Kültür Sanat

“Ahlak anlayışı, evrensel özgürlük bilinciyle örtüşmüyor”

Cuma, 25 Ocak 2019
Haber:

Oyuncu Sibel Gökçe, Altın Portakal’da ödül alan “Olgun Portakal” oyununu, yol arkadaşını, Amerika’dan dönüş hikayesini kaosGL.org’a anlattı.

Gazetecilik mesleğine ilk adım attığım günlerde Sibel Gökçe’nin söylediği “Keşfedilmeyi bekleme kapıları kendin çal” cümlesi hem kariyerimin dönüm noktası hem de kulağımda bir küpe olarak kaldı. Kısa süre önce telefonda sohbet ettiğimizde Olgun Portakal tiyatrosunun 3. sezona başlayacağını belirtmişti ve bunun üzerine yeni bir söyleşi hazırlamak istediğimi belirttim sevgili Sibel Gökçe’ye, beni hiç kırmadan bu isteğimi kabul etti.

Sohbetimize özenle hazırladığım sorulara içten ve samimi cevaplar veren sanatçının meğer kariyerindeki savaşçı ruhu dünyaya geldiği günden beri devam ediyormuş. Yaşadığı travmadan sonra Amerika’ya gitme hikayesi, erkek şiddetine verdiği cevabı, yol arkadaşını belirlemesi ve hayranlarına gönderdiği mesajla “Amazon Kadını Sibel Gökçe” karşınızda!

Merhabalar, öncelikle nasılsınız? Hayırlı olsun “Olgun Portakal” tiyatrosu 3. sezonuna başladı. İzleyicin zevkle takip ettiği “Olgun Portakal” tiyatrosunun ana konusunu anlatır mısınız?

Selam sevgili Murat. Evet, bu üçüncü sezonumuz gönül ister ki hiç durmadan çalışalım her gün bir ilimizde belediyenin bize tahsis ettiği salonlarda, gülümsemeye ihtiyacı olan halkla buluşalım. Malum ülke şartları ve bitmeyen seçimler hep bir sonraki duruma yönlendiriyor… Allah hepimizin yardımcısı olsun! Oyuna girdiğimiz andan itibaren kahkahaya boğuyoruz seyirci ayakta alkışlıyorlar bizi. Konusu yeni evlenecek çiftin balayı odasında geçen trajikomik bir hikaye.

“Olgun Portakal” tiyatrosunun kadrosunda kimler yer alıyor?

Kadromuz gerçekten çok güzel ve her biri birbirinden basarili oyunculardan oluşuyor. Tiyatromuzun kurucusu Nami Esatgil, Murat Parasayar, İpek Tanrıyar, Deniz Salman, Kalust Şalcıoğlu, Efsane Geçen ve tabii ki ben deniz Sibel Gökçe.

“Olgun Portakal” tiyatrosu Türkiye turnesine çıkacak mı? Eğer turneye çıkacaksanız hangi şehirlere gitmeyi düşünüyorsunuz?

Turne olsa da çıksak! Belki şu seçimlerden sonra canlanır, malum, belediyenin tahsis ettiği salonlarda oynuyoruz ağırlıklı olarak… Gişeye girmek bu zamanda biraz riskli özellikle Bursa, İzmir, Ankara ve Antalya gündemimizde. Üç sezondur Doğu Anadolu’yu dolaştık Bursa’ya da gittik ama Ankara ve İzmir’e arzuladığımız halde gidemedik. Hadi totem yapalım seçimlerden sonra turneden kafamızı kaldırmayalım.

Tebrik ederim “Olgun Portakal” tiyatrosuyla “Altın Portakal”dan ödül aldınız. Sanırım kariyerinizin ilk ödülüydü, duygu ve düşüncelerinizi dinlemek isteriz?

Evet, ödül aldık! Bu bir basarının taçlandırılması, takdir edilmek kadar güzel bir duygu olabilir mi?

Yol arkadaşı…

Dizi veya sinema projeleri var mı? İzleyici Sibel Gökçe’yi ekranlarda görmek istiyor…

İnan ben de özledim! Sibel Gökçe’yi ben de ekranlarda görmek istiyorum ama takdir edersin ki ben ne kadar o arzuyla dolu olsam da konu benim dışımda gelişiyor. Hadi bu röportaj senin uğurun olsun ve ben ulusal kanallardan bir tanesinde şahane bir diziyle tekrar ekranlara döneyim.

