Medya

Radyoda “fıtrattan kansere” nefret!

Cuma, 15 Mart 2019

Yeni Şafak yazarı Ergün Yıldırım Erkam Radyo Kırk Ambar programında nefret kustu: “Toplumsal cinsiyet sosyal kanserojen. Kadın mı erkek mi belli değil.”

Erkam Radyo’da yayınlanan “Kırk Ambar” programı sistematik homofobi ve transfobi üretiyor. Ali Can’ın sunduğu Yeni Şafak yazarı Ergün Yıldırım’ın konuk olduğu program 12 Şubat ve 12 Mart’ta yayınlanan programlarında nefret söylemi ve ayrımcılığa sahne oldu.

“Toplumsal cinsiyet” kavramını yeni keşfettiler!

12 Şubat’ta “Erkeğin Değişen Toplumsal Cinsiyeti” başlığıyla yayınlanan programda sunucu Ali Can, “toplumsal cinsiyet eşitliği adını taşıyan yeni bir kavram üretilmeye başlandı” diyerek uzun yıllardır insan hakları literatüründe yer alan toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının yeni bir kavram olduğunu iddia etti.

"Fıtrat", "kanser" bahane; nefret esas mesele!

Programın daimi konuğu Ergün Yıldırım ise program boyunca nefret ve ayrımcılık dolu ifadeler sarf etti. O ifadelerden bazıları şöyle:

“Kadınların değişmez olan, erkeklerin değişmez olan özellikleri var. Doğurma, doğurganlık. Efendim doğurganlığa sebep olan spermin sağlanması. Onu gender değil de diğer kavramlarla tartışıyorlar, ele alıyorlar.

“‘Bu biyolojiye ben mecbur muyum? Bugün erkek biyolojisi yarın kadın biyolojisi olabilirim’ diyen var. Bu tehlikeli, yıkıcı, cinsiyetin fıtratını bozan bir şey. Nasıl ki biz meyvenin sebzenin DNA’sıyla oynuyorsak, onların fıtratını bozuyorsak burda da kadın ve erkeğin fıtratını bozuyoruz. Nasıl garip garip meyve, sebzeler adamı kansere götürüyorsa; bu anlayışla yetişecek kadın ve erkekler de ifsat eder, mahremiyeti ifsat eder, aileyi ifsat eder, doğurganlığı ifsat eder. Sosyal kanserojen”

“Sarayın Gözdesi” ve BTS nefretin hedefinde

12 Mart’taki “Transcinsiyet” yayınında ise sunucu Ali Can ve konuk Ergün Yıldırım; nefretlerini sürdürdü. Ergün Yıldırım; 6 Mart’ta Yeni Şafak gazetesindeki “Transkültür ve transcinsiyet tehdidi karşısında gençlerimiz” başlıklı nefret söylemi ve ayrımcılık içeren bir yazı yazmış; “Sarayın Gözdesi” filmi ve Güney Koreli müzik grubu BTS’ye nefret kusmuştu. Yıldırım, nefret ve ayrımcılığını radyo programında da sürdürdü:

“Hazdan hareket ediyorlar, belirsizlikten hareket ediyorlar, kaostan hareket ediyorlar. Bu bir kaos kültürüdür aynı zamanda. Dolayısıyla tehdit edici bir şey.

“Transkültürün bugün en çok kendisini ifade ettiği alanların başında cinsiyet alanı geliyor. Orada transcinsiyeti açıkça görüyorsunuz. Kadın mı erkek mi belli değil!

“Kıyafetler, takılar, bilmem neler hepsi trans halinde. Olmama halinde.

“Bir oyunda erkek mi kadın mı belli olmayan birisi koşuyor. Elinde silah yakıyor, yıkıyor.

“IŞİD’in dayandığı kültürle bunların dayandığı kültürün bu kadar yakın olduğunu bilmiyordum. Bu çocukların şarkılarını dinleyince (Güney Koreli K-Pop grubu BTS’yi kast ediyor) bunların birbirini bu küresel dünyada ne kadar fazla tamamladığını gördüm.”