İnsan Hakları / Sosyal Hizmet

E-danışmanlık sosyal hizmet müdahalesinin neresinde?

Cuma, 30 Kasım 2018

“Nefrete inat yaşasın hayat” diyerek yeni bir yazı dizisine başladık. Sene sonuna kadar nefret suçlarından, sanata; şiddete karşı mücadele yöntemlerinden adalete erişime çeşitli başlıklarda yazılarla LGBTİ+ etkinlik yasaklarına, medyada nefret söylemine ve LGBTİ+’lara dönük hak ihlallerine dikkat çekeceğiz. Kaos GL Sosyal Hizmet Çalışma Grubu’ndan sosyal hizmet uzmanı Tarık Şimşek, Kaos GL’nin online danışmanlığını sosyal hizmet müdahalesi perspektifinden değerlendirdi.

Giriş

“Heteroseksüel ilişkilerin ve “erkek ve kadın” cinsiyet dikotomisinin baskın ve hatta zorunlu olarak kabul edildiği bir dünyada; cinsel yönelimlerinden ve cinsiyet kimliklerinden dolayı LGBT’ler sistematik bir ayrımcılığa maruz kalmakta, nefret suçlarının bir sonucu olarak yaşama hakları başta olmak üzere tüm insan hakları ihlal edilmektedir. Eğitim, barınma, sağlık, istihdam alanlarında ciddi sorunlarla karşı karşıya gelen LGBT’ler, sosyalleşme sürecinde olumlu rol modellerin azlığı, homofobik çevrenin baskısı gibi olumsuz koşullarda kimlik gelişimlerini tamamlamak zorunda kalmakta ve bu da örneğin açılma gibi kişinin gelişimi için temel teşkil eden süreçlerin LGBT’ler için oldukça zorlu ve sorunlarla yaşantılanmasına neden olmaktadır. Sosyal adalet ve insan hakları temelinde bilgi ve hizmet modelleri üreten sosyal hizmetin, LGBT’ler için de hem bilgi hem de hizmet modelleri üretimine gereksinim bulunmaktadır. Cinsel yönelim ya da cinsiyet kimliği eşitsizliklerini azaltarak yok edecek ve LGBT bireylerin doğrudan yaşadıkları sorunlara müdahale edecek bir sosyal hizmet yaklaşımıyla bu konudaki çalışmaların hızlandırılmasına ciddi ölçüde ihtiyaç bulunmaktadır.” (Kaos GL, 2016).

Danışma

Kaos GL Derneği, mail ve telefon yolu ile LGBTİ’lere danışmanlık vermektedir.  Ben 2014 yılında alana bir sosyal hizmet uzmanı olarak çıktığımda, dernek ile beraber bir karar alarak danışmanlık maillerine bir sosyal hizmet uzmanının cevaplaması düşünülmüştü. Üniversite son yılımda Kaos GL ile beraber cevaplamaya çalışıyordum. Gelen her maili okuyup, atacağım cevabı ilk olarak Kaos GL’deki arkadaşlara gönderip onlar ile beraber düşünüp, onay alınca danışana gönderiyordum. Böyle bir genişleyen sürece yayılarak, zamanla, “e-danışmanlık” üzerinden bir sosyal hizmet müdahalesi inşa edilebilir mi? Sorusunu ortaya çıkmaya başladı.

Birçok otorite tarafından “danışma mailinin” bir sosyal hizmet müdahalesi olamayacağı konuşulmuştu. Ancak LGBTİ’lerin toplumda üçüncü bir grup olarak kabul edilip ötekileştirmeleri sosyal yaşamlarında da birçok ayrımcılığa uğramalarına neden olmaktadır. Sosyal ortamların bile heteroseksüellere yönelik olması LGBTİ’lerin bu ortamlarda rahat olmalarını engellemekte ya da LGBTİ bireyler kimliklerini açıklamakta zorlanmaktadırlar. Dolayısıyla bu açılma (coming out) sürecinden kaynaklı mail üzerinden dertlerini, sorunlarını anlatmak ya da “sadece orada ses var mı?”yı hissetmek oldukça önemlidir.

