İnsan Hakları / Kent Hakkı

Nasıl bir yerel yönetim (7): Kimsenin beni dikizlemediği…

19 Şubat 2019

“Nasıl bir yerel yönetim” yazı dizimizde bugün Hasbiye anlatıyor: Kentler erkeklere göre inşa edilmiş. Özellikle kaldırımlar, üst geçitler... Kadını, hayvanı, bitkiyi incitmeyen kentler istiyorum.

Yaklaşan yerel seçimler öncesi LGBTİ+’ları içeren yerel yönetimlerin nasıl olacağını, neler yapılabileceğini, bugüne dek dünyada nelerin yapıldığını inceliyoruz.

Türkiye’de 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler öncesinde LGBTİ+’ların yerel yönetimlere ilişkin talepleri, siyasetçilerin bu taleplere ilişkin yanıtları, yerel yönetimlerde LGBTİ+’ların varlığına bu yazı dizisi kapsamında değinmeye çalışacağız.

Bu kapsamda hazırladığımız yazı dizimizde bugün Hasbiye Günaçtı anlatıyor. Hasbiye, kentlerin erkeklere göre inşa edildiğini söylüyor ve sessiz, güvenli bir kent tahayyül ediyor.

Kadını, hayvanı, bitkiyi incitmeyen kentler

“Ben bildim bileli gürültüsüz, çöpsüz, yeşil, geniş kaldırımlı kentler istedim. Bir de bu kentlerin kapalı mekânlarında sigara içilmemesini, sesimizi birbirimize duyurmak için bağıra bağıra konuşmadığımız, müziği mutedil ortamların olmasını isterdim.”

“Kentler erkeklere göre inşa edilmiş. Özellikle kaldırımlar, üst geçitler... Elbette ki böyle metrekare ile ölçülecek kent alanları vardır. Ben bunların sistemli olmasını, Lizbon, Budapeşte, Ohrid gibi kadını, hayvanı, bitkiyi incitmeyen kentler istiyorum.”

“Mesela seyyar satıcı ya da hurdacı sesi bana şiddet gibi yansıyor. Klakson sesi yüzünden uyuyamadığımı, okuduğuma, yazdığıma odaklanamadığımı biliyorum. Kimsenin beni dikizlemediği, ‘nerelisin, gag, guk…” sormadığı bir yeşil parkta öylece oturmak bile hayal.”

İlgili yazılar:

Nasıl bir yerel yönetim (1): Dünyadan iyi örneklerde İsveç

Nasıl bir yerel yönetim (2): Yanımda olan bir belediye

Nasıl bir yerel yönetim (3): Kadın Seçim Beyannamesi

Nasıl bir yerel yönetim (4): Dünyadan iyi örneklerde Birleşik Krallık

Nasıl bir yerel yönetim (5): Kentin her yerinde iyi hissedebilmek

Nasıl bir yerel yönetim (6): Ne ayrıcalık ne de ayrımcılık