Yaşam

2019 Onur Ayı’nda dünyada neler oldu?

Perşembe, 4 Temmuz 2019

1969 yılındaki Stonewall Ayaklanmaları’nı onurlandırmak ve LGBTİ+’lerin toplumdaki hak mücadelesini daha da görünür kılmak üzere her yılın Haziran ayında dünya çapında çeşitli etkinliklerle kutlanan LGBTİ+ Onur Ayı, bu yıl da büyük ölçüde sona erdi. 2019 yılının Onur Ayı, dünya çapında LGBTI+ toplumu adına birtakım önemli gelişmelere de sahne oldu.

Tayvan

Dünya LGBTİ+’ları, örgütleri ve hareketleri Onur Ayı’na hazırlık yaparken, Tayvan evlilik eşitliğini yasallaştırarak bu bağlamda adım atabilen ilk Asya ülkesi oldu. 2017 yılında ülkedeki Anayasa Mahkemesi, evlilik eşitliğinin yasal anlamda önünü açmıştı, fakat parlamentoya söz konusu değişiklikleri Mayıs 2019 sonuna kadar onaylaması adına 2 yıllık süre tanımıştı.

Parlamentoda konuyla alakalı üç farklı tasarı oluşturuldu ve görüşüldü; yetkililere göre, üç tasarıdan en ilerici olanı, bizzat hükümet tarafından hazırlandı. Söz konusu tasarı, oylamadan geçirildi ve Demokratik İlerici Parti’nin çoğunluğunun onayını alarak 27’ye karşı 66 oyla onaylandı.

Diğer iki tasarı ise, muhafazakârlar tarafından sunuldu ve “evlilik” kelimesi yerine “eşcinsel aile ilişkileri” ve “eşcinsel birliktelik” kelimelerini tercih ediyordu.

Amerika Birleşik Devletleri

Son yıllardaki birçok olumlu gelişmeye rağmen, LGBTİ+fobik Trump yönetimindeki Amerika Birleşik Devletleri’nde LGBTİ+’lar, özellikle barınma ve iş gibi konularda hâlâ ciddi sıkıntılarla karşı karşıya. Öyle ki, 2020 seçimleri için Demokrat Parti’nin şu ana kadarki en popüler adayı Joe Biden, Trump yönetiminin insan hakları açısından bir felaketi temsil ettiğini ve seçimi kazanırsa “bir numaralı önceliğinin LGBTİ+ hakları olacağını” belirtti.

Seçildiği ve göreve geldiği takdirde ilk planlarından birinin “Eşitlik Kanunu”nu (Equality Act) meclisten geçirmek olacağını belirten Biden, şu anki başkan yardımcısını dini özgürlüğü “ayrımcılığı meşrulaştırma” ve “LGBTİ+’ların temel haklarını inkâr etme” aracı olarak kullanmakla suçladı.

Demokrat adayı Biden, Trump yönetimini de bu bağlamda ciddi bir dille eleştirerek transları orduda görev almaktan alıkoyacak olan yeni Pentagon politikasını gündeme getirdi ve “Eşitlik Kanunu”nun bütün bu sorunları ortadan kaldırabileceğini öne sürdü.

Brezilya

Geçtiğimiz dönemlerde başkan Bolsonaro’nun çarpıcı LGBTİ+fobik söylemleriyle sık sık gündeme gelen ve evlilik eşitliği yasal olsa da LGBTİ+ cinayetlerinde ‘lider’ konumda görülen Brezilya’da, Haziran ayının ilk haftalarında ülkedeki LGBTİ+’lar açısından son derece olumlu bir gelişme yaşandı.

Federal Yüksek Mahkeme, Kongre konuyla alakalı özel bir yasa çıkarana dek, homofobi ve transfobinin suç kapsamında sayılmasına karar verdi. Yapılan oylamada, 11 Yüksek Mahkeme hakiminden 8’i söz konusu tasarıya onay verirken, 3’ü karşı yönde oy kullandı. Böylelikle, ülkedeki homofobik ve transfobik suçlar, ırkçılık ile aynı kapsamda hapis ve para cezası ile yargılanacak.

Yüksek Mahkeme Başkan Yardımcısı Luiz Fux, homofobik suçların en az fiziksel şiddet kadar endişe verici olduğunu belirtirken, ülkedeki Katolik kesimler ve homofobik/transfobik başkan Bolsonaro karara tepki gösterdi. Bolsonaro, mahkemenin yargı alanına girerek yanlış bir adım attığını dile getirdi ve söz konusu kararın eşcinsellerin ve transların “canını yakabileceğini” çünkü işverenlerin onları işe alırken iki kez düşünmesine yol açacağını söyledi.

Ekvador

Brezilya’daki kararın alındığı günlerde, bir diğer Latin Amerika ülkesi Ekvador’dan da birtakım haberler geldi. Anayasa Mahkemesi’nin evlilik eşitliğinin yasal olduğuna hükmetmesiyle Ekvador, evlilik eşitliğini yasalar önünde tanıyan beşinci Latin Amerika ve otuzuncu dünya ülkesi oldu.