2010 yılında sosyal hizmet “işlerini” de kapsayan aileden sorumlu devlet bakanı Selma Aliye Kavaf’ın “homoseksüellik hastalıktır” çıkışından beri, şimdiki adı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı “LGBTİ” adını yok saymaktadır. Bu yok sayış, toplumsal cinsiyetli eğitimlere yansımakta, hizmet içi eğitimlere, bakanlığın yaptığı protokollerine gibi her alanına sızmaktadır. Buradan doğru, sosyal hizmet uzmanları, meslek elemanları, “LGBTİ’lerle çalışma” deneyimi geliştirememektedir. Sosyal hizmet kurumunda başvuran her müracaatçıyı “heteroseksüel” sanarak sosyal hizmet müdahalesini gerçekleştirmektedir.  Bu görünmezlik içerisinde, sosyal hizmet ve sağlık hizmeti alırken, ayrımcılığa maruz kaldıkları, “kalmamak” için kendilerini daha rahat ifade edebilecekleri, karşısının kendisini göremeyeceği bir yerden “danışma hizmeti” almak istemektedir.

Deneyim ve Sosyal Hizmet Müdahale Yöntemleri

E-danışmanlığa başvurulan konular arasında 

*Açılma

*Çalışma Hayatında Zorunlu Açılma/İfşa

*Aile Açılması

*Trans Geçiş Süreci

*Askerlik

*Sağlık Erişimi

*Uzman Desteği (Psikolog, Psikiyatri, Jinekoloji..vs)

*Gönüllülük

*Sosyal Çevre edinme

*Hukuki Destek

*Yurtdışı İltica/Mültecilik

*Flört Şiddeti – Zorla Birliktelik

yer almaktadır.

Yukarıda saydıklarım başvurulan temel konulardır. Bazen bu konular adı altında, danışan müracaatçı, toplumda yalnızlaştırılarak “yalnızlığı”nı paylaşmak, atılan maili “yardım çağrısı” olarak okumak gerekebilir.  “Bana şu etkinlik ile bilgi verir misin?” diye yazılan maili aslında, “Çok yalnızım ve sosyalleşmeye ihtiyacım var” olarak okumak; atılan her maili direk cevaplar üzerine kurmamak faydalı olabilmektedir. O yüzden ilk giriş paragrafı önem arz etmeye başlamıştır. İlk giriş, kişinin bu yalnızlaştığı yönündeki yerini dolduracak bir şeyler karalamak , belki de filmlerden bir sahne,  hayattan bir an, romanlardan, kitaplardan bir bölüm ekleyerek karşımızdaki LGBTİ kişiyi cesaretlendirmeye çalışarak “asıl konuya” geçiş yapmak, “biricik” olanı yalnızlaştırmamak adına iyi bir deneyimdi. 

Türkiye’de sosyal hizmet eğitimi veren üniversitelerde, müfredata “Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim ve Sosyal Hizmet” başlığı gibi ders konulmamaktadır.

Sosyal adalet ve insan hakları temelinde bilgi ve hizmet modelleri üreten sosyal hizmetin, LGBTİ’ler için de hem bilgi hem de hizmet modelleri üretimine gereksinim bulunmaktadır. Cinsel yönelim ya da cinsiyet kimliği eşitsizliklerini azaltarak yok edecek ve LGBTİ’lerin doğrudan yaşadıkları sorunlara müdahale edecek bir sosyal hizmet yaklaşımıyla bu konudaki çalışmaların hızlandırılmasına ciddi ölçüde ihtiyaç bulunmaktadır. (Kaos GL, 2016)

Bu doğrultuda, sosyal hizmet öğrencileri, “LGBTİ” adını duyamadıkları eğitimlerinden sonra, “alana çıktık”larında, her müracaatçıyı ikili cinsiyet düzeninde, heteroseksüel varsayarak, sosyal hizmet müdahalelerini gerçekleştirmektedir.

