Medya

“Haber başlığına bak. Nefret söylemi diyor”

Cuma, 7 Aralık 2018

Kasım ayı sosyal mecrasında homofobik ve transfobik nefret söylemi üretimine katkı kamu, kurum ve medyasından geldi.

Kasım ayı sosyal medya ortamları ile internet yayıncılığında cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet ifadesi ile LGBTİ+ varoluşlara yönelik ayrımcı yaklaşım, homofobik ve transfobik söylem içeren haber ve yorumlara katkı, “kamu”, “kurum” ve “medya”sından geldi.

Kasım ayında Ankara’da düzenlenen Avrupa Birliği-Türkiye Yüksek Düzeyli Siyasi Diyalog Toplantısı'nı aktaran BBC Türkçe’nin, “Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: Vize serbestisi için gerekli 72 kriterden 6'sı kaldı” başlıklı haberi, okur ve takipçilerince yoğun tartışma ile karşılandı.

Bir BBC Türkçe takipçisinin, “O altı kriter de; ileri demokrasi, insan hakları, kadın erkek eşitliği, ifade özgürlüğü, vergi adaleti, LGBT hakları gibi asla Türkiye’de gerçekleşmeyecek olanlardır muhtemelen...” yorumu, 165 “like” alırken, “LGBT” tartışmasına yol açıyor.

“lgbt illere mesela ne hakki istiyorsun.ifade etmek isteyip edemedigin ne..kadinin da seyinin olmasinimi istiyorsun”

“Toplumda eşit yurttaşlık hakkı için gerekli her türlü yasal düzenleme. Meselâ eşcinselliğin de "normal" kabul edilmesi ve bir hastalık olmadığının deklare edilmesi için yayınlar gibi...”

“senin dedigin bircok bati ulkesinde bile hos karsilanmiyor.zaten escinseller istedigi gibi hareket ediyorlar.tv de tartisiyor s.medya da istedigini soyluyor.avrupa da olmadigi kadar.kerimcan iniz var mesela..istedigi kadar ozgur.daha ne istiyorsunuz ki..evlenmekmi..hergun evlenip bosaniyorlar.”

“Ulan ne ebleh insanlarsınız.diğerlerine verecek cevabınız yok ya takıldınız LGBT haklarına koduklarım sizi...”

“Lüksemburg, İrlanda, Sırbistan'da başbakan ve bakan oluyor eşcinseller.demek ki insanlar cinsel yönelimleri hoş karşılanıp halktan oy alabiliyorlar.Türkiye'de bunlar nasıl karşılanır bi düşünün bakalım.burda bademciler ilgi görüyor nedense.”

“Almanya vizesi için gtünü verecek adamlar LGBT haklarına karşı”

BBC Türkçe takipçilerinden birinin “Her seçim yaklaştığında ab giriyoruz” yorumu ile dâhil olduğu “tartışma”, 2000’lerin başına kadar gidiyor. LGBTİ hakları Türkiye’nin AB’ye girebilmesi için önüne konan kısa ve orta vadeli hedefleri gösteren Katılım Ortaklığı Belgesi ile gündeme gelmiş; Başbakan Bülent Ecevit’in 2001’de kabul ettiği programı AKP Hükümeti devralmıştı. Türkiye’nin ilk ödevi çalışma hayatında cinsel yönelim ayrımcılığını ortadan kaldırmaktı! “İşgücü ve sosyal konular” başlığı altında “cinsel yönelim” temelli ayrımcılığın 2004’e kadar kaldırılması beklenirken; Türkiye en azından çalışma hayatında cinsel yönelim temelli ayrımcılığı yasaklayan bu kriteri bugüne kadar gündemine bile almadı.

“Bu bir nefret söylemi değil. Siz nasıl bir insanlarsınız ya?”

Diyanet İşleri Başkanlığı; Kasım ayında e-devlet uygulaması üzerinden kendisine yöneltilen LGBTİ+’lara dönük ayrımcılıkla ilgili sorulara nefret söylemiyle yanıt verdi: “Normal değil, patolojik, haddi aşıyor, helak edici büyük günah, yapısal bozukluk, hak değil batıl davası!”

