İnsan Hakları

Devletin yükümlülüğü: LGBTİ+’ların haklarını korumak

5 Şubat 2019
Haber: Kaos GL

Türkiye’nin de tarafı olduğu Birleşmiş Milletler (BM) sözleşmelerinde belirlenen, devletlerin LGBTİ+'ların haklarını korumak konusunda yerine getirmesi gereken yükümlülükler neler?

Devletlerin LGBTİ+’ları insan hakları ihlallerinden koruma konusunda sahip oldukları yükümlülükler uluslararası sözleşmelerde yer alır ve tüm Birleşmiş Milletler Üyesi Devletler için bağlayıcıdır.

Peki, Türkiye’nin de tarafı olduğu Birleşmiş Milletler (BM) sözleşmeleri ışığında uluslararası insan hukukunda cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği haklarını korumak için devletlerin yasalarla belirlenmiş yükümlülükleri neler?

Bireylerin homofobik ve transfobik şiddetten korunması

LGBTİ’lere karşı işlenen nefret saikli şiddet genel olarak devlet dışı aktörlerce uygulanıyor; söz konusu taraflar özel kişiler, organize gruplar ya da örgütler olabiliyor.

Devlet yetkililerinin bu türden şiddet olaylarını soruşturmaması veya cezalandırmaması, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 3. maddesi ile Medeni ve Siyasi Haklara ilişkin Uluslararası Sözleşme’nin 6. ve 9. maddelerinde teminat altına alındığı biçimiyle, Devletlerin herkesin yaşam hakkını, özgürlüğünü ve güvenliğini koruma yükümlülüğünün ihlali edildiği anlamına geliyor.

LGBTİ’lere yönelik işkencenin ve zalimane, insanlık dışı ve onur kırıcı muamelenin önlenmesi

Devletler, uluslararası hukuk kapsamında bireyleri işkence ve diğer zalimane, insanlık dışı ya da onur kırıcı muameleden koruma yükümlülüğüne sahip. Bu, işkencenin ve diğer şekillerdeki kötü muamelenin yasaklanması ve bu türden fiiller için tazmin sağlanması yükümlülüğünü de içermekte.

İşkencecilerin soruşturulmaması ve adalet önüne getirilmemesi de başlı başına bir uluslararası insan hakları hukuku ihlali. Bunlara ek olarak, zorla anal muayene uygulaması, işkence ve diğer zalimane, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele yasağını ihlal ediyor.

Bu haklar; İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 5. maddesi, Medeni ve Siyasi Haklara ilişkin Uluslararası Sözleşme’nin 7. maddesi ve İşkenceye Karşı Sözleşme’nin 2. maddesi ile teminat altına alınmıştır.

Eşcinselliğin suç olmaktan çıkarılması

Eşcinselliği suç sayan kanunlar, farklı ancak birbiri ile ilişkili bir dizi ihlale yol açıyor.

Bu tür kanunlar, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 2. maddesinde ve ana insan hakları sözleşmelerinde teminat altına alınan bireyin ayrımcılığa uğramadan yaşama hakkını ve Evrensel Bildirge’nin 12. ve 9. maddeleri ile Medeni ve Siyasi Haklara ilişkin Uluslararası Sözleşme’nin 17. ve 9. maddelerince korunan özel yaşama makul olmayan müdahaleye ve keyfi alıkonulmaya karşı korunma hakkını ihlal ediyor.

Dahası, cinsel ilişki nedeniyle verilen ölüm cezası Evrensel Bildirge’nin 3. maddesi ile Medeni ve Siyasi Haklara ilişkin Uluslararası Sözleşme’nin 6. maddesince teminat altına alınan yaşama hakkına aykırı. Bu tür kanunlar, hiç uygulanmadıkları halde dahi, Devletin uluslararası insan hakları hukuku kapsamındaki yükümlülüklerinin ihlaline neden olur.

Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılığın yasaklanması

Herkesin, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temeli dâhil, hiçbir ayrımcılıkla karşılaşmadan yaşama hakkı var. Bu hak gerek İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 2. maddesi gerekse temel uluslararası insan hakları sözleşmelerinin ayrımcılık yasağına dair hükümleri ile korunuyor.

Ayrıca, Evrensel Bildirge’nin 26. maddesi, herkesin yasalar önünde eşit olduğunu ve ayrımcılığa uğramaksızın yasaların sağladığı eşit korumadan faydalanabileceğini belirtiyor.

İfade özgürlüğü, örgütlenme ve barışçıl toplanma haklarına saygı gösterilmesi

Cinsel yönelimi ya da cinsiyet kimliğine dayalı olarak bireyin ifade, örgütlenme ve barışçıl toplanma özgürlüğü haklarına getirilen sınırlamalar İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 19. ve 20. maddeleri ile Medeni ve Siyasi Haklara ilişkin Uluslararası Sözleşme’nin 19. 21. ve 22. maddelerini ihlal ediyor. Bu haklara getirilen sınırlamalar uluslararası hukukun ayrımcılık yasağı hükümleri ile uyumlu olmalı.

* Bu haber Birleşmiş Milletler’in (BM) 2012’de yayımladığı ve Kaos GL’nin Türkçeleştirdiği “Herkes Özgür ve Eşit Doğar” kitabından hazırlanmıştır.

İlgili haber:

“Herkes Özgür ve Eşit Doğar” kitabından 2. baskı!

Devletlerin LGBTİ+’ların haklarını korumak için atması gereken 5 adım