Medya

“Futbol erkek oyunudur bizde sadece hakemler ibnedir”

Pazartesi, 21 Ocak 2019

Sosyal medyanın homofobik ve transfobik nefret söylemi dosyasının Aralık ayı başlıkları “spor”, “ağ sayfası”, “doğrulama platformu” ve “şiddet” sahalarından derlendi.

Sosyal medya ortamları ile internet yayıncılığında cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet ifadesi ile LGBTİ (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks) varoluşlara yönelik ayrımcı yaklaşım, homofobik ve transfobik nefret söylemi içeren haber ve yorumları ele aldığımız Aralık (2018) ayı dosyamızı dört “başlık” altında derledik: “Futbol erkek oyunudur bizde sadece hakemler ibnedir”, “eşcinsellik yasaklansın kampanyası”, “LGBTİ masum gibi gösteriliyor, tedavi olmaları lazım” ve “Eşcinsel ilişki için gitti, hayatının şokunu yaşadı”.

“Futbol erkek oyunudur bizde sadece hakemler ibnedir”

kaosGL.org’un “Yeşil sahalarda gökkuşağı” haberini aktaran BirGün gazetesinin twitter paylaşımına, “profesyonel futbol”lu bir haber/mesaja sadece bir tek homofobik nefret söylemi gelirken; aynı haberi aktaran T24’ün “Premier Lig'de LGBTİ farkındalığı” haberinin twitter paylaşımına ise bir takipçi, “Korner atışlarında ceza sahasında ki ikili mücadeleler çok çetin geçecek artık demek ki” yorumu düşerken, bir başka takipçi hiç uzatmadan geleneksel seksist ve homofobik söylem ile karşıladı: “o kadar da ibneliğe ne gerek var aq ya. bu resmen eşcinselliğe özendirmek reklamını yapmak”

BBC Türkçe, “Brezilyalı eski profesyonel futbolcu Douglas Braga: "Eşcinsel olduğum için futbolu bırakmak zorunda kaldım"” başlıklı spor haberini twitter hesabında paylaştığında gene bir tek yorumda, “futbolun bu sapıklardan da temizlenmesi lazım” nefret söylemi ile karşılanırken, aynı haberin facebook hesabında paylaşımında ise takipçilerin coştuğu görüldü.

BBC Türkçe’nin facebook takipçilerinden biri, profesyonel futbolcunun eşcinsel olduğu için futbolu bırakmak zorunda kaldığı haberine, “Eşcinselliğe saldıranlarda homofobik olmak ruhsal bir rahatsızlıktır ve bozukluktur.” iddiasıyla tepki gösterirken, bir başka takipçi “yemişim ben o psikolojiyi , ben onu bunu bilmem islam oncesi Türk Töresi gayet nettir , her turlu cinsel sapıklık ibnelik ve zinanın cezası ölümdür ..” karşılığı ile kestirip atıyor. Ardından dâhil olan takipçilerin “hastalık mı değil mi, bilim mi din mi” karşılıklı atışma ve tartışmaları “alay etme, komik bulma, karikatürize etme ve ciddiye almama” yaklaşımlarıyla seyrediyor. Alt grup arasındaki homofobik atışma, gruba bir kadın takipçinin de katılmasıyla hemen cinsiyetçi sataşmaya dönüşüyor.

“Futbol erkek oyunudur bizde sadece hakemler ibnedir” yorumu da “cinsiyetçi” tepkisi alsa da BBC Türkçe facebook takipçisi erkekler arasında çok fazla ilgi görüyor ve “top” çevirmeyi seven erkekler arası eğlenceyi beraberinde getiriyor: “Hakemle cilvelesir sonra”, “Götcü”, “senin de o sahada ki topdan farkın yok ama neyse.. !:)!”, “Topun topla temas sorunsalı”.