Kendisini “Economist / Müteahhit” olarak tanıtan bir twitter kullanıcısı, “Diyanet'ten nefret söylemi: Eşcinsellik, haddi aşmaktır, yapısal bozukluktur!” başlıklı T24 internet sitesinin haberini Diyanet’in söylemini destekleyen şu yorumla paylaştı: “Haber başlığına bak . Nefret söylemi diyor . Ulan diyanet sapikligi yapisal bozukluk olarak ifade ediyor . Size göre doğal , olağan olabilir . Ama dinimize göre haram. Sizde çok fazla (top emojisi) çalışan mı var . Alınganlık yaptınız .”

Diyanet haberini aynı başlıkla paylaşan @Haberdar hesabına “yorum” düşen bir takipçi ise internet sitesine, “nasil haber bu. Diyanete vuracam diye Allah'in ayetlerini gormezden mi geleceksin. Allah'a da mi nefret soylemi davasi actiracaksin” tweetiyle çıkışıyor.

kaosGL.org’un haberini, “Diyanet'ten nefret söylemi: Eşcinsellik, haddi aşmaktır, yapısal bozukluktur!” başlığı ile veren T24 internet sitesinin twitter ve facebook paylaşımları, sosyal medya kullanıcıları tarafından “Diyanet ve nefret söylemi” tartışmalarıyla karşılandı.

“Diyanet’ten nefret söylemi” haberi, “T24 sizi nefretle kınıyorum.” tweetiyle karşılanan T24 internet sitesinin sosyal medya takipçilerinin, “nefret söylemi öyle olmaz böyle olur” dedirten tweetleri ise şöyle sıralanıyor:

“Eşcinselliğe itiraz yok leşcinsel haline getirenler çoğunlukta acın İstanbul onur yürüyüşünü izleyin pornografi masum kalır YouTube

Tercih ne olur ise olsun sorun ahlak erezyonuna dönüşme sorunudur, Sonrası toplumsal çöküş”

“Diyanet bu kez haklı.Lut kavmi bu yüzden helak oldu.Allah karşü cinsi boşuna mı yarattı kardeşim?”

“Tabiki diyanet haklidir eger kisi kendini ruhen oyle hissediyorsa bu bir hastalik degilse bile tedavisi yoksa bile hem cinsiyle iliskide bulunmak zorunda degildir bu iğrençliktir”

“Bu bir nefret söylemi değil. Siz nasıl bir insanlarsınız ya ? Erkek erkeğe, kadın kadına diye bişey olabilir mi ? Midem bulanıyor, bu özgürlük falan değil. Rabbim lut kavmine yaptığını inşallah sizede yapar. Tiksiniyorum sizden iğrenç yaratıklar”

“Nefret söylemi ne demek, eşcinselliği normal bir hadise gibi yorumlamayın, iyice bozuldu ahlâkımiz bunları savunanlar yüzünden”

“Ben de çok konuda Diyanete katılmam. Lakin bu konu, Sapıklık ve Hastalıktır.”

“Diyanet işine geldiği şekilde fetva veriyor iktidardan biri eşcinselimdesin bakalım diyanet o zaman ne diyecek”

T24’ün facebook paylaşımında, “Eşcinsellik, haddi aşmaktır, yapısal bozukluktur!” diyen Diyanet’e tepki gösteren takipçilerden biri, “ulan su din adamlari bir gun olsun adalet esitlik isci emekci konusmasi yapsa sasirip kalacam bir kez ulan insanlik adina konussunlar be birlez ulkede bir suru sorun var isleri gucleri escinsellere kadinlara dusmanlik yapmak” yorumu yapar ve Diyanet’e eleştirel yorumlar gelirken hemen ardından gecikmeden onlarca “helak olan Lut kavmi” ile “cinsi sapkınlar” küfürleri akmaya başlıyor.