İki eşcinsel çiftin evlilik hakkı talebiyle mahkemeye başvuruda bulunmasının ardından, başkent Quito’daki Anayasa Mahkemesi toplanarak başvuruları değerlendirdi ve 4’e karşı 5 oyla evlilik eşitliğinin yasal olduğu kararına vardı. Alınan kararla birlikte ülkedeki LGBTİ+ hakları paketi yeniden düzenlenerek daha da genişletilmiş oldu.

Ekvador’da, henüz 1998 yılında cinsel yönelime dayalı ayrımın yasadışı olduğuna hükmedilmişti ve 2008 yılından bu yana da eşcinsel çiftler arasındaki sivil birliktelik yasalar önünde tanınıyordu. 2014 yılında ise sözde “dönüşüm terapileri” yasaklanmıştı. Fakat ülkedeki eşcinsel çiftler, evlat edinebilme hakkını henüz elde edilebilmiş değil.

Botsvana

Onur Ayı içerisinde LGBTİ+’lar adına yaşanan bir diğer önemli gelişme ise Afrika ülkesi Botsvana’da yaşandı. Geçtiğimiz yıllarda LGBTİ+ olmanın bile yedi yıla kadar hapis cezasına yol açtığı Botsvana’da, Gaboron Yüksek Mahkemesi, Botsvana Ceza Kanunu’nun eşcinsel ilişkileri suç olarak sayan kısımlarının anayasaya aykırı olduğuna hükmetti ve nihai olarak bu tür ilişkileri artık suç olmaktan çıkarma kararına vardı.

Sömürge döneminden kalma yasaların mahkeme kararıyla kaldırılmasıyla, eşcinsel ilişkiler devlet tarafından yasal olarak tanınmış oldu. Alınan kararı kamuoyuyla paylaşan Yüksek Mahkeme yargıcı Michael Elburu, azınlıkların ötekileştirilmesinin insanlık onurunu zedelediğini, yasaların karşılıklı rıza sonucu iki bireyin aralarında kurduğu ilişkiyi düzenleyemeceğini, cinsel yönelimin modayla alakası olmadığını ve kişiliğin bir parçası olduğunu dile getirdi.

Botsvana’daki bu kayda değer gelişmenin diğer birçok Afrika ülkesine örnek olması bekleniyor, zira bu kıtada yer alan ülkelerin yarısından çoğunda eşcinsellik yasal bir suç konumunda ve söz konusu ülkelerdeki yasaların önemli bir kısmı sömürge döneminden kalma.

Türkiye

Fotoğraf: Ateş Alpar, İstanbul LGBTİ+ Onur Yürüyüşü 30 Haziran 2019

Dünyanın dört bir yanından olumlu yönde gelişme haberleri gelirken, Türkiye’deki LGBTİ+’lar zorlu bir Onur Ayı’nı geride bırakıyor. Nisan ayında Ankara’daki OHAL’den kalma LGBTİ+ etkinlik yasağının kaldırılması yönünde önemli ve olumlu gelişmeler yaşanmıştı. Fakat 10 Mayıs’ta ODTÜ Kampüsü’nde gerçekleştirilmesi planlanan ODTÜ Onur Yürüyüşü’ne oldukça sert bir polis saldırısı oldu. Bütün bu müdahale, saldırı ve yasak furyası Onur Ayı boyunca devam etti.

İlk olarak 14 Haziran’da İzmir Valiliği, 7. İzmir LGBTİ+ Onur Haftası’nı “genel ahlâk” ve “güvenlik” gibi gerekçelerle yasakladı. Ertesi gün, Antalya Valiliği, 3. Antalya Onur Haftası’nı ve Antalya Onur Yürüyüşü’ne benzer sebeplerden dolayı izin vermeyeceğini açıkladı. Birkaç gün sonra, İzmir’deki Onur Haftası etkinliklerinin bir kısmına getirilen yasağın yürütmesi durduruldu, fakat İzmir Onur Yürüyüşü’ne izin çıkmadı. İlerleyen günlerde ise, İstanbul Valiliği, Onur Haftası Komitesi ile bir görüşme yaptı, ancak LGBTİ+’lar için “toplumsal tereddütlü grup” diyen valilik belirledikleri gösteri ve yürüyüş alanları arasında yer alan Bakırköy’de LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’ne izin vermeyeceğini açıkladı. Sonuç olarak, İstanbul Onur Yürüyüşü beklendiği şekilde gerçekleştirilemedi ve yürüyüş için toplanan kitleye basın açıklamasının ardından polis saldırdı. Geçtiğimiz günlerde ise, Mersin Valiliği şehirde 20 gün boyunca LGBTİ+ etkinlik yasağı getirdi.

Mevcut durum pek parlak görünmese de, ülkedeki LGBTİ+’ların, örgütlerin, ve hareketin ortaya koyduğu var olma ve hak mücadelesi hız kesmeden devam ediyor. Yasaklara bir bir karşı çıkılıyor, yürünüyor, davalar açılıyor – asla boyun eğilmiyor. Havada umut ve direniş kokusu var.

#HerYürüyüşümüzOnurYürüyüşü