“Eşcinselleri “top” olarak gören kendinden emin erkekler de bilir aslında o “top”ların da “top” ile oynayabileceklerini.” diyelim ve on sene öncesinden bir hatırlatma yapalım:

“Futbol topu ile eşcinselin benzerliğindeki form, ortalama kültürel yüklemeden ibaret olsa gerek. Yoksa, malumdur, önemli olan, yüklemenin ideolojik olduğudur. İdeolojik olduğunu, kültürel yaratıcılığı oranında argo savuran ile küfredenlerin bilmesi gerekmez! Erkekliğin kalelerinden biri olan futbol, eşcinsel erkekleri “ibne” diye damgalar, hakaret eder, değersizleştirir. Topun havalandığı her alandan eşcinseli dışarı atanlar, kendi etraflarındaki çemberin içinde güvendedirler artık.”

EkşiSözlük: “eşcinsellik yasaklansın kampanyası”

Nefret söylemi üretme, yayma ve teşvik etmede iktidarın “yaygın medya organ”ı halini almış olan Yeni Akit’ten bir “manşet” değil bu, Aralık ayında EkşiSözlük’te açılmış “başlık”lardan biri.

Sitede, “eşcinsellik yasaklansın kampanyası” başlığına gelen ilk “entry”, “bi bitmediniz absürd başlıkçılar” oldu: “gün geçmiyor ki ekşi sözlük başlıkları 1 gram daha iğrençleşmesin. gerçekten mi yani, hayattan istediğin bu mu? benim daha güzel bir fikrim var: (bkz: ekşi sözlükte başlık açmak için iq altsınırı koyulması) veya daha güzeli (bkz: engelle butonu)”

Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu’nun haberine (aşağıda) göndermede bulunan bir diğer “sözlük” yazarı “nick” ise söz konusu “başlık”a tepkisinin “ironik” olduğunu ekleyerek, homofobik nefret söylemine dikkat çekiyor: “bu arada ıq 80- bireyler için yukarıdaki yazı ironi içermekte olup ekşi sözlük yönetimine açık çağrımdır. ben homofobik ve nefret söylemi yapan bir yaratıkla aynı ortamda bulunmak istemiyorum. lütfen sitenin kullanıcı politikasını ona göre düzenleyin.”

“Başlık”a karşı entry’lerden biri, “bir de şikayette bulunun çünkü bu bir görüş değil alenen nefret suçudur.” diyerek “tartışma”da asıl noktanın altını çizerken, “bir an nabız tutmak için mi açıldı diye sordurtmuş olan başlık.” entry’si, devam ediyor: “yoksa aklı başında bir insanın bunu düşünmesi mümkün değil. haa, düşünüp de yazdı desek açıktan nefret söylemi. kendisine sorsan der ki "ifade özgürlüğümü kullanıyorum" ama eşcinselliği sadece erkeklik üzerinden bilebilen bir kişi için ne beyhude çaba bunları yazıyor olmamız.”

EkşiSözlük’te açılan “eşcinsellik yasaklansın kampanyası” başlığına gelen sınırlı sayıda destek entry’lerinde ise “doğuştan” mı, “sonradan” mı kafa karışıklığı ile “çözüm”ün “islam”da mı yoksa “doğal seçilim”de mi olduğuna yönelik kararsızlık dikkat çekiyor.

“+1 ile destek veriyorum. doğuştan olanlar müstesna! zevk için erkek erkeğe ilişkiye girenlerin islamdaki cezası ölümdür.”

“aleni bir şekilde destekliyorum; lan olum erkek erkeğe napıyorsunuz lan siz ? mal mısınız manyak mısınız ? bi de bunu askerlikten kaçmak için kullanıyorlar düşünsene 20 tane hekim albayın önünde ben vurdurdum diyorsun iğrençsiniz umarım doğal seçilim sizi de yok eder iğrenç insanımsılar...”

“destekliyorum. eşcinsellik bütün dinlerde sapkınlıktır. bununla ilmi mücadele şarttır. anlatılması lazım bu bir hastalık değil. bu sapkınlığı tercihtir. alalhın lanet ettiği bir fiili bir insanın yapması çok çirkin. kadın ve erkek birbirine helal kılınmıştır.”

“sonuna kadar desteklediğim kampanyadır.müslüman bir toplumda eşcinsellikten daha gereksiz ve sapıkca bir şey göremiyorum.”

