Yaşam

Dünyayı değiştirmek için dans!

Çarşamba, 6 Mart 2019
Haber: Kaos GL

Queer tango dansı iyi bir politika mı?

Gizem Taş, Ray Batchelor’ın 8 Aralık 2018’te Paris'teki PoP MOVES “Hafıza, Göç ve Hareket” konferansındaki sunumunu KaosGL.org için Türkçeleştirdi.

Özet: Queer tango bugün siyasi olarak ne kadar etkili? Her yıl queer tango festivalleri ve maratonları için Paris, Roma, Berlin veya Buenos Aires'e göç eden ayrıcalıklı dansçılar gerçekten harika zaman geçiriyor, ama bu sevimli sosyal dans gerçekten bir şeyi değiştiriyor mu? Artan uluslararası hareketin yirmi yılında, bir zamanların radikal bir dans pratiği yirminci yüzyılın sonlarındaki feminist ve eşcinsel kurtuluş köklerini unutmuş ve bir turizm dalına girmiş olabilir mi? Sanmıyorum. Dans eden bedenler politik bedenlerdir. Dana Mills (2017) iki tür politik dans olduğunu öne sürmektedir: dansın zaten kelimelerle ifade edilen siyasi fikirleri yinelediği “zayıf” olan ve “dansın diğer sembolik sistemlerden bağımsız iletişimsel bir güce sahip olduğunu varsayan” “güçlü” olan. Queer tango festivallerden daha fazlasıdır ve zayıfı, güçlüyü ve kelimeleri içerir. Gerçekten de, üçü etkileşime girer. Tarihsel olarak, queer tango yapan bedenler, queer teori literatüründen alınan fikirleri soyut olarak ifade etmişlerdir. Şimdi, genellikle anaakım tango yapan dansçılarla birlikte dans ediyor ve queer tango dansının dolaylı olarak anaakım tangoda eleştirdiği noktaları dans ederek değiştiriyorlar. Edgardo Fernández Sesma’nın Buenos Aires’teki flash mob ekibi, sırtlarına yapıştırdıkları pankartlara homofobik ulusların isimleriyle ilgili sözler yazarak dostane sosyal dansı politik performansa dönüştürüyor. Queer tango, dil temelli politik söylemleri içeriyor: dans pistlerinde gayrı resmi tartışmalar, sosyal medya üzerinden uluslararası online sohbetler ve akademik ve akademik olmayan yazıların artışı. Yine de, Juliet McMains'in (2018) röportajlarından birinin bize hatırlattığı gibi, bir queer tango festivalinde olduğu gibi "queerlerle dolu bir odada" dans etmek keyifli olabilir, ancak böyle bir dans aynı zamanda gücünü asla hafife alamayacağımız olumlayıcı, politik bir eylemdir.

Giriş: Hafıza, göç ve hareket

Ben, queer tango dansçısıyım. Londra’da yaşıyorum. Her yıl queer tango yapmak için dünyanın dört bir tarafına göçüyorum. Geçen hafta, Buenos Aires ve Montevideo’dan döndüm. Her iki şehir de queer tango festivallerine ev sahipliği yaptı. Bu yıl Queer Tango London’da, Londra’nın ana akım tango mekanlarında ve Roma, Odenburg, Paris ve Berlin’deki uluslararası tango etkinliklerinde dans ettim.

Görsel 1: Berlin Queer Tango Festivali

Buenos Aires'ten queer tango aktivisti Edgardo Fernández Sesma'nın çalışmalarından ilham almış şekilde döndüm. Ancak tamamen canlanmak için Riga ya da Münih ya da Hamburg'a gitmiş olmalıydım. Bu tür etkinliklerde, dünyanın dört bir yanından gelip dans eden dostane insanlarla yeniden etkileşime giriyorum. Ve bana neşe getiriyor.