E-danışmanlık, yalnızca müracaatçıya değil, uygulayıcıya da (uzmana – maile cevap verene) bir çeşit öğrenme süreci sunar: LGBTİ’ler biricik ve tektir. Her LGBTİ, her konuda aynı “dert”ten muzdarip olmayabilir ya da ayrımcılığa uğradığını fark etmeyebilir. Sosyal hizmet, hak ihlalleri konusunda, spesifik olarak, yaşlı hakları, kadın hakları, genç ve çocuk hakları, engelli hakları gibi konularına eğilse de LGBTİ+ hakları “insan hakları” başlığı altında ele alındığı için, sosyal hizmet uzmanlar “LGBTİ’nin sosyal hizmet sürecini” biricik olarak algılamakta zorlanmaktadır.

Yukarıda, giriş yaptığım e-danışmanlık müdahalesine devam etmek ve kişisel deneyimlerimden burada ayrıntılı şekilde bahsetmekte fayda vardır.

Danışmanlık sürecinde, bir LGBTİ müracaatçı her alanda ayrımcılığa uğrama ihtimali olduğu için, sosyal hizmet uzmanının bütün yasal mevzuatı öğrenme yükümlülüğü oluşabilir. Kredi Yurtlar Kurumu’na alınmayan trans öğrenci için, Kredi Yurtlar Kurumu yönetmeliği, askerlik hizmetinden muaf olmak isteyen eşcinsel erkek için TSK Sağlık Yönetmeliği… vb gibi mevzuatta bilgi sahibi olmak, ya da yönlendirilecek sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları, belediyeler, meslek örgütleri, odalar konusunda araştırma yapmak gerekebilir.

Ankara Barosunun Gelincik Projesinde sadece kadınlara değil LGBTİ’lere de hukuk desteği sağlaması, Çankaya Belediyesi ücretsiz HIV testi, Ankara Tabipler Odası’nın LGBTİ Komisyonu olması, son zamanlarda giderek artan LGBTİ örgütlerinin danışma hatları, uzmanının elini güçlendirecek bilgiler olabilmektedir.

Türkiye’de İstanbul Sözleşmesi’nde cinsiyet seçeneği geniş olsa da, anayasa 10. Maddede tanımlanmadığı sürece, LGBTİ’leri koruyacak doğrudan bir yasa bulunmamaktadır. Sosyal Hizmet uzmanı, korunmasız kalan müracaatçıyı, kendisinin güvenli alanı inşa ettirecek konumda olmalıdır. Ailesinin baskısından “kurtulmak isteyen” eşcinsel ergene, bulunduğu yerde özgürleşme alanı sunabilmeli ve tehlikeli uygulamalardan kaçınmalıdır.

Sosyal inceleme soruları ile LGBTİ müracaatçıyı, sistem yaklaşımı çerçevesinde değerlendirme fırsatı sunmaktadır. Sadece “Yardım edin!” yazan danışana, öncelikle sakin olmasını telkin ederek ve ev durumu, sosyal konumu, okul, iş gibi sorular sorarak bir sonraki mailde de oradan doğru bir müdahale planı çizilebilir.

Sosyal hizmet uzmanı, kendi sınırlılıklarını bilerek, kurumunu ve kendini koruyarak yaptığı müdaheleyi planlamalıdır. Kişisel bilgi paylaşmamak, inisiyatif alamayacağı konularda “bunu danışıp size döneceğim” demek gibi müdahalelerde bulunabilir.

Acil durumlarda, “vaka takibi” yapabilmek önemlidir. Her maile olamasa da, bazı maillere “merhaba durumunuz ile ilgili bir değişiklik oldu mu” gibi dönüşler de müracaatçı kendini iyi hissedecektir.

İyi Örnekler

E-danışmanlığın en önemli görevi, LGBTİ müracaatçıların özgürleşmelerine katkı sunmasıdır. Danışanın kendisini “yalnız hissetmemesi”, bulunduğu yerde kendini koruyarak, özgürlük ve güvenlik açması belki de e-danışmanlığın misyonu olarak görülebilir.

Aynı zamanda – benim en çok sevdiğim – askerlik muafiyet rapor süreci biten eşcinsel erkek müracaatçıların “başkalarına yol göstermek” adına KaosGL.org haber sitesine deneyimlerini yazmak istemeleri, özbenlik saygısı ve kendi dışında birilerine yardım etme becerisi geliştirmeleri olarak okunabilir.

Sosyal Hizmet Mesleğinin güçlü teorilerinden “Güçlendirme Yaklaşımı”nı bu danışmanlık uygulamasında görebilmek mümkün olabilmektedir.