EkşiSözlük’te, homofobik ve ayrımcı nefret çağrısı yapan “başlık”a karşı entry’lerden bazıları, “halkı kin, düşmanlık ve suça teşvik eden başlıktır” tanımı yapıyor ve TCK’nın ilgili maddesini hatırlatıyor.

“gerici-faşist ve homofobik bir kampanyadır. eşcinsellere yönelik her türlü ayrımcılık, bir insanlık suçu olup, anayasa'ya da aykırıdır. kimse kimseyi cinsel yönelimlerinden dolayı mevcut haklarından mahrum edemez, o kişiye yasak koyamaz. eşcinsellik değil, ama ırkçılık ve yobazlık ile birlikte homofobi de yasaklanmalı, net tanımları yapılarak ciddi cezai yaptırımları olan bir suç haline getirilmelidir.”

“en azından sözlükten uçurulması gerektiğini düşündüğüm yazarın kampanyasıdır. yalan yanlış bilgiler ile sözlüğü çöplüğe çeviriyor. tabi bir de halkı kin ve düşmanlığa yönlendiriyor.”

“ama kabahat sizde degil, uc kurus para icin 45 iq ile uretilmis goruslerinizi milyonlara duyurmaniza yardim ve yataklik eden platformda.”

“LGBTİ masum gibi gösteriliyor, tedavi olmaları lazım”

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEU) İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü, Mantık Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu’nun, 22 Kasım 2018 tarihinde İzmir Güzelbahçe Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Peygamberimiz ve Gençlik” etkinliğinde yaptığı konuşma, nefret söylemi üreten cinsiyet ayrımcı ifadelerden ötürü, Aralık ayının başında Cumhuriyet gazetesi ile gündeme taşındı.

Güzelbahçe İlçe Müftülüğünce düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada ifade ettiği söylenen “Kızlar âdet olur, âdet olmak bir hastalıktır ve mutlaka tedavi olmaları gerekir.” sözlerini, ilahiyatçı Emiroğlu, “söylemediğim sözden dolayı hakkımda olmadık haberler çıktı” diyerek sarf etmediği açıklaması yaptı.

“Peygamberimiz ve Gençlik” konuşmasının ses kaydını yayınlayan “internet doğrulama platformu” teyit.org sitesi, kayıtla birlikte “konuşmanın tamamı dinlendiğinde Emiroğlu’nun adetin tedavi edilmesi gerektiğini söylediği iddiasının doğru olmadığı görülüyor. Adet dönemine ilişkin ise hijyenik bazı hastalıklar şeklinde bir ifadede bulunuyor.” paylaşımı yaptı.

Emiroğlu’nun konuşmasında, “kızlar âdet olur, âdet olmak bir hastalıktır ve mutlaka tedavi olmaları gerekir.” demediğini belirten teyit.org, yetinmeyerek devam ediyor ve ayrıca vurguluyor: “Konuşmanın tamamı dinlendiğinde Emiroğlu’nun adetin tedavi edilmesi gerektiğini söylediği iddiasının doğru olmadığı görülüyor.”

Konuşmayı dinlemeye devam eden teyit.org, sıra “LGBTİ masum gibi gösteriliyor, tedavi olmaları lazım.” iddiasına geldiğinde, “Emiroğlu’nun konuşması sırasında Lezbiyen Gey Biseksüel Trans İnterseksüel (LGBTİ) bireyler hakkında yorumda bulunduğu görülebiliyor.” aktarımı yapıyor.

“Konuşma sırasında Emiroğlu’nun LPGTİ olarak ifade ettiği gençlerin çok erken uyarılmasının da bir sorun olabileceği, gençlerin bu tür duyguları çok hızlı yaşadığı için cinsel dönüşümler yaşayabildiği belirtiliyor.” diye Emiroğlu’nun söylediklerini paylaşan teyit.org’un bu kez nedense devam edip, “tedavi”den bahsettiği bölümü ayrıca paylaşma ve “doğrulama” gereği duymadığı “görülüyor”.

teyit.org’un twitter paylaşımına yorum düşen bir takipçi ise “gördüğünü” şöyle paylaşmış: “TEYİT ifadeleri yumuşatmak için herşeyi yapmış. Evet LGBTİ hastalık demiş, 15 yaşında evliliği örneklerle savunmuş, 1. sınıftaki torunu üzerinden ergenlik yaşı düştü demiş, ve diğerleri... Demediği tek şey regl hastalıktır.”