Neşenin mutlaka bir değer var ancak queer tango, feminizm aracılığıyla keşfedilen ve o zamanlar “eşcinsel özgürlüğü” olarak adlandırılan toplumsal cinsiyet ve cinsiyet üzerine toplumsal ve politik kaygılar sonucu 20. yüzyılın sonlarında ortaya çıktı. Queer tango “queer” fikirleri olgunlaştıkça genişledi, ama devam etti mi? Bugün, soruyorum - bizi mutlu etmenin yanı sıra, queer tango dansı iyi - yani, etkili – bir siyaset mi?

Queer tangonun politik kökenleri

Görsel 2. 1980’lerde Brigitta Wingkler Angelica Fischer ile birlikte; Augusto Balizano ve kimliği belirsiz bir dansçı.

Queer tangonun tam olarak belirgin olmasa da iki tarihi vardır: kadınların queer tangosu ve erkeklerin queer tangosu. Genel olarak, siyasal ve toplumsal boyutlarda düşünme konusunda daha aktif olan kadınlarken, erkekler ise geleneksel olarak bizim hak kazanma anlayışımızla bir araya gelme ve dans etme eğilimindedirler. Son araştırmalar (Batchelor, Havmøller 2017), queer tango kökeninin 20. yüzyılın birçok zamanını ve yerlerini vurguluyor - ve bunların hiç biri “doğum yeri” olarak nitelendirilemiyor. Mariano Docampo, queer teorisinin biçimsel bağlantısını oluşturan kişi olarak görülebilir, ancak teorik temelleri ve kullanılan terminolojiyi dans olarak pratik eden “queer tangonun” tek başına var olması zaman aldı – tabi var olduysa. Queer tangonun ne olduğu ve nasıl tanımlanması gerektiği konusunda hala fikir birliğine varılmış değil (Docampo 2015; Havmølller 2017; Batchelor 2015; McMains 2018).

Ancak anılarımda diğerlerinin yanı sıra Ute Walter, Marga Nagel, Sabine Rohde, Brigitta Winkler, Rebecca Shulman ve Mariana Docampo ve erkeklerden Daniel Trenner, Augusto Balizano (Görsel 2) ve Egardo Fernández Sesma beni çeken neşenin her zaman orada olduğunu ileri sürüyor. Fakat anaakım tangodan farklı olarak queer tango açık, sosyal ve politik bir gündeme sahiptir. Onu özel kılan budur. Sabine Rohde 1980'lerde dans ettiğini hatırlıyor: Sabine Rohde 1980’lerde dans ettiğini hatırlıyor:

“Politik farkındalığımız vardı. Milonga sonralarında geç saatlerde, uzun uzun bu “maço dans” ile ne işimiz olduğuna dair tartışmalar yapıyorduk. Neden biz?” (Rohde 2017)

Queer tangonun ana karakterleri, aynı cinsiyetteki çiftlerin bir anakronizm olmayacağı ve kimin hangi rolü oynadığı, cinsiyete göre önceden belirlenmediği bir dünyada “güvenli alanlar” oluşturdu. Her şeyden önce queer tango, tangonun lüks, erotik potansiyelini geliştirir; öyle ki evrensel olarak şimdiye kadar bu ünlü [hetero]seksi dansın temeli olarak tanımlanan heteroseksüel, erkek-kadın modeline alternatifleri dahil eder. Queer tango, tangonun homoerotik olanı da kucaklamasına imkan verir – ve görünen o ki tarihsel olarak yeniden imkan verir ve meşrulaştırır. Ve “queer” kavramı geliştikçe bu kucaklama; özgürleştirici, alternatif ve bazen de dilsel olmayan toplumsal cinsiyet ve cinsel kimlik modellerinin çeşitliliğini meşrulaştırır. Artık hiç kimsenin “lezbiyen” ya da “eşcinsel erkek” olarak etiketlerle kısıtlanması gerekmez. Ve bu alternatifler daha geniş dünyadaki queer tango dans pistindeki gelişmelerle ortaya çıktıkça, queer tango örnekleri bunun ötesinde sosyal ve politik değere sahip dansçılar tarafından kurulmuştur ve kurulur. Queer tango, daha geniş bir dünyadan yararlanır ve beslenir.

