Yaşam / Spor

2018’de spor ve spor medyasında cinsiyetçi dil

Çarşamba, 2 Ocak 2019

2018’de dünya ve Türkiye’de spor ve spor medyasında cinsiyetçi dili ve bu dile karşı mücadeleyi derledik.

Cinsiyetçi dil, ırkçılık, homofobi, türcülük vs. sadece sporda değil, politikadan sanata, eğitimden günlük yaşama kadar hayatın her alanında karşılaştığımız temel insan haklarına aykırı yaklaşımlardan sadece birkaçı.

Ancak bu yaklaşımlar, başta futbol olmak üzere erkek egemenliği altında olan veya böyle olduğu yanılgısına düşülen (aslında tüm problem de buradan kaynaklanıyor) çeşitli sporlarda daha sık karşımıza çıkıyor. Ötekileştirici tutum ve davranış yer yer Avrupa spor ve spor medyasında da kendini gösterse de bu durumla Türkiye sporunda ve spor medyasında daha sık karşılaşıyoruz.

Tabii ki ayrımcılığa karşı çaba harcayan çeşitli spor federasyonları, spor kulüpleri, aktivistler ve sivil toplum kuruluşlarının varlığından söz etmek de mümkün. Gündelik hayatın yanı sıra spordaki homofobi ve cinsiyetçi dille de mücadele eden çalışmalar yapan kuruluşlara dünyadan Stonewall, Türkiye’den ise Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’ni örnek verebiliriz.

Bu bağlamda, 2018 yılı içerisinde spor ve spor medyasındaki cinsiyetçi söylemler ile bunlara karşı yapılan farkındalık etkinliklerinden öne çıkanları derledik.

Stonewall’ın ‘’Gökkuşağı Bağcıkları’’ kampanyasına İngiltere Premier Ligi’nden destek

Fotoğraf: Skysports

2018 yılında İngiltere Premier Ligi, Stonewall’ın çağrısına uyarak LGBTİ+ haklarıyla ilgili farkındalık yaratacak çalışmalarda bulundu.

Dünyanın en köklü ve prestijli futbol liglerinden biri olan İngiltere Premier Lig’de ‘’Bu “Herkesin Oyunu” sloganıyla, ligin 14 ve 15. Haftasında oynanan maçlarda LGBTİ+ bireylere destek olmak ve farkındalık yaratmak amacıyla “Stonewall Rainbow Laces (Stonewall Gökkuşağı Bağcıkları)” kampanyası kapsamında bir dizi etkinlik gerçekleştirildi.

1-5 Aralık tarihleri arasında oynanan maçlarda, futbolcular maçlar esnasında, kampanyaya ismini de veren gökkuşağı renklerinden oluşan ayakkabı bağcıkları ve kaptanlık pazı bantları kullanırken kulüpler de maç öncesi düzenledikleri etkinlikler ve stadyum içerisindeki reklam panolarından LGBTİ+ bireylere karşı farkındalık içeren mesajlar yayınlayıp hafta boyunca sosyal medya hesaplarında kullandıkları kulüp logolarına gökkuşağı desenleri ekledi.

Amerika Açık’ta cinsiyetçilik tartışması

Amerika Açık Tenis Turnuvası'nda Fransız tenisçi Alize Cornet'in maç esnasında üstünü değiştirmek için tişörtünü çıkarması kural ihlali sayıldı.

Fransız tenisçi Alize Cornet’in Amerika Açık Tenis Turnuvası kapsamında New York’ta yaklaşık 35 derece sıcağın altında Johanna Larsson ile yaptığı maç esnasında ekstra mola alarak üzerini değiştirmesi maçın hakemi tarafından kural ihlali olarak değerlendirildi.

Bu kararın ardından sporda cinsiyetçilik tartışmaları yeniden başladı. Bazı izleyiciler, erkeklerin karşılaşmalarda sık sık yaptığı bir eylemin, kadın bir sporcu tarafından yapıldığında kural ihlali sayılmasının ikiyüzlülük ve kabul edilemez olduğu eleştirisinde bulundu.

Cornet’e ilk destek Britanya tenisinin 1 numarası konumunda bulunan ünlü tenisçi Andy Murry’nin annesinden geldi. Judy Murray, Twitter hesabından paylaştığı mesajda erkeklerin üzerini tenis kortunda değiştirebildiğini ancak Cornet'in hareketinin sportmenlik dışı hareket olduğu gerekçesiyle kural ihlali sayılmasına duyduğu şaşkınlığı dile getirdi.

Kadın futbolcuya sözlü taciz

63.'sü düzenlenen Ballon d'Or, Fransa'nın başkenti Paris'te sahibini buldu. Ancak her yıl Ballon d'Or ödülünü alan futbolcunun kim olduğu ve bu ödülü hakkedip etmediği tartışılırken bu sene tartışmaların odak noktası farklı oldu. Zira yılın en iyi futbolcusuna verilen ve bu yıl kadın oyunculara da verilmeye başlanan Altıntop Ödülünü alan Norveçli futbolcu Ada Hegerberg, kariyerinin bu en anlamlı gününde Fransız DJ Martin Solveig'in sözlü tacizine uğradı.

