Gökkuşağı Forumu

Nasıl doğar çiçekler?

9 Temmuz 2019

Son zamanlarda ölüm hakkında çok fazla düşünüyorum. İnsani hayatın bitişiyle kastedilen ölüm değil bahsettiğim benim, duyguların ilişkilerin ölümü, umutların ölümü. Her gün binlerce şey ölüyor; buna hastalık da dahil mutluluk da; çiçekler de dahil, kötülük de… Ve her insanın içinde de bir şeyler ölüyor, yerini bırakarak doğacak olan şeylere.

Ben hiçbir zaman kötüye odaklanmayı sevmedim ama beynimin beni sürekli telaşa sokan düşüncelere karşı bir eğilimi var. Ve bu düşüncelerde beni öldürmeyi seviyor; her gün başka şeyler ölüyor içimde. Bu acıklı bir şiir gibi, aşk acısı içeren bir şarkı gibi ama hayatın kayıtsız gerçeği aslında. Her gün ölüyor bir parçamız ve her gün doğuyoruz aynı şekilde; her gün değişiyoruz.

En azından benim için bu böyle, her gün bambaşka bir insan oluyorum. Ve bu birazcık korkutucu, kabul ediyorum. Çünkü siz değiştikçe etrafınızdaki kişilere de farklı bakıyorsunuz. Bütün iki yüzlülükleriyle, samimiyetsizlikleriyle karşınıza dökülüyorlar. Ve bu acıtıcı oluyor. Canınız yanıyor. Ve değişmek istemiyorsunuz. Çünkü değişim acıyı getiriyor ve acı da değişimi. Bazen, bazı insanlar ısrarla sizi tanıdıklarını söylüyorlar siz bile bilmiyorken kim olduğunuzu, ya da biliyorken akışkan benliğinizin sınırsız hareketliliğini.

Her gün bir şeyler ölüyor, insanlar, acılar, umutlar, çiçekler, ağaçlar, sevinçler, beklentiler… Ölüme atfedilen bu karalığı kabul etmiyorum. Ölüm olmasaydı, doğum olmazdı. Bu belki de benim kabulleniş şeklim yaşadıklarımı, belki de benim savunma mekanizmam. Ama hayatı olduğu gibi kabullenmek bana huzur veriyor bütün o acılar doldurduğunda göğsümü. Ölüm acıdır. Bir şeylerin bitişini kabullenmek çok zor. Ama bazen bunu yapmak gerekiyor.

Çünkü eğer bir toprak sizi öldürüyorsa, orada açmaya çalışmamalısınız. Neyse ki biz bitki değiliz ve bizi öldüren şeylerden uzaklaşmanın yolunu bulabiliyoruz. Bunu kullanmalıyız. Bunu kullanmalıyım.

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.