Queer tango, insanların farklı hissetmelerini, düşünmelerini ve davranmalarını ister ve bunun ne ölçüde gerçekleştiği, elbette dansın politik etkisinin değerlendirilebileceği adil bir kriterdir. Her ne olursa olsun, queer tango siyasi bir sosyal dans etme biçimi, dünyayı değiştirmek için dans etmek anlamına gelir.

Queer tango dansı siyasal etkilere nasıl ulaşabilir?

Dans ve politika arasındaki ilişkiler hakkında birçok şey yazıldı - Clare Croft’un antolojisi, Queer Dance, yalnızca bununla ilgili yerinde bir örnek - ancak burada ve başka yerlerde aksinin iddia edilmesine rağmen, çoğu eleştiri dansı performans ve izleyici olarak ele alıyor. Erin Manning’in Politics of Touch (Dokunma Politikası), hoş ve değerli bir istisnadır. Yazar, kavramlarını geliştirmek için sosyal dans olarak tangodan faydalanır. Yine de Manning’in eseri, “siyasetin” biraz soyut bir varlık olduğu bir siyaset felsefesi eseridir. Benim ilgi alanlarım daha basit ve daha acildir: milliyetçi ve eril duruş tarafından şekillendirilmiş bir politika olan dünyanın çoğunun politikasının tehlikeli bir zamanında, queer tangonun herhangi bir politik fark yarattığına dair kanıtlar neler? Ben sosyal danstan ve buna tanık olanlardan söz ediyorum.

Dana Mills (2017) bu noktada faydalıdır. Dance and Politics’de (Dans ve Politika) şundan bahseder:

“Politik dansın zayıf okuması – daha önce kelimelerle ifade edilen fikirlerin hareket eden bedenler aracılığıyla temsili – ile politik dansın güçlü okuması – kendi yazı sistemini ve kabul dünyasını içeren fenomonolojik açıdan bağımsız bir dünyanın yaratılması – arasındaki ayrım...”

Queer tango ikisini de içerir. Az sayıda örnek sadece biri ya da diğeridir.

En basit haliyle, politika “bir grubun üyeleri için geçerli kararlar alma sürecidir” (Wikipedia 2018). Geleneksel olarak, hayatların yaşanma biçimi, Mills’in bahsettiği dil ve ima, imgelem yolu – yani yaşadığımız, gerçek ya da hayal edilen hayatlarımızın temsilleri – ya da fiziksele – sokak protestosu, şiddet, terörizm, devrim veya savaş – doğru geri hareket etmek gibi siyasetin yürütüldüğü çeşitli araçlar vardır.

Siyasi süreçlere katkıda bulunmak için, dansçıların dansının - kasıtlı veya kasıtsız olarak - insanların nasıl hissettiğini, düşündüğünü ve nihayetinde nasıl davrandığını değiştirmesi gerektiğini öne sürüyorum. Queer tango dansının - zayıf veya güçlü - queer tango tarafından dokunulan temaları geliştirdiği veya hedeflerini geliştirdiği ölçüde politik olarak etkili olduğu düşünülebilir. Bunları göz önünde bulundurmaya çalışmak yerine, sadece ikisini biraz araştıracağım: toplumsal cinsiyet, cinsellik ve kimlik hakkındaki tartışmalara katkı olarak queer tango; ve bir kapsayıcılık modeli olarak queer tango.

Queer tangoyu tanımlamadaki problemin bir kısmı, birçok farklı tezahürü olmasıdır. Buna göre, burada temel olanlardan üçünü düşünüyorum: yerel queer tango grupları; uluslararası etkinlikler; ve “uygulamalı queer tango” - yani, kasten siyasi amaçlar için kullanılan queer tango.

Collectif Queer Tangolibero gibi yerel queer tango grupları, 21. yüzyılın başlarında, standart queer tango biriminin örnekleridir. Aktivistler bu grupları Avrupa’da, Buenos Aires’te ve Montevideo’da, İstanbul’da, Kuzey Amerika’da, doğu ve batı kıyılarında ve ortada Kanada’da – şüphesiz çok uzun bir liste- kurdular. Yerel çevre ile ilişki çok önemlidir. Bazı ülkeler öyle baskıcı ki, queer tango grupları pratik bir imkansızlığa dönüşüyor. Putin'in sosyal açıdan muhafazakar, homofobik Rusya'sında ve sosyal ve cinsel baskıya eğilen bir ülkedeki İstanbul'da, aktivistler kısmen bu tür somut karşı ataklar olarak bu grupları sürdürdüler.