Diyanet: Nefret dili caiz değil ama eşcinsellik sapıklıktır!

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 2014 yılında, nefret söylemi ile ilgili bir soruya “İslam'da bir kimseyi aşağılamak, onu kendisinde bulunmayan sıfatlarla nitelemek caiz değildir” diye cevap vermiş; DiyanetTV’de 2016 yılında da, “Nefret Söylemi ve Ötekileştirici Dil” programı yapmış ve “nefret söyleminin zamanla nefret suçlarına dönüştüğüne” dikkat çekmişti.

Öte yandan aynı dönemde Milli Gazete, Kaos GL’nin de katıldığı, Avrupa Parlamentosu’nun Arnavutluk’ta düzenlediği LGBT haklarıyla ilgili bir toplantıya yönelik homofobik saldırısına Diyanet’i ortak etmiş, gazete çalışanlarınca Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) Alo Fetva Hattı’na ‘toplantıya katılım hakkında’ yöneltilen soruya “Kesinlikle sapıklıktır, dinimizde yasaklanmıştır. Böyle bir toplantıya pozitif anlamda destek verenler vebal altındadır.” yanıtının alındığını haber etmişti.

Akit: Nefret söylemi üretme, yayma ve teşvik etmede yaygın medya organı!

Nefret söylemi üretme, yayma ve teşvik etmede iktidarın “yaygın medya organ”ı halini almış olan Yeni Akit, Kasım ayında da hem kendisi coştu hem okur ve takipçilerini coşturdu.

Akit’in kaosGL.org’u takip etmekten sorumlu muhabiri Harun Sökmen, Kaos GL haberlerini alıp, uygun bulduğu yerlerine “sapkın” ve “homo” sözcüklerini ekleyerek, Dernek’in yayınlarının NotaBene ile Tüyap Kitap Fuarı’na katılmasını hedef gösterdi.

“Kamu görevlilerinin harekete geçmesi”ni çağırmalara doyamayan muhabir Harun Sökmen’den mesajı alan Akit okuru, söz konusu “çağrı”yı tekrarediyor: “Kaos GL Adlarından Bile , Ne Mal Oldukları Ve Amaçları Belli. Yetkililer, Derhal Bu Kitapları Toplatmalı dır. Sorumlular Cezalandırılmalıdır. Bu Sapkınlara Asla Taviz Verilmemelidir.”

Akit’in kaosGL.org’u takip etmekten sorumlu muhabiri Harun Sökmen’e destek, gene Akit yazarı Ali Karahasanoğlu’ndan geliyor. Takipçisi de yazarına şahitlik ediyor:

“Pazar günü ailemle beraber Tüyap kitap fuarına gittim orada dikkatimi ceken ki bu yeni değil evveliyatı da var Hristiyanlığı yayan haşa HZ.İsaAllahın oğludur diye bir yayın evine en güzel yeri tahsis etmişler,hakeza eşcinselliğin propagandasını yapan yayın evlere de göze carpan yerlere yerleştirmişler.diğer taraftan İslami yayın evlerini köşe bucaklara sıkıştırmışlar % 99 Müslüman bir ülkede !”

kaosGL.org’un haberlerini alıp başına, ortasına, sonuna cinsiyetçi ve homofobik küfürlerini ekleyip, nefretini saçarak “özel haber” diye yayımlayan Akit muhabiri Harun Sökmennefret söylemi üretme, yayma ve kurumsal ayrımcılık ile nefret suçuna teşvik konusunda Kasım ayı boyunca görevini aksatmadı.

“bu sapıklar hala devletten hoca kılığında maaş mı alıyor vay memlektim. ailenin korunması maddesi nerede kaldı”

“artık okullarda aynı hıristiyan okullarındaki gibilesbien , feminist , gay , transeksüel dersleride olacak yani. toplum olarak çoluk çocuk travestimi olacağız. nedir bu rezillik”

“Allah bunları ya ıslah etsin ya da bildiği gibi yapsın.Bu ahlaksızların haberini yaparak tanınırlıklarını arttırmayın,reklamlarını yapmayın.Kendi logar çukurlarında debelensinler.”