Solveig, ödülü almak üzere sahneye gelen Hegerberg’e “kalça dansı” olarak bilinen “twerk” dansını sahnede yapıp yapamayacağını sordu. Salonda soğuk rüzgârlar estiren Solveig’in bu cinsiyetçi sorusunun ardından Hegerberg “hayır” yanıtını vererek sahneyi terk etti.

Televizyonlardan canlı yayınlanan programda, sözlü tacizinin ardından binlerce kişi sosyal ve ana akım medyada Martin Solveig'e tepki gösterdi. Tepkilerin odağı haline gelen ünlü Fransız DJ Martin Solveig, Twitter hesabından bir video paylaşarak özür diledi.

Yaptığının “şaka” olduğunu öne süren Solveig, “Bu durum İngilizcem ve İngiliz kültür seviyemdeki bozukluktan kaynaklanıyor ki yeterli olmadığı da açıkça görülüyor. Beni 20 yıldır takip edenler benim ne kadar saygılı olduğumu iyi bilirler, özellikle de kadınlara karşı” ifadelerini kullandı.

“Her genç kızın başına gelebilecek şeyler”

2018 yılı içerisinde Avrupa sporunda ve spor medyasında öne çıkanlar bunlar olurken son bir yıl içerisinde Türkiye’de yaşananlar ise hiç iç açıcı değildi.

Öyle ki, Almanya’nın Dünya Kupası’nda Güney Kore’ye mağlup olarak turnuvaya veda etmesini “her genç kızın başına gelebilecek olaylar” olarak yorumlayan muhabirden, galibiyeti stadyumda kına gecesi müziği çalıp metaforik bir “gerdeğe girme” mizanseni yaparak kutlayan spor kulübüne kadar birçok cinsiyetçi söyleme tanıklık ettik.

İşte 2018 yılında Türkiye sporu ve spor medyasında öne çıkan cinsiyetçi söylem olayları:

Trabzonspor teknik direktörü Ünal Karaman’dan cinsiyetçi söylem: ‘’Ev hanımısınız, mantı yapabilir misiniz?’’

Trabzonspor teknik direktörü Ünal Karaman, 12 Aralık Çarşamba günü, hafta sonu oynanacak olan Beşiktaş maçı öncesinde Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde basın toplantısı düzenledi. Burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Karaman, mağlup olunan maçlar sonrasında hakem eleştirilerinde bulunan teknik direktörlerin ligin gidişatına etkisi konusunda kendisinin görüşlerini almak isteyen bir kadın muhabire, “Bir hocaya çok iyi bir kadro veriyorsun. Ev hanımısınız, kıyma vermiyorlar soğan vermiyorlar diyorlar ki mantı yap. Yapabilir misin? İnşallah bir gün yaparsın da yeriz” şeklinde cinsiyetçi bir cevap verdi.

Bu söylem sonrası Ünal Karaman herhangi bir özür mesajı yayınlamadı.

Bir cinsiyetçi söylem de A Spor muhabirinden: “Her genç kızın başına gelebilecek şeyler”

2018’de Türkiye sporunda ve spor medyasında yapılan bir diğer cinsiyetçi söylem de A Spor Muhabiri Rahmi Turan’dan geldi.

Almanya'nın Dünya Kupası'ndan elenmesine dair konuşan Rahmi Turan'ın “Her genç kızın başına gelebilecekler Alman milli takımının da başına geldi” şeklindeki cinsiyetçi söylemi özellikle sosyal medyada büyük tepki topladı.

Almanya’nın, Rusya’da düzenlenen 2018 FIFA Dünya Kupası’nda, F Grubunun son maçında Güney Kore’ye 2-1 mağlup olarak turnuvaya grup aşamasında veda etmesi üzerine A Spor muhabiri Rahmi Turan, Alman basınının ve Alman taraftarların tepkisini aktarmak için Almanya’dan canlı yayına bağlandı. Almanya'nın dünya futbolundaki başarılı günlerinin sonuna geldiğini değinen Turan, “her genç kızın başına gelebilecekler Alman milli takımının da başına geldi ve böylece hayal kırıklığı içinde ülkelerine geri dönecekler. Onları burada maalesef çok kızgın bir taraftar grubu bekliyor” ifadelerini kullandı. Turan’ın bu cinsiyetçi cümleleri tepki toplasa da Rahmi Turan ve A Spor kanalı herhangi bir özür mesajı yayınlanmadı.

Beşiktaş tribünlerinden ‘metaforik’ gerdeğe girme mizanseni

2 Aralık 2018 tarihinde Beşiktaş ile Galatasaray arasına oynanan ve Beşiktaş’ın 1-0 kazandığı maç sonrası Vodafone Park Stadyumu hoparlörlerinden kına gecesi müziği çalındı. Beşiktaş taraftarı da bu müziğe eşlik etti ve Galatasaray’ın maçtan bir önceki gün kendi sahasında taraftarının yoğun katılımıyla gerçekleşen antrenmanına atfen metaforik bir gerdeğe girme mizanseni yaratıldı.