Queer Tango Londra, (ironik bir şekilde, son durumlara bakıldığında) Avrupa deneyiminin daha tipik bir örneği. 2008’den bu yana Tim Flynn, LGBTQ+’ların ve arkadaşlarının seçtikleri kişiyle dans edebildikleri bir yer olan 20. yüzyılın sonlarındaki “güvenli alan” modelini takip etti. Güvenli alanın ötesindeki düşmanlık belliydi ama denenmedi. Bazen hiç queer tango grubu bulunmaz. Çünkü bağlam ÇOK liberaldir. Mesela güney İsveç’teki queer tango dansçıları resmi olarak örgütlenmeye ihtiyaçları olmadıklarını söylüyorlar. Çünkü anaakım mekanlarda rahatça queer tango yapabiliyorlar. Aynısı Queer Tango Londra’nın çoğunlukla “normal” manzaranın parçası olmadan önce uzman olan queer dansçılar için çoğunlukla bir güvenli alan yükseliş noktası işlevi gördüğü Londra’daki anaakım milongalar için de artık geçerlidir. Washington Post’ta bu haftanın başlarında yeni bir grupla ilgili ortaya çıkan hikaye gibi, yerel model tükenmiş olmaktan çok uzak.

Yerel grupların politik etkileri temelde olumlu. Juliet McMain’in katılımcılarından biri olan Tanya’nın belirttiği gibi: “Bizim için, queer insanlarla dolu bir odada olmanın nasıl bir şey olduğunu açıklamanın bir yolu yok. Her an farklı hissetmemek” (McMains 2018). Bu dans, Dana Mills’in bakışıyla kelimelerde değil bedenlerde bulunan fikirlerin bir ifadesinde “güçlü”dür.

Uluslararası queer tango etkinlikleri

Yerel gruplar, uluslararası bir şeyin parçası olduklarını biliyorlardı. Bazıları kendi uluslararası etkinliklerini organize ettiler. Hamburg’taki dansçılar bunların ilkine 2001 yılında öncülük etti. 2011 yılında ilk Berlin Uluslararası Queer Tango Festivali, Astrid Weiske’nin çabasıyla düzenlendi ve hızla bir mihenk taşına dönüştü. Festivallere tamamen katılımcıların dansına odaklanan “maratonlar” da katıldı ve her ikisi de çoğaldı. Birlikte ele alındığında 2015 yılında 13 etkinlik vardı. 2018’de 34 etkinlik.[1]

Ancak bunların politik etkileri ne oldu?

Yerel gruplar gibi, önemli bir politik işlev, cinsel ve toplumsal cinsiyet kimliğinin doğrulanmasıdır, ancak bu hayati uluslararası boyuta sahiptir. Eğer Faysal Tekoğlu, Berlin'deki dans pistinde beni kucaklarsa ya da benim tarafımdan ya da başkaları tarafından kucaklanırsa, diğerlerinin kendisi gibi düşündüğünü ve davrandığını bilerek giderek daha baskıcı bir sosyal ortama dönüşen Türkiye’ye döner ve fiziksel bir gerçeklik olarak bunu bilir.

2016 yılında, kendim de dahil olmak üzere sosyal liberal ülkelerden birçok dansçı St. Petersburg’taki Salida queer tango festivaline geldi. Her bir mekanın adresi, zorbaların bulacağı ve mekanı yerle bir edeceği korkusuyla gizlice bildirilecekti. İşletmeci tarafından davet edildiğimiz bir anaakım mekandaki düz dansçılar önce kıs kıs güldüğünde ve sonra gürültülü bir şekilde odayı terk ettiğinde, queer tangomuzla ittifak olana yönelik düşmanlığa birinci elden tanık olduk. İşletmeci hemen yanımıza geldi ve her birimizle sırayla dans ettik.

