İnsan Hakları / Nefret Suçları

Onur Yürüyüşü’nde Taksim’de bir otel güvenliği de LGBTİ+’lara saldırdı

Çarşamba, 3 Temmuz 2019

İlker, İstanbul LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’nde polis saldırısından kaçarken bir otel güvenliğinin kendisine nasıl saldırdığını KaosGL.org’a anlattı.

Fotoğraf: Ateş Alpar, İstanbul LGBTİ+ Onur Yürüyüşü 30 Haziran 2019

İstanbul LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’ne bu yıl beşinci kez polis saldırdı. 30 Haziran’da Mis Sokak’ta bir araya gelen LGBTİ+ hak savunucularına polis biber gazı ve plastik mermilerle saldırdı. Ardından Taksim’in çeşitli noktalarında polis saldırısı devam etti.

TIKLAYIN - LGBTİ+ Onur Yürüyüşü: Tüm gün neler yaşandı?

Polis saldırısının yanı sıra, Topçekenler Sokak’taki bir otel çalışanı da Onur Yürüyüşü’ne katılanlara saldırdı. Saldırıya uğrayan İlker Y., yaşadıklarını KaosGL.org’a anlattı:

“Arkadaşlarımla Mis Sokak’taki basın açıklamasına katıldık. Polisin sokağı boşaltmamızı ve bayrakları indirmemizi istemesi üzerine denileni yaptık. Bir arkadaşım ile birlikte Mis Sokak’tan ayrıldık, yan sokaklardan çıkmaya çalıştık ama çoğu sokak polis barikatı ile kapalıydı ve geçişe izin verilmedi. Biz de çıkış bulmaya çalışıyorduk. Topçekenler Sokak’ta ilerlerken sokağın diğer başında bir polis grubu plastik mermi ve biber gazı sıkarak sokağa girdi. Biz de can havli ile en yakındaki yere Libya Hotel’e girdik. Oteldeki görevli dışarda hala gaz ve mermi sıkılırken dışarı çıkmamızı söyledi. Ama sokak kötü durumda olduğu için çıkamadık. Bir daha bağırarak çıkmamızı söyledi ve çıktık. Ben sokağa çıktığımda arkamdan bana bir şeyler söyleyerek geldi ve ilk önce tokat attı bana. Hemen uzaklaşmaya başladım. Bu sefer üzerime koşmaya başlayınca ben kaçtım ve arkadan bana tekme attı. Tekme bacağıma geldi. Ben kaçarken saldırganın arkadaşları geldi ve onu tuttu.”

İlker Y., saldırının ardından darp raporu aldı ve suç duyurusunda bulunacağını söyledi. Saldırının kendisinde yarattığı etkileri ise şöyle anlattı:

“Kendimi olaydan sonra nasıl hissettiğimi bilmiyordum, hiç beklemediğim bir anda olduğu için saldırı şoka girmiştim. Ama belli bir süre korku içinde dolaştım. Eve dönerken bile otobüse yalnız binmekten korktum.”