Haberi Cumhuriyet kaynaklı paylaşan ve “söylemediğim sözden dolayı hakkımda olmadık haberler çıktı, yargısız infaz yapılarak linç edildim” açıklaması üzerine, “Prof. Emiroğlu ve okurlarından” özür dileyen T24’ün twitter paylaşımında düşülen yorumlar seksist ifadelerle akarken, cinsiyetçilikle karşılıklı birbirini besleyen ve yeniden üreten homofobik söylemli mesajlar da karışıyor:

“Bunu diyen latent gey olabilir mi? Kadın düşmanlığıyla pedofiliyi iyi harmanlamış. Ancak keşke açıkça eşcinsel olduğunu söylese, daha ahlâklı bir seçim olurdu. Sapıklığa kılıf olarak dini kullanan ruh hastaları...”

“LGBT ibneleri(kendilerine böyle diyorlar)için tamam da adet için nasıl böyle bir şey diyebilmiş... Umarım yanlış anlaşılmıştır.”

“Eşcinsel ilişki için gitti, hayatının şokunu yaşadı”

Aralık ayından bir başka gelişmeden, İHA’nın Mersin menşeli “Eşcinselleri bıçaklayıp gasp ettiler” haberi sadece MersinTarsus gibi Çukurova yerel basını ile sınırlı kalmayıp, MalatyaSivasErzurum yerel basınından ulusal basına kadar yayıldı.

Homofobik saldırı haberini “Eşcinsel nefreti: 4 yaralı” başlığı ile veren Cumhuriyet gazetesinin twitter paylaşımı, “Escinsellere aşırilik yapanları 7/24 izlesek bu arkadaslarin escinsel oldugunu goruruz , kendilerini topluma ve kendilerine ispat icin bu nefret showunu yapiyorlar.” ve “Aramizda serbestce dolasan caniler vardir. Lutfen birbirinizi her daim uyarin.” yorumları alırken, facebook paylaşımına yapılan bir yorum gene aynı yaklaşımla “Sağlıklı bir erkek eşcinsel bireylere saldırmaz. Saldırıyorsa götü bokludur” derken, aldığı cevap, “sen ne saçmalıyorsun sen ipnelerimi savunuyon bu kadar güzel bayan varken erkeklerin birbirini becermesini dogrumu boluyon sen” oluyor.

Mynet ise İHA kaynaklı haberi “Eşcinsel ilişki için gitti, hayatının şokunu yaşadı” başlığı ile verirken, bir takipçisinden “ben barbar degilim ama niyeyse uzulmedim iyiki olmusta demedim ama vallahi üzülmedim” mesajı aldı.

Eşit Haklar, Mersin’deki homofobik saldırı haberini twitter hesabında, “Darp "gerekçesi" olarak eşcinsellerden nefret ettiğini söyleyenlere karşı savcılık iddianamesinde nefret saiki ibaresi yer alarak bu suç bir nefret suçu olarak tanımlanacak mıdır?” notu ile paylaşırken, TCK’da yapılan “ayrımcılık ve nefret suçu” düzenlemesini hatırlattı.

Kaos GL’den aylık nefret söylemi takibi

Kaos GL, sosyal medya ortamları ile internet yayıncılığında cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet ifadesi ile LGBTİ varoluşlara yönelik ayrımcı yaklaşım, homofobik ve transfobik söylem içeren haber ve gelişmeleri takibe alıyor.

Böylece Kaos GL, internet yayıncılığında dikkat çeken, sosyal medya ortamlarında öne çıkan Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks (LGBTİ) odaklı homofobik ve transfobik nefret söylemi üreten ve yayan haberler ile mesajların aylık takibini ve irdelemesel kaydını tutuyor olacak.

Ayrımcı, ırkçı, homofobik, transfobik unsurlar taşıyan ifadelere nefret söylemi denilmektedir. Bir gruba ya da o gruba üyeliği nedeniyle bir kişiye yönelik düşmanlıktan kaynaklanan ve o gruba yönelik düşmanlığı gösteren veya cesaretlendiren ifade biçimleridir. Nefret söylemi, nefret suçuna teşvik ya da eşlik edebileceği için, bu iki kavram birbiriyle bağlantılıdır.