Uygulamalı queer tango

Global Tangos adlı kitabında Melissa Fitch (2015), bir bölümü tangonun terapötik değerine ayırır. Queer tango, eğer farklıysa, akılda belli politik ve toplumsal hedeflerle yapıldığında aynı şekilde bu değeri taşıyabilir. Bunu birkaç kez kendim denedim. Gündelik işlerinde liderlik, takip ve toplumsal cinsiyet konularında farklı hissettirmek, düşündürmek ve davranmak için yöneticilerle atölye çalışmalarında kullandım (Burge, Barchelor ve Cox, 2013). Bu Mills’in terimleriyle “yumuşak” bir politik danstır. Çünkü tüm bu fikirler katılımcılarımın bunları okuduğundan şüpheli olsam da kelimelerle ifade edilmiştir; ve “güçlü”dür. Çünkü kadının erkeği yönlendiği zaman özür dilememesi, erkeğin fiziksel olarak yönlendirilmeye izin vermesi ve kontrolü almaması fiziksel anlamda deneyimlenir ve anlaşılır. İlkin en azından dilden bağımsızdır. D/deaf CAN Dance! (Sağırlar dans edebilir)’de işitme engelli iş arkadaşım olan Melanie Parris ile birlikte, duyan dansçılarla ya da birbirleriyle dans ettiklerinde ne gibi faydalar elde edileceğini bulmak için işitme engelli insanlara queer tango öğrettiğim bir araştırma projesi yürüttüm (Parris, Barcchelor, 2016). Yenekli futbol koçu Jack Badu ve UK LGBTQ+ kampanya kurumu Stonewall’un desteği ile Football Tango Project (Futbol Tango Projesi)’nde oyuncuların birbiriyle dans etmesini (yani hissetmesini) ve sonra düşünmesini, ve sonra homofobi ve cinsiyet, cinsellik ve futbolda toplumsal cinsiyet politikalarını tartışmalarını istedik.

Görsel 3. Futbol koçu ve aktivist Jack Badu (solda) Football Tango Project’te tangoya dayalı futbol “tatbikatı” (egzersizi) yapıyor.

Ancak benim uygulamalı queer tango kahramanım, queer tango kapsayıcılık misyonunda yorulmak nedir bilmeyen bir aktivist olan Buenos Aires’teki Edgardo Fernández Sesma. Burada tüm çalışmalarından bahsetmeye girişmeyip kendimi Buenos Aires’e yaptığım son geziden sonra aklımda kalan taze bir iki tane çalışmasıyla sınırlayacağım. Birkaç yıl önce onlarla öğrenip dans ettikten sonra, “adultos mayores” grubunun (ya da Fernández Sesma’nın İspanyolcanın varsayılan erilliğinden kurtulmak için ürettiği terimiyle “adultes mayores”) beş yaş doğum günü kutlamasına davet edildim. Bu sıradan bir emekli partisi değil, bir queer tango kapsayıcılık modeliydi. Beş yıl önce, aileleri tarafından kötü muamele gören ya da terkedilen emekliler skandalına karşı bir queer tango tepkisi ve onları desteklemeyi amaçlayan hizmetler olarak Fernández Sesma, bu grubu yetişkinlerin tanışması, dans etmesi (çoğu tüm hayatı boyunca dans etmişti), sosyalleşmesi ve onlar gibi emeklilerin kötü muamele görmesi ve terk edilmesine karşı kampanya yapması için kurdu. Kahve, kek ve şarapla, muhteşem bir başarı elde etti.

Görsel 4. Queer [Tango] kapsayıcılığı. Edgardo Fernández Sesma, bir gönüllü ve “adultas mayores” [Edgardo’nun grameri] ile birlikte.

Sosyalleşme gerçekten önemli ama grup kendini bununla sınırlı tutmuyor. Fernández Sesma bir queer tango kahramanı. Adultes mayores “geleneksel” bir LGBTQ+ kitlesi DEĞİL. Ancak onlar da marjinalleşmeyi riske atıyor ve queer kapsayıcılığı haklı olarak onlara ulaşıyor. Fernández Sesma’nın dünyadaki homofobiye karşı düzenlediği ve şimdi ünlü hale gelen flash moblara yardım etmekten mutlular.