Olaya en büyük tepki ise Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nden geldi. Dernek, bu olay üzerine bir açıklama yayınlayarak “Tüm kulüplere ‘Artık yeter’ diyoruz! Ürettiğiniz şiddeti saçma, trajikomik veya ‘ergence’ bulmuyoruz” dedi:

“’Alt tarafı şarkı, alt tarafı slogan’ demiyoruz. Bu algı ve tribünlerde gitgide yayılan taraftar kültürünün, kadınların öldürülmesine, kaçırılmasına, taciz ve tecavüze maruz bırakılmasına, kınalı düğünlü erken evliliklere, aşağıladığınız tüm kimliklere yönelik şiddetin onlarca kat artmasına sebep olduğunu iyi biliyoruz.

“Biz sporu ve futbolu seviyoruz. Futboldaki bu dil sadece kadınlara değil, camiaya hizmet eden kadın ve erkek sporculara, futbolun yaygınlaşmasını misyon edinmiş spor kulüplerine ve yönetimlerine, yıllarca maçlarda bu küfür ve hakaretleri duyarak büyüyen çocuklara, hepimize zarar veriyor. Bu tezahüratlar maçlarda binlerce kişi tarafından söylenerek yayılıyor ve yeniden üretiliyor. Bu dil, kadınlara karşı şiddeti önemsizleştiriyor, hoş görüyor ve meşrulaştırıyor.”

“Futbol kız gibi oynanacak bir oyun değildir’’

2018 yılındaki cinsiyetçi söylemlerden birini de spor yorumcusu Rıdvan Dilmen yaptı. 23 Eylül’de Teleset Mobilya Akhisarspor ile Galatasaray arasında oynanan ve Akhisarspor’un 3-0’lık galibiyetiyle sonuçlanan maçı yorumlayan Dilmen, maçtaki bir pozisyonu değerlendirirken, rakibin müdahalesi sonucu yerde kalan oyuncunun kendisini kolay bir şekilde yere bıraktığını ima ederek “futbol kız gibi oynanacak oyun değildir” benzetmesini yaptı. Bu cinsiyetçi benzetme sonrası Rıdvan Dilmen’e sosyal medyada yoğun tepki gösterildi.

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nden ‘’Futbolda Cinsel Şiddet ve Cinsiyet Ayrımcılığı’’ Kitabı

2018 yılında Türkiye’de sporda ve spor medyasında tüm bunlar olurken, bu sorunlar karışısında sessiz kalmayan ve bunları ortadan kaldırmak için çalışmalar yürüten sivil toplum örgütleri de vardı. Bunlardan biri Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği oldu.

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği yıl içerisinde, tüm bu ötekileştirici politikalara ve cinsiyetçi söylemlere karşı geliştirilecek çözümlerin yer aldığı bir kitap yayımladı.

'Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği' 13-14 Mayıs 2017 tarihlerinde, Heinrich Böll Stiftung Derneği’nin ana sponsorluğu, Kadınlar için Spor ve Fiziksel Aktivite Derneği (KASFAD) ile Kadir Has Üniversitesi Spor Çalışmaları Merkezi’nin de desteğiyle düzenlediği  ve Türkiye'de futbol alanında cinsel şiddet ve cinsiyet ayrımcılığını konu edinen disiplinler arası çalışmalardan biri olan 'Futbolda Cinsel Şiddet ve Cinsiyet Ayrımcılığı Sempozyumu'nun kitabını yayımladı.

Sempozyumda spor ortamlarındaki kadınların, çocukların, engellilerin ve LGBTİ+ bireylerin maruz kaldıkları cinsel şiddet, cinsel istismar ve ayrımcılık gibi konular ele alınmış, konuyla ilgili gelen talepler ve bu sorunları gidermek için üretilebilecek çözümler konuşulmuştu.

Kitapta, bu iki günlük sempozyumda gerçekleşen oturumlardaki tartışmalar, konu uzmanlarının sunumları, atölye içerikleri ile sonuç raporları ve derneğin bu alanda yürüttüğü bazı davalar ve savunuculuk çalışmaları yer alıyor. Ayrıca spor ve futbol alanında çalışan akademisyen, avukat, psikolog, gazeteci ve STÖ'lerin konuşmalarının yanı sıra, sempozyum boyunca futboldaki şiddet ve cinsiyetçi söylemlerin kırılması ve alternatif oluşturulması için gerçekleştirilen atölyelerinin çıktılarına da yer verildi.

Kitaba buraya tıklayarak online olarak erişebileceğiniz gibi bilgi.csmd@gmail.com adresine  iletişim bilgilerinizi ve bu alanla ilişkinizi içeren bir mail atarak basılı olarak de erişebilirsiniz.