Kadın

Kaos GL’de Kadın Buluşmaları ve Mekan

Pazartesi, 27 Mart 2006
‘Pazar günleri sadece, tanışmak, dinlemek, konuşmak için gelebileceğiniz gibi, KKM’de ya da dışarıda, birlikte oluşturacağımız yeni organizasyonlar, aktiviteler için fikirlerimizi birleştirmek ve eyleme dökmek amacıyla da herkesi bekliyoruz.’

Kaos GL olarak kendi mekanımızı yarattığımızdan beri, Kültür Merkezimizi ihtiyaçlarımız ve amaçlarımız doğrultusunda etkin hale getirmeye çalışıyoruz. Eşcinsel ve eşcinsel düşmanı olmayan herkesle birlikte, gerçekleştirmek istediğimiz etkinliklerin mekanı olarak yaşatıyoruz Kaos Kültür Merkezi’ni. Bu çerçevede, düzenli bir hale getirmeye çabaladığımız ve sürekliliğini önemsediğimiz etkinliklerden biri de, Kadın Buluşmaları.

Eşcinsel kadınlar olarak bir araya gelebildiğimiz ve özgürce konuşup sohbet edebildiğimiz sosyal ortamların olmaması, bizleri birbirinden uzak ve habersizce akıp giden yaşamlara mahkum ediyor. Her an soluduğumuz erkek egemen ve heteroseksist dünyanın havasını dağıtıp oksijen depolayabildiğimiz bir mekanda birlikte geçirdiğimiz birkaç saat... Ne karanlık, ne dumandan boğulmuşluk ne de alkolün yarattığı buğulu gözler; nereye gittiği belli olmayan sözcükler var. Her Pazar günü, KKM sadece kadınlara açık, gelmek isteyen tüm kadınlara. Selanik Caddesi’ndeki mekanımızda başlamıştı bu buluşmalar; o zamandan beri de kimi zaman azalıp çoğalarak kimi zaman durulup yeniden hareketlenerek devam ediyor.

Buluşmalarımızın sürekliliği ve dinamizm kazanması için farklı zamanlarda farklı yöntemlerimiz, girişimlerimiz oldu. Katılımda bulunan kadınlarla birlikte atölyeler kurmaya çalıştık; sohbetlerimizi, tartışmalarımızı kağıda dökmeye başladık. Birbirimizin düşüncelerine değer vererek dinlemenin; kendi fikirlerimizi, yaşantılarımızı bir araya geldiğimiz kadınlarla paylaşmanın özlemini giderdik belki de. Sonuçta, hepimiz farklı kadınlar da olsak, yaşadığımız aynı dünyada ortak sorunlarımız, konuşmak istediğimiz benzer hayatlarımız var. Elbette, -hatta en önemlisi- çıkaracağımız ortak sözler, birlikte üreteceğimiz çözümler de olacak.

Kaos Kültür Merkezi, Demirtepe’deki yeni mekanına taşındıktan bir süre sonra, buluşmalarımıza tekrar başladık ve bu sefer, sohbet etmek istediğimiz konuları oyunlarla, küçük doğaçlamalarla renklendirmeye karar verdik. Her konu için gönüllü olan arkadaşlarımızın hazırlıkları eşliğinde eğlenerek tartışıyoruz. Buluşma saatimiz 14.00, bir saatlik serbest sohbetin ardından konulu sohbetimize geçiyoruz ve saat 18.00’e kadar mekan bizim kullanımımıza açık. Şimdiye kadar, ikişer haftalık sürelerle tartıştığımız konulardan bazıları, aşk, beden ve mekan.