“Bunun devlet nezdinde bir cezâsı yok mu ? İş olup bittikten sonra harekete geçilmesi o işi geri çevirmez . Tedbîr evvelden alınmalıdır .”

“Devlet nerde devlet. bu tür dernekler dış destekli. ucu dışarıda. gavurlar tarafından maddi olarak destekleniyor. devlet bunların hepsini kapatsın. insan hakları, kadın erkek eşitliği, özgürlük zulüm, insanı yardım adı altında kurulan derneklerin çoğu yabancı destekli ve türkiye aleyhine çalışıyor. istihbarat boş durmasın, işimizi güzel yapalım lütfen”

“yapan sapık belli lut gölüne gitsin”

“bu nasıl bir ahlaksızlıktır? kimse bir şey yapmayacak mı?anayasada pek çok yerde genel sağlık, genel ahlak gibi kavramlar geçiyor?hukuk adamlarını göreve davet ediyoruz...”

Nefrete inat, yaşasın hayat!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 20 Kasım Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü için yaptığı açıklamayı haberleştiren kaosGL.org linkini, twitter hesabından paylaşması geleneksel ırkçı, milliyetçi, cinsiyetçi ve homofobik nefret söylemleri ile karşılandı.

“Yaşam hakkının kutsallığı, eşitliği ve adalet için nefret suçlarının işlendiği her platformda varolmaya devam edeceğim. Aylar önce de taahhüt ettiğim ve sözleşmesini imzaladığım “LGBTİ+ Hakları”nı unutmadım. Nefrete inat, yaşasın hayat!”

Milletvekili Tanrıkulu’nun “nefrete inat, yaşasın hayat” mesajıyla yaptığı paylaşıma gösterilen nefret söylemi mesajlarından kısa bir seyir sıralayalım:

“Sıkıyorsa Taksim’de değil, Diyarbakır’da sahip çık bu “quneklere””

“Lut kavminin yan sanayisi”

“Bu herife top-ibne desen hakaret telâkki eder seni mahkemeye verir..sırf ucuz ve şeytani popülizm adına ahlaksızlığa meşruiyet kazandırıp savunuyor ve yayıyor. Yok insan hakkı yok homonizim..bidi bidi..”

“Siz LGBT ile simgelenen sapkınlıkların hangisini temsil ediyorsunuz...çok merak ettim..görünüşünüz normal gibi geldi bana...”

“4000 yıllık ibneliği özgürlük adı altında meşru göstermeye çalışmak nasıl bir ibneliktir”

“İbneleri savunuyor.”

“Chp fakir fukarayı bırakmış ibnelerle uğraşıyor proje yıkım ekibi faliyette”

Kaos GL’den aylık nefret söylemi takibi

Kaos GL, sosyal medya ortamları ile internet yayıncılığında cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet ifadesi ile LGBTİ varoluşlara yönelik ayrımcı yaklaşım, homofobik ve transfobik söylem içeren haber ve gelişmeleri takibe alıyor.

Böylece Kaos GL, internet yayıncılığında dikkat çeken, sosyal medya ortamlarında öne çıkan Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks (LGBTİ) odaklı homofobik ve transfobik nefret söylemi üreten ve yayan haberler ile mesajların aylık takibini ve irdelemesel kaydını tutuyor olacak.

Ayrımcı, ırkçı, homofobik, transfobik unsurlar taşıyan ifadelere nefret söylemi denilmektedir. Bir gruba ya da o gruba üyeliği nedeniyle bir kişiye yönelik düşmanlıktan kaynaklanan ve o gruba yönelik düşmanlığı gösteren veya cesaretlendiren ifade biçimleridir. Nefret söylemi, nefret suçuna teşvik ya da eşlik edebileceği için, bu iki kavram birbiriyle bağlantılıdır.

Nefret söylemi, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tavsiye kararında, “nefret biçimlerini yayan, teşvik eden, savunan ya da haklı gösteren her tür ifade biçimi” olarak tanımlanıyor.

