Gökkuşağı Forumu

Kabuklarımı kırıyorum sanırım, bu çalıştay bir harikaydı!

Pazartesi, 31 Aralık 2018

Ancak öğrenmem gereken şeylerin çokluğu, yapmam gerekenlerin fazlalığı karşısındaki düşüncem; kabuğumu kırmanın tam zamanı olduğuydu.  

“Sosyal İçerme” temalı sosyal hizmet çalıştayı Kaos GL’nin önderliğinde ve İngiltere ve Fransa Büyükelçilikleri, İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı, Avrupa Birliği destekleriyle 8-9 Aralık tarihlerinde İzmir’de yapıldı. Cuma günü biraz erken yola çıktık ve bu sayede şehri tanıma, Genç LGBTİ+ derneğini de ziyaret etme fırsatı bulduk.

Çalıştay’da neler konuşuldu, nelere değinildi ve neler tartışıldı? Çalıştay; sosyal hizmet tarihi, sosyal içermenin sosyal hizmetin içine nasıl alınacağı, sosyal içerme ve queer kavramlarının bir başlıkta eritimi ile başlayıp, alanda çalışanların vaka paylaşımları, politika ve uygulamada karşılaşılan sorunlar, HIV konusunun sosyal hizmet uygulamasında nerede yer aldığına dair tartışmalarla devam etti. Daha sonra programın ana konusu da olan sosyal içerme kavramının sosyal politikalar ve sosyal hizmet açısından ne şekilde ele alınması gerektiği ve sosyal içermenin uygulama içinde farklı sosyal dışlanmalara sebep olmadan nasıl daha özgürlükçü bir yapıya dönüştürülebileceği üzerine konuşuldu. Sosyal içerme, aslında kurulan politik bir çemberin ve yine bu çemberden politik sebeplerle dışarıda bırakılanların, içeriye uyumlaştırılması olarak tanımlanıyor. Çalıştay’ın zeminini, bu tanımın görünmeyen dışlayıcı ve ayrımcılığı yeniden oluşturan anlamı üzerinde kuruldu. Çalıştay’da sadece yurt içindeki farklı disiplinlerden insanlar değil, yurt dışından da birçok katılımcı yer aldı.

Tam zamanı!

Herhangi bir şekilde erişilebilecek olan bu bilgilerin dışında bu Çalıştay’ın bana ne hissettirdiği, ne kattığı ve Ankara’dan çıkışımla dönüşüm arasında nasıl farklar (burada kastım kesinlikle mental yorgunluk, uykusuzluk vs olmayacak, emin olabilirsiniz) olduğundan bahsetmek istiyorum. Öncelikle sosyal hizmet potası altında bu kadar çok insanın bir arada toplanıp, bilgi aktarımı yapması, bir şeyleri tartışmaya açması; konuların sadece oturum esnasında değil çay aralarında da konuşulmaya devam edilmesi, her çay arasında farklı bir çalışanla konuşmak ve alanın farklı bir yüzünü tanımak oldukça tatmin ediciydi. Mesleki uygulamanın yurt dışındaki örnekleri hakkında fikir sahibi olmak, burada yapılan/yapılmaya çalışanlarla karşılaştırmak; ilerisi hakkında ufuk açıcı bir deneyimdi benim için. ‘Neler yapabiliriz’i düşündürme açısından önemliydi.  Aynı ülke sınırlarındaki mesleki eğitim, yorumlama farklılıklarımızın yanı sıra aynı zamanda ülkelerin farklılığı ve aslında tüm bu farklılıklardaki tek kesişim kümesinin ‘sosyal hizmet’ olması; ‘çalıştay’ kelimesinin anlamını karşılıyordu bence.

Sözünü ettiklerimin yanı sıra, alanda çalışan bu kadar çok insanın olduğu yerde, henüz stajyer olan kendimi, biraz yetersiz hissedip üzülmeme neden oldu. Ancak öğrenmem gereken şeylerin çokluğu, yapmam gerekenlerin fazlalığı karşısındaki düşüncem; kabuğumu kırmanın tam zamanı olduğuydu.  

Katılımcıların büyük çoğunluğunu tanımıyor olsam da bir o kadar kendimi rahat ve açık hissettim. Hatta ilk kez bir etkinlikte hiç çekinmeden ve tereddütte düşmeden soru sordum, başlık da buradan geliyor aslında. Yetersizliğim normalde çekingenlikle son bulurdu ancak bu Çalıştay’ı benim için özel kılan, kendi kabuğuma çekilmeyip, onu kırma gücünü bulmamı sağlamasıydı. Kendimce bir başarı elde ettiğim için Ankara’ya içim daha rahat döndüm diyebilirim.

Bu sebeple Çalıştay’ı düzenleyenlere, çeşitli kurumlardan gelip bizimle deneyimlerini paylaşan sosyal hizmet uzmanlarına, çok uzun yollardan gelip bize kendi ülkelerindeki sosyal hizmet uygulamasını özenle anlatanlara ve katkı sunan tüm katılımcılara teşekkür ederim. 

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.