına rağmen, uygulanmamakta ısrar ediliyor. Verilen cezalar caydırıcılıktan uzak. Bu cinayetler normalleştiriliyor ve trans insanlara karşı açık bir nefret ortamı yaratılıyor. Trans bireylerin yaşam hakkı ellerinden alınıyor. Şiddete sessiz kalmıyoruz. Toplumda duymaz, görmez olanlara karşı, nefret cinayetine maruz kalan transların adını bağırıyoruz. Nefret cinayetlerine sessiz kalmayın. Trans kadın Esra Ateş cinayetinin karakola bir dakikalık bir mesafede gerçekleştiğini, Hande Kader'in yakılarak öldürülmesini, Çingene Gül'ün kendi evinde vahşice katledilmesini, sokakta öldürülen Çağla'yı, 17 yaşında intihara sürüklenen trans erkek Okyanus Efe'yi, Antalya'da boğazı kesilerek öldürülen trans kadın Seçil Anne'yi, yine Antalya'da evinde bıçaklanarak öldürülen Derya’yı ve daha nice trans insanı unutmayacağız, unutturmayacağız. İnsan Hakları Derneği, hak ihlallerine karşı tüm bireylerin hakları ile cinsel yönelimi ve cinsiyet kimliğini özgürce yaşamasının, ekonomik, sosyal güvence hakkının savunucusudur. İHD, Türkiye genelinde olduğu gibi Antalya'da da LGBTİ+'lara yönelik her türlü ayrımcılık, nefret suçları, saldırılar ve tecridin takipçisi olacak.”