Kariyerinizin dönüm noktası nedir? Sibel Gökçe’yi kim keşfetti?

Oyunculuk kariyerimde birçok filme imza attım “Üvey Baba” en uzun soluklu olanıydı. Hayatıma o kadar çok basarı sığdırdım ki kariyerim konusunda yüreğim rahat ama insan evladının gözü hiç doymuyor hep daha fazlasını istiyor. İki tiyatro oyunum var “Eski Hesap Çarsıya Uymaz” ve “Olgun Portakal” İkisi de dev kadrolardan oluşuyor.

Mesleğin zirvesindeyken kısır bir döneme girip Amerika’ya gitmek zorunda kaldınız. Amerika neler yaşadınız ve neden Türkiye’ye dönüş yaptınız?

Amerika her insanin hayalidir, denedim olmadı. Yeni bir Sibel inşa etmek yerine var olanı güçlendirmek için geri döndüm. Hala didişiyorum! Ölene kadar da devam edecek yaşam savaşım. Nasıl olsa bir gün gideceğiz bu dünyadan, bedenimiz kiralık.

Aşk dedikoduları kulağıma geldi “Gökberk Demirci” sevgiliniz mi? Gökberk’i bir de sizden dinlemek isterim?

Gökberk hiç bir sıfat gerekmiyor, onun varlığı yeter! Her şeyden önce biz yol arkadaşıyız.

Biriken düşüncelerinizi kâğıda dökmek için yayınevi aradığınızı biliyorum. Bu konu da bir gelişme oldu mu? Yeni yılda Sibel Gökçe’nin düşüncelerini kitapçılarda bulabilecek miyiz?

Yazmaktan hiç vazgeçmedim ama yayın evi arayışından vazgeçtim. Durdum sanki zaman durdu, içimden gelmiyor gibi… Belki bir güce ihtiyacım var, bir sese veya birinin eline…

Sıla; Ahmet Kural’ın şiddetine maruz kaldıktan sonra sessiz kalmadı, şiddeti konuşmak her zaman kolay değil. Bu söylemek istediğiniz birkaç cümle var mı?

Sıla yapması gerekeni yaptı. Ahmet kural da tüm bunlardan bir ders aldı. Şiddet çok incitici bir tavır hele sevdiğiniz biri tarafından uygulanmışsa… Hiçbir canlı ne sözel ne de fiziksel şiddeti hak etmiyor.

Sibel Gökçe “Sözle, maddiyatla, ihanetle ve darp etmeyle” erkek şiddetine maruz kaldı mı?

Sibel’in başına gelmeyen kalmadı desem yeridir. Dillendirmeye gerek yok, bunlar çok ciddi travmalar ve hayata tutunmak için sürekli dal icat etmekten yoruldum.

Ahlak anlayışı ve evrensel özgürlük bilinci

İstanbul’da Onur Yürüyüşü yasaklanıyor.  Bu yasaklar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türkiye toplumu gelenekçi bir toplum. Ahlak anlayışımız evrensel özgürlük bilincine karşı çok anlayışlı değil. Bireysel görüşüm her birey özgür ve dilediği gibi yaşamasından yana öte yandan da düşünüyorum: Düşünceye özgürlük tanımayan bir yapı cinsel seçime nasıl tanısın? Yakın tarih için zor gibi geleceği ise bilemiyorum.

En büyük hayaliniz diye sorsam?

Psikoloji alanında alternatif tıp ve tamamlayıcı tıp bilgisiyle ilerleyip insan hayatlarına dokunmak, onlara seminer verip olumsuzluklarını olumluya çevirmek için rehber olmak istiyorum. Bu en büyük hayalim ve bunu gerçekleştireceğim. Yaz bir kenara!

2018 yılını acısıyla tatlısıyla arkamızda bırakırken 2019 yılından beklentileriniz nedir?

Benim beklentilerim ütopik kaçıyor! O yüzden toplum için huzur ve barış diliyorum, kendim için de sağlık ve başarı istiyorum.

Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz? 

Okuyanlar için okumaktan, öğrenmekten, bilinçlenmekten ve sevmekten vazgeçmemelerini diliyorum. Empati yapalım ön yargıyı yok edelim, affedelim birlik olalım gerisi kolay ve tabii ki sevgili Murat Fırat’a çok teşekkürler beni sizlerle buluşturdu.

Fotoğraflar: Serkan Akçadağ & Tunahan Akpınar

Son Yazıları