Gökkuşağı Forumu

Kim milyonlara mansplaining yapmak ister?

Cuma, 28 Aralık 2018

Cevap veriyorum Tayfun Atay.

Atay’ın Kim Milyoner Olmak İster? yarışmasına katılmış, bir çocuk annesi Bilkent Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunu, Fransa’da doktorasını yapmış kadın yarışmacı hakkında T24’te yazdığı yazıda ilginç iddiaları var. Kendisini sosyal antropolog olarak tanıttığını görünce (Twitter bio’sunda) açıkçası pek şaşırmadım bu işkembe-i kübradan toplumsal cinsiyetli analizlere. Dolayısıyla eleştirilerime geçmeden önce kimi eleştirdiğimizi bilmemiz gerekiyor: Mature, erkek, gazete yazarı, sosyal antropolog. (Arkamıza bakmadan kaçmamız gerekiyor aslında, neden bulaştığım ki?)

Tayfun Atay’ın yazısını teorik olarak ciddiye alıp uzun uzun eleştirmeyeceğim. Adına meşhuriyet çağı koyduğu çağda bir çocuk annesi Bilkent Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunu kadını saygın ama gözler önünde olmayan, sakin bir hayatın kesmediğini söylüyor ve birçoğumuzu kesmediği gibi diye de ekliyor. Sonra da “görünme arzusu, madara olmak, şöhret” falan filan diye o bilindik beylik laflarla son derece estetik hödüğü eleştirilerini sıralıyor da sıralıyor.

Tayfun Atay istediği kadar “herkes için” eleştiri yaptığını söylesin, istediği kadar “Ya kadınlığıyla ne ilgisi var? Nereden çıkardınız?” diye ağlasın ve buna kargalar gülsün, toplumsal cinsiyet nedir bilmeyenler de otursun inansın… Beni zerre kadar ilgilendirmiyor. Bu çarpık ve eril, ünlü olmaya çalışan eğitimli kadın eleştirisi son derece toplumsal cinsiyetlidir, politiktir, Türk erkeğinin modernleşme kimliğindeki karın ağrılarıyla ve eril çelişkileriyle ilgilidir. NOKTA! Müslüman kadının tiyatro sahnesine çıkmasından başlar (Öncesi de vardır tabii!), Cahide Sonku’yla devam eder, tiyatrocu kadınlarla genelevde çalışan seks işçisi kadınların ortaklaştığı bir devlet gözüyle şahlanır, günün sonunda da evlenecek kadın-anne-saygın-makyajınız boya değil bilgi olsun-eğitim versus eğlenilecek kadın-popçu-manken-eğitimsiz-boyalı-orospu şeklinde dev bir kadın yarığıyla sonuçlanır. Türk erkeğinin tarihte iki karın ağrılı kimlik transformasyon süreci vardır, biri din değiştirirken İslam’a geçişinde yaşanmıştır, diğeri de modern dünyaya girişinde yaşandı, hâlâ yaşanıyor. Aha bu solcu olsun, sağcı olsun, muhalif olsun, devletçi olsun ve hatta erkek olsun erkekçi olsun fark etmez bu insanların yaptığı eleştirilerin kökeninde toplumsal cinsiyetli kimlik transformasyon krizleri vardır. (Uzatmayacağım bu sıkıcı kısmı, eğlenceli bölüme geçiyorum!)

Sevgili Tayfun Atay, sen bu yazdıklarına inanıyor musun? Yani hakikaten o kadın arkadaş, televizyona çıkmasaydı, üniversitesinde gözlerden uzak, “saygın” falan filan yaşasaydı, hatta kapatsaydı bile kendini seni memnun edebilecek miydi? Sen gerçekten bu söylediğine inanıyor musun? Bir kulp takmayacak mıydı yani? Yapma! Yahu güldürme bizi. Rica ediyorum. Armudun sapı üzümün çöpü erkeklersiniz. Karşınızda eğitimli kadın gördüğünüzde, tutamazsınız kendinizi. İlk fırsatta onunla alay etmek üzerine kurulu bir kırılganlığınız var ki bir reality show’a çıkmak altın tepsiyle sunulmuş bir fırsat olmuş sana. Bu kadın iddia ediyorum ki evine kapanıp yedi yirmi dört kitap da okusa, mütevazı bir hayat da sürse, salon kadınlığından ve dahi saygınlığından asla “ödün” vermese de sizin kalbinizi hoş etmesi imkansız. Bir imkansız eril estetiğin anatomisisiniz. Kadınları imkansız “saygınlık” oyunlarına davet etmeyiniz. Bakın bunun şarkısı bile var ve ben şimdi onu kafanıza fırlatmak istiyorum: Sen bize fazla iyisin Tayfuncuğum, şarkı söyleriz beğenmezsin, konuşuruz dinlemezsin, şakalarımıza gülmezsin, işin aslı Tayfuncuğum siz bize fazla iyisin, iyisin! Fazla! Arkadaşlarımızı sevmezsin, saçlarımızı beğenmezsin, işin aslı gerçekten mükemmelsin hayatım. Biz hiç mükemmel değiliz, belki de sıradan birileriyiz Tayfuncuğum, neden anlamıyorsun? Çok güleriz kızarsınız, ağlayınca kaçarsın, güzel bile bulmazsın, sen bize fazla iyisin, fazlaaaaaaaaaaaaaa uuuuuuğğğğooooooaaaaaaaaa! (Fazla sıkıcısın. Ne olur bitin artık! Özgüvensiz, korkak ya da paçoz olursam diye aklı çıkan kız çocukları ve kadınlar talep eden estetik duygunuz var, yeter! Yeter!)

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.