Görsel 5. Buenos Aires’te Queer Tango Flash Mob

Dansçılar [sürpriz şekilde] ortaya çıkarak LGBTQ+ insanlara zulmeden, işkence uygulayan veya öldüren ülkelerin adını taşıyan afişleri sırtlarına takıp sokaklarda dans ediyorlar. Kapsayıcılığın birbaşka kanırı olarak bu parti, Down sendromlu Lucrecia Pereya Mazzara ile Edgardo’nun ve Brenda Holz ve Horacio Tolosa’nın performanslarıyla kapandı. Brenda tekerlekli sandalye kullanıyor. Ve Brenda sırf şov için orada değil, sürekli sosyal danslara katılıyor.

“Uygulamalı Queer Tango” yapan başkaları da olabilir ama onlarla henüz tanışmadım.

Sonuç

Queer tango yapmak politik midir? Evet, öyle. Etkili midir? Olabilir.

Queer tango bir siyaset dalıdır, (ben eril ve milliyetçi duruş karşısında tercih etsem de) onun yerine geçmez. Hiçbir Fransız Cumhurbaşkanı, queer tango yaptığımız için çevre vergilerini bırakmayacak. Bazen tartışmamız, oy kullanmamız, yürüyüş yapmamız ya da – görünen o ki – yüksek görünürlüğe sahip sarı yelekler giymemiz de gerekir. Ancak queer tango toplumların karakterlerine ve güçleri için ve siyasi yaşamdaki bozulmanın arka planına karşı somut katkılarda bulunur ve buna değer verilmelidir.

Görsel 6. Queer Tango Londra pratiğinde dansçılar, 2018.

Küçük bir ölçekte, Queer Tango Londra’da dans ediyorum ve birçok insanın kendi kimliğini desteklemeye yardımcı oluyorum, tıpkı onların dansının benimkine yardımcı olması gibi. Queer Tango Londra’dan Gawaine Preston ile anaakım milongalarda dans ediyoruz ve bu da bizi ve bizim gibi olan diğerlerini kapsayan yeni bir normallik sağlamaya yardımcı oluyor. Uluslararası festivallere giderek dansımızın cinsiyet ve toplumsal cinsiyet kimliklerini yeniden doğruladığı ve değerlerini yeniden dile getirdiği uluslararası bir topluluğun sürdürülmesine destek oluyorum. Tüm bu insan ilişkilerinin gerçekleşmesi, dans pistinin ötesinde bir değer taşıyor.

Uluslararası queer tango etkinliklerinin bir turizm dalına dönüşmüş olabileceğini ima ederek başladım.

Görsel 7. La Vie en Rose queer tango etkinliğinde “Şehir Yürüyüşü” kapsamında Louvre’un dışındaki fıskiyelerde dansçılar, Paris, 2018. Copyright, Camille Collin.

Size muhteşem bir politik queer tango örneği ile veda ediyorum. La Vie en Rose, her yıl burada, Paris’te gerçekleşen harika – ve ince düşünülmüş – uluslarası bir queer etkinliğidir: Şehir yürüyüşü, tango müziğin çalındığı ve dansçıların dans ettiği Paris’te bir ilerlemedir. Bir anlamda Paris’in daha fazlasına tanık oluyoruz. Diğer anlamda ise Paris bize daha fazla tanık oluyor. Dans ediyoruz. İyiyiz! Akıllı telefonlar çıkıveriyor. Fotoğraflar çekiliyor. Videolar yapılıyor. Ve bunlar paylaşılıyor, tartışılıyor ve paylaşılıyor... Queer tango politikaları etkilidir ve – elbette – neşelidir!

Zekice.

 


[1] Sayılar, The Queer Tango Project web sitesinden alındı: http://queertangobook.org/queer- tango-resources/calendar/ Erişim Tarihi: 09 12 2018