Nefret söylemi, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tavsiye kararında, “nefret biçimlerini yayan, teşvik eden, savunan ya da haklı gösteren her tür ifade biçimi” olarak tanımlanıyor.

Sosyal Psikolog, Porf. Dr. Melek Göregenli, nefret söyleminin kurulmasında ve yaygınlaştırılmasında en etkili araçlardan birinin medya olduğuna dikkat çekiyor:

“Medya, dünyada ve ülkemizde nefret suçlarına yol açan ayrımcılığı oluşturan ve besleyen kalıpyargıların, önyargıların kısaca nefret söyleminin kurulmasında ve yaygınlaştırılmasında en etkili aracılardan biridir. Medyanın nefret suçları kapsamında ele alınabilecek eylemleri haberleştirme, kullanılan dil ve mağdurları ya da olayı sunma şekli, eylemi meşrulaştırmaya ve suçun altında yatan ayrımcılığı gizlemeye yol açabilir; sıklıkla böyle olmaktadır. Örneğin, Türkiye’de bütünüyle nefret suçları kapsamında görülmesi gereken eşcinsellere, travesti ve transseksüellere yönelik saldırılar, genellikle mağdurların yarattığı tahrik sonucunda oluşan eylemler gibi sunulmaktadır. Açık bir saldırı ve çoğunlukla cinayete varan ya da bizim ülkemizde ancak ölümle sonuçlandığında ‘haber’ değeri taşıyabilen suçlar, mağdurların çıkardıkları ‘olaylar’ sonucunda gerçekleşmiş, ‘doğal’ sonuçlar olarak ele alınmaktadır. Genellikle mağdurlar, faillerin ‘hassasiyetlerine’ dokunur ve cezalarını bulurlar; oysa failin hassasiyetinin tek kaynağı ayrımcılık ideolojileridir. Bu yaklaşım, sadece şiddeti meşrulaştırmakla kalmaz, aynı zamanda kendini ifade etme ve gerçekleştirme hakkının, bir toplumda kimlere ait bir ayrıcalık olduğunu da tarif eder; bu doğrudan herkesin sadece insan olmak bakımından eşit olduğu ön kabulüne dayanan çoğunu bizim de kabul ettiğimiz evrensel hukuk normlarının çiğnenmesi anlamına gelir.”

Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks (LGBTİ) terimleri ile tanımlarını, LGBTİ’lere yönelik ayrımcılık ideolojileri ve anlamlarını, insan hakları ve ayrımcılıkla ilgili terimler ve tanımlarını ve daha fazlasını, Kaos GL Derneğince yayınlanmış “LGBTİ Hakkında Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları” kitapçığında bulabilirsiniz.

Not: Bu dizide, internet ortamı ile sosyal medyadan yapılan alıntıların yazım hatalarına dokunulmuyor; olduğu gibi alınıyor.

İlgili bağlantılar

KASIM - “Haber başlığına bak. Nefret söylemi diyor”

EKİM - “Nefret söylemine maruz kalıyorlarmış. İbnelerden nefret ediyoruz, var mı ötesi”

EYLÜL - “Ne diyon lan sen değişik”

AĞUSTOS - bitmedi daha sürüyor o kavga: “cinsiyet kabul etmeyen, herhangi bir cinsiyeti olduğunu söylemeyen…”

TEMMUZ - İşten atma gerekçesi: Eşcinsel ilişki…

HAZİRAN - Özgürlük ve eşitlik olmadan 3’ün 1’i yetmez!

MAYIS - “Hâlâ milletin kaşıyla gözüyle uğraşıyorlar!”

NİSAN - “Cinsel haklar ahlaksızlığı teşvik etmez; heteroseksist ahlaka karşıdır”

MART - “İnsanların cinsiyet seçimi kimseyi ilgilendirmez!”

ŞUBAT - Sağlık, Anayasal haktır!

OCAK - “Kahrol düşman al sana bomba ayol”