Mekan konusunda ilk hafta, genel olarak içine girip çıktığımız, zaman geçirdiğimiz, isteyerek ya da istemeyerek insanlarla paylaştığımız yaşam alanlarımız üzerine konuştuk. Öncelikle, bazı duyguların aklımızda ilk anda karşılığını bulduğu mekanları sıraladık. Aslında, aynı mekan içinde tüm duyguların iç içe yaşanabildiğini söylemek yanlış olmaz. Ancak, bu çelişkilerimizin de, mekanlar içinde ifade bulduğunun bir göstergesi olarak çıkıyor karşımıza. Örneğin, çoğumuz ‘yaşadığımız ev’i huzursuzluk ve huzur hislerinin karşılığına yazdık. Bir yandan sahiplenme ve aidiyetin verdiği huzur, diğer yandan evi paylaştığımız insanlarla (özellikle de aile ile) yaşanan huzursuzluklar. Ailesi ile yaşayanlarımızın çoğu, evdeki huzuru, sadece kendi odasında bulurken; ekonomik bağımlılık ve sosyal, psikolojik baskının en derinden yaşandığı alan olarak huzursuzluğunun nedenini de evle açıklıyordu. İsyan ve mücadele alanımız olarak da aile kurumunu barındıran evlerimizi gösteriyorduk. Resmi kurumlar, özelikle de kolluk kuvvetlerinin yer aldığı mekanları ise, korku, endişe, tedirginlik, tutsaklık, rahatsızlık gibi neredeyse tüm olumsuz duygularımızın kaynağı olarak görmekte ortaklaşmıştık. Tabi, ‘kadın olmak’ noktasında birleştiğimiz en temel korku ve endişe alanı da, sokaklardı kaçınılmaz olarak. Hele de geceleri, kabusumuz olan sokaklar. Gündüzleri isyanımızı, mücadelemizi verebiliyorduk belki ama geceleri, karanlığın örttüğü yasak alanlara girmişliğin tedirginliği ile atıyorduk adımlarımızı. Saatlere yayılmış sohbetimizin tamamını buraya yazmam mümkün değil maalesef ama, bazılarımızın özgürlüğü yalnızlıkta, rüyalarda, denizin altında ya da aslında toplumsal normların bizi kuşatmadığı yerlerde hissediyor olduğumuzu ifade etmesiyle, mücadelemizi her yerde algıladığımızda ortaklaştığımızı belirterek özetleyebilirim sanırım.

İkinci hafta ise, bir mekan olarak Kaos Kültür Merkezi’ni algılayışımız üzerine tartıştık. Bir yandan, güven duygusu veren bir aidiyeti algılarken diğer yandan, bu aidiyetin içini tam olarak dolduramamaktan kaynaklanan bir yabancılaşma ve eksikliği de ifade etmesi üzerine konuştuk. Evet, duygusal anlamda vazgeçilmez ve varlığıyla sahiplenilen bir mekan ama kendimizi ifade etmek, etkinliklerine dahil olmak ya da yeni dinamikler katmak konusunda eklemlenmekte güçlük çektiğimiz üzerine de genel bir sorun yaşandığı görülüyordu konuşmalarımızdan. Kimimiz bunu, halihazırda kurulu bir düzeni olan bir mekana yeni bir özne olarak girmenin sıkıntısında, kimimiz de ne yapacağını, nasıl yapacağını bilmezliğin tedirginliğiyle kabul görme endişesi ve yol gösterilme ihtiyacıyla ifadelendirdik. Tüm bunları aşmanın yordamını bulmak adına sohbet ederken, mekanı algılayışın bir amaç olmaktan, bir araç olmaya evrilmesi gerektiği ve ‘bütünlüklü yaşamak’ anlamında, Kaos Kültür Merkezi’ni yaşamdan ayrıksı bir alan, bir sığınak olarak görmek yerine, yaşamımızın her alanına yaymak zorunda olduğumuz mücadelemizin bir aracı olarak anlamlandırmak gerektiğinde ortaklaştık.

Gönül ister ki, Pazar günleri gerçekleştirdiğimiz bu buluşmaları her seferinde bu dergi sayfalarına taşıyabilelim. Umarım bundan sonra bunu başarırız. Son olarak, Kadın Buluşmalarını organize edenler Kaos GL’deki kadınlar olsa da, bizler buluşmaya katılan her kadınla birlikte üretmek ve eylemek istiyoruz. Kaos Kültür Merkezi, kendini katmak isteyen herkesin mekanı olduğu gibi, Kadın Buluşmaları da, bir araya gelen tüm kadınların ürünü.

Pazar günleri sadece, tanışmak, dinlemek, konuşmak için gelebileceğiniz gibi, KKM’de ya da dışarıda, birlikte oluşturacağımız yeni organizasyonlar, aktiviteler için fikirlerimizi birleştirmek ve eyleme dökmek amacıyla da herkesi bekliyoruz.