Sosyal Psikolog, Porf. Dr. Melek Göregenli, nefret söyleminin kurulmasında ve yaygınlaştırılmasında en etkili araçlardan birinin medya olduğuna dikkat çekiyor:

“Medya, dünyada ve ülkemizde nefret suçlarına yol açan ayrımcılığı oluşturan ve besleyen kalıpyargıların, önyargıların kısaca nefret söyleminin kurulmasında ve yaygınlaştırılmasında en etkili aracılardan biridir. Medyanın nefret suçları kapsamında ele alınabilecek eylemleri haberleştirme, kullanılan dil ve mağdurları ya da olayı sunma şekli, eylemi meşrulaştırmaya ve suçun altında yatan ayrımcılığı gizlemeye yol açabilir; sıklıkla böyle olmaktadır. Örneğin, Türkiye’de bütünüyle nefret suçları kapsamında görülmesi gereken eşcinsellere, travesti ve transseksüellere yönelik saldırılar, genellikle mağdurların yarattığı tahrik sonucunda oluşan eylemler gibi sunulmaktadır. Açık bir saldırı ve çoğunlukla cinayete varan ya da bizim ülkemizde ancak ölümle sonuçlandığında ‘haber’ değeri taşıyabilen suçlar, mağdurların çıkardıkları ‘olaylar’ sonucunda gerçekleşmiş, ‘doğal’ sonuçlar olarak ele alınmaktadır. Genellikle mağdurlar, faillerin ‘hassasiyetlerine’ dokunur ve cezalarını bulurlar; oysa failin hassasiyetinin tek kaynağı ayrımcılık ideolojileridir. Bu yaklaşım, sadece şiddeti meşrulaştırmakla kalmaz, aynı zamanda kendini ifade etme ve gerçekleştirme hakkının, bir toplumda kimlere ait bir ayrıcalık olduğunu da tarif eder; bu doğrudan herkesin sadece insan olmak bakımından eşit olduğu ön kabulüne dayanan çoğunu bizim de kabul ettiğimiz evrensel hukuk normlarının çiğnenmesi anlamına gelir.”

Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks (LGBTİ) terimleri ile tanımlarını, LGBTİ’lere yönelik ayrımcılık ideolojileri ve anlamlarını, insan hakları ve ayrımcılıkla ilgili terimler ve tanımlarını ve daha fazlasını, Kaos GL Derneğince yayınlanmış “LGBTİ Hakkında Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları” kitapçığında bulabilirsiniz.

Not: Bu dizide, internet ortamı ile sosyal medyadan yapılan alıntıların yazım hatalarına dokunulmuyor; olduğu gibi alınıyor.

İlgili bağlantılar

EKİM - “Nefret söylemine maruz kalıyorlarmış. İbnelerden nefret ediyoruz, var mı ötesi”

https://kaosgl.org/sayfa.php?id=27113

EYLÜL - “Ne diyon lan sen değişik”

https://kaosgl.org/sayfa.php?id=26790

AĞUSTOS - bitmedi daha sürüyor o kavga: “cinsiyet kabul etmeyen, herhangi bir cinsiyeti olduğunu söylemeyen…”

https://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=26615

TEMMUZ - İşten atma gerekçesi: Eşcinsel ilişki…

https://kaosgl.org/sayfa.php?id=26347

HAZİRAN - Özgürlük ve eşitlik olmadan 3’ün 1’i yetmez!

https://kaosgl.org/sayfa.php?id=26273

MAYIS - “Hâlâ milletin kaşıyla gözüyle uğraşıyorlar!”

http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=26024

NİSAN - “Cinsel haklar ahlaksızlığı teşvik etmez; heteroseksist ahlaka karşıdır”

http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=25712

MART - “İnsanların cinsiyet seçimi kimseyi ilgilendirmez!”

http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=25650

ŞUBAT - Sağlık, Anayasal haktır!

http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=25519

OCAK - “Kahrol düşman al sana bomba ayol”

http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=25430