İnsan Hakları / Kent Hakkı

Nasıl bir yerel yönetim (11): LGBTİ+’ları da gözeten

Pazartesi, 25 Şubat 2019

Nasıl bir yerel yönetim yazı dizimizde bugün Okan anlatıyor: “Belediyelerin kendi yetki alanlarına giren konularda LGBTİ+’ları da gözetmeleri gerektiğini düşünüyorum.”

Yaklaşan yerel seçimler öncesi LGBTİ+’ları içeren yerel yönetimlerin nasıl olacağını, neler yapılabileceğini, bugüne dek dünyada nelerin yapıldığını inceliyoruz.

Türkiye’de 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler öncesinde LGBTİ+’ların yerel yönetimlere ilişkin talepleri, siyasetçilerin bu taleplere ilişkin yanıtları, yerel yönetimlerde LGBTİ+’ların varlığına bu yazı dizisi kapsamında değinmeye çalışacağız.

Bu kapsamda hazırladığımız yazı dizimizde bugün Diyarbakır’dan Okan anlatıyor. Okan eşitliğin hayat geçmesi için yerel yönetimlerin daha fazla çaba sarf etmesi ve LGBTİ+’ların yalnızca belediyeden hizmet alacak kişiler olarak görülmemesi, aynı zamanda yerel yönetimlerin karar mekanizmalarında da görev alması gerektiğini düşünüyor.

“Homofobi ve transfobiyle mücadele eden…”

“Yerel yönetimlerin LGBTİ+ kapsayıcı olması gerekir. Şekli eşitlik vurgusu ayrımcılıkla mücadele de etkili olmadığı gibi sorunların çözümüne de herhangi katkı sunmamakta. Belediyelerin öncelikle maddi eşitlik anlayışıyla her alanda ayrımcılıkla mücadele etmesi gerekiyor. Bu sayede sivil toplum kuruşları ve meslek örgütleriyle ortak çalışmalar yürütmeleri homofobi ve transfobiyle olan mücadeleye katkı sunacağı gibi çoğulcu demokrasinin gerekleri de yerine getirilmiş olur.

“Belediyelerin kendi yetki alanlarına giren konularda -örneğin belediyeler, şiddete karşı sığınma evi kurabiliyorlar- LGBTİ+’ları da gözetmeleri gerektiğini düşünüyorum. LGBTİ+’ların belediye organlarında temsilinin sağlanması, hem LGBTİ+’ların temel hak ve özgürlüklerinin korunması hem de alınan kararlarda söz sahibi olması açısından önemli olduğunu düşünüyorum.

“Ayrıca tüm bu saydıklarımın hayata geçebilmesi için yaşadığım şehir ve bölge açısından, belediye seçimlerinde halkın iradesine saygı gösterilmesi de gerekiyor. Demokratik toplumlarda olması gereken de budur.

“Homofobi ve transfobiyle mücadele eden, tüm canlıların haklarını savunan, toplumsal ekolojiyi benimsemiş bir belediye mümkün.”

*Bu haber Siyah Pembe Üçgen ve Kaos GL’nin yürüttüğü, Avrupa Birliği’nin desteklediği “Türkiye Belediyelerinde LGBTİ Eşitlik Politikalarını Güçlendirme Projesi” kapsamında yayınlanmıştır. Bu, içeriğin Avrupa Birliği’nin resmi görüşünü yansıttığı anlamına gelmemektedir.

 

İlgili yazılar:

Nasıl bir yerel yönetim (1): Dünyadan iyi örneklerde İsveç

Nasıl bir yerel yönetim (2): Yanımda olan bir belediye

Nasıl bir yerel yönetim (3): Kadın Seçim Beyannamesi

Nasıl bir yerel yönetim (4): Dünyadan iyi örneklerde Birleşik Krallık

Nasıl bir yerel yönetim (5): Kentin her yerinde iyi hissedebilmek

Nasıl bir yerel yönetim (6): Ne ayrıcalık ne de ayrımcılık

Nasıl bir yerel yönetim (7): Kimsenin beni dikizlemediği…

Nasıl bir yerel yönetim (8): “Adayların LGBTİ+’lara karşı sorumlulukları var”

Nasıl bir yerel yönetim (9): “Şehirler kadınların ve LGBTİ’lerin yaşayabileceği şehirler halini alacak”

Nasıl bir yerel yönetim (10): Nefreti değil sevgiyi savunan