Onun dışında, aile yakınlarının, LGBTİ kişinin rızası dışında “cinsel yönelim veya cinsiyet kimliklerini” öğrenip, sorduklarında, konu ile ilgili “rıza onayı” bilgisi verilerek, aile farkındalığı da geliştirilmektedir.

Sonuç ve Öneriler

Sosyal hizmet müdahalesini, e-danışmanlık uygulaması üzerinden anlatmaya çalıştığımız bu yazıda, hem “e-danışmanlık sosyal hizmetin neresinde?” hem de “Nasıl bir sosyal hizmet?” sorularına cevap almaya çalıştık. Yazının girişinde belirtildiği üzere, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın “LGBTİ” müracaatçılara yönelik sosyal politikalar üretememesi, sosyal hizmet müdahalesini de etkilemektedir. Sosyal hizmet uzmanları olarak, kendi müdahale biçimlerimizi bulmalı, temel öncelik güvenlik olacak şekilde uygulamaya koyabilmeliyiz. Sosyal hizmet uzmanı müracaatçılarına heteroseksist bir müdahale sunmamalıdır.

Üniversitelerde, sosyal hizmet ve LGBTİ temalı derslere yer verilmeli, LGBTİ örgütlerinde staj olanağı sunulmalıdır. Akademisyenler LGBTİ konularında araştırmalara yönelebilmeli, rıza onayı çerçevesinde görüşmeler, makaleler yazılabilmelidir.

Yaşanan sosyal sorunların bir ayağının da LGBTİ’leri de kapsadığı unutulmamalı, “mülteci krizi”, yoksulluk, afetler, savaş, yaşlılık, ölümcül hastalık, …gibi konularda, “sadece mülteci, sadece çocuk, kadın çalışıyorum” yerine, “LGBTİ mülteciler, LGBTİ Çocuk, Lezbiyen Kadınlar, Yaşlı LGBTİ’ler” gibi parçalama yapabilmeli ve odaktan ayrılmadan süreci örmeliyiz.

Sosyal hizmet kurumlarına LGBTİ müracaatçı gelmesini beklemek yerine, müdahalemizin heteroseksist bir uygulama olup olmadığı konusunda düşünmeliyiz. Sosyal İnceleme Raporlarında, raporunu yazdığımız müracaatçıyı tanımlarken, kendi cinsiyet kimliği beyanını ve ismini kullanabilmeliyiz.

Makro düzeyde savunuculuk faaliyetleri gerektiren uygulamalar yapmak zorunda kalınabilir. Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği ya da sivil toplum örgütlerine bu konuda çeşitli eğitimler, farkındalık atölyeleri gerçekleştirebilmeliyiz.

Son olarak uzun bir mesele olan “LGBTİ ve sosyal hizmet” konusunda “Nasıl bir sosyal hizmet” ve “E-danışmanlık nerede başlar, nerede biter?” gibi sorular aradığımız  bu yazıda; ilk cevabı şu şekilde okuyabiliriz: Heteronormatif olmayan bir sosyal hizmet mümkün!

Kaynaklar

  1. Kaos GL, 2018, “Heteronormatif Olmayan Bir Sosyal Hizmet Mümkün” (http://www.kaosgldernegi.org/yayindetay.php?id=204) Erişim Tarihi: 29.11.2018

Yazı dizisindeki diğer içerikler:

Ne işimize yarıyor bu performanslar?

“Japon Arzu öldü” dediler…

İnterseksin patolojikleştirilmesinin tarihi ve bugünü

Trans intiharlarında dışlanma ve nefretin izleri

25 Kasım: Biseksüelim, lezbiyenim şiddete karşı buradayım!

Bir dava dosyasının kısmi analizi ve nafaka tartışmalarına “ihtiyaç” molası

Monoseksizme de karşı bir 25 Kasım!

Akran zorbalığı mı? Evet tanırım, o benim kötü çocukluk arkadaşım

*Bu yazı dizisi Avrupa Birliği tarafından desteklenmektedir. Bu, yazının içeriğinin AB'nin resmi politikasını yansıttığı anlamına gelmez.