İnsan Hakları / Çalışma Hayatı

Okul yönetimi HIV pozitif öğretmeni işten çıkardı, hukuki mücadele sürüyor

Cuma, 19 Temmuz 2019
Haber: Kaos GL

E.P.’nin “Öğretmenlik yapmasında sakınca yoktur” raporuna rağmen iş yeri hekimi HIV pozitif olduğunu okul idaresine bildirdi. E.P'nin iş sözleşmesi feshedildi.

Ankara’da yaşayan E.P., 2018’de sınıf öğretmenliği ve zihinsel engelliler öğretmenliği programından mezun oldu, aynı yıl bir kurum ile sözleşme yaparak işe başladı. Ancak işe başladıktan bir süre sonra rutin sağlık kontrollerini yaptırırken HIV pozitif olduğunu öğrendi.

NTV Sağlık’tan Tülay Karabağ’ın haberine göre doktoru, E.P.’ye, durumumun iyi olduğunu, sadece ilaçlarla virüsün kontrol altında tutulması gerektiğini, zaten HIV pozitifliğin tıpkı diyabet veya hipertansiyon gibi ilaçlarla uzun yıllar kontrol altında tutulabildiğini belirtti, vücudunun ve bağışıklık sistemimin sağlıklı bir insan seyrinde olduğunu, yani virüsün herhangi bir hastalığa yol açmadığını söyledi.

Hastaneden götürdüğü raporlar nedeniyle iş yerinde sorun yaşamaya başladığını söyleyen E.P., “Enfeksiyon kliniğinden rapor götürdüğüm için bana, ‘Ya okula gelmeyeceksin ya da seni ofise almak zorundayız, çocuklarla birlikte çalışmana izin veremeyiz’ şeklinde bir teklifte bulundular. Ben de onlara, işimi yapmama engel bir hastalığım olmadığı yönünde raporum olduğunu söyledim, ofiste çalışmak için değil, öğretmenlik yapmak için anlaştığımı belirttim ve sözleşmem bitene kadar maaşımı talep ettim” diyor. 

HIV pozitif olduğu için askerlikten de muaf tutulan E.P., bu sırada başka bir okula iş başvurusu yaptı. Hem yazılı hem sözlü sınavları başarıyla geçip bu okuldan iş teklifi alan E.P., askerlikten neden muaf olduğunu sorgulayan iş yeri hekimine HIV pozitif olduğunu söyledikten sonra iş akdinin sonlandırıldığını söylüyor.

Sağlık hukuku alanında çalışmalar yürüten İstanbul Florence Nightingale Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı ve Hukukçu Prof. Dr. Erdal Yüzbaşıoğlu, iş yeri hekimin bildirimi zorunlu hastalıklardan olan HIV ve AIDS’i sadece sağlık müdürlüğüne veya Sağlık Bakanlığına bildirmek zorunda olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“İş yeri hekiminin, HIV pozitiflik durumunu iş verene ve yöneticilere bildirme zorunluluğu yoktur. Aynı zamanda diğer çalışanların da güvenliğini sağlamakla yükümlüdür ancak HIV pozitif bir insanın, iş yerindeki diğer çalışanların sağlığını tehlikeye sokması gibi bir durum söz konusu değildir. Dolayısıyla bunu iş yerine bildirme yükümlülüğü olmadığı gibi Kişisel Verilerin Korunması Kanununa da aykırıdır. Yaşanıldığı ileri sürülen bu durum hem Biyo Tıp Sözleşmesi’nin, hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin hem de hekimlerin yükümlü olduğu Türk Deontoloji Nizamnamesinin ‘sır saklama yükümlülüğü’nün ihlali anlamına geliyor. Bütün bunlar Türk Ceza Yasasında suç olarak tanımlanmıştır. HIV pozitiflik nedeniyle okul idaresinin işten çıkarması da haklı gerekçe değildir. Bu konuda hukukçular arasında da bazı görüş ayrılıkları var ancak genel kabul gören görüş; HIV pozitif diye işe almamak veya HIV pozitif diye işten çıkarmak yasa ve hak ihlalidir.”

Tüm tıbbi verilerin, hassas ve kişisel veri olduğunu ve kişinin rızası, tıbbi ve yasal zorunluluklar dışında hiçbir şekilde paylaşılamayacağını belirten Avukat Habibe Yılmaz Kayar ise “HIV tanısı da diğer tıbbi ve özel bilgiler gibi rıza dışı paylaşılamaz.

HIV tanısı doğrulandıktan sonra sadece istatistiki amaçlı olarak Sağlık Bakanlığı’na bildirimi zorunludur. Bu bildirim dahi kişisel bilgiler kodlanmış biçimde bakanlığa gönderilir” dedi. 

Avukat Habibe Kayar, Prof. Yüzbaşıoğlu’nun da dikkat çektiği yasa maddelerini şöyle detaylandırdı:

“Hekim, yasal ve tıbbi zorunluluk dışında hastasının hiçbir bilgisini paylaşamaz, işverene de bildiremez. Hastasının bilgilerini rıza olmadan işverene veya başka kişilere söyleyen hekim, ‘Biyotıp sözleşmesinde Madde 10/1, ‘özel yaşamına saygı gösterilmesini isteme hakkı’nı ihlal etmiştir. Bu durum aynı zamanda taraf olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde Madde 8/1, ‘özel yaşama ve aile yaşamına saygı hakkı’ ve Madde 14 ‘ayrımcılık yasağı’nın da ihlalidir. Hekim, hasta bilgisini rıza dışı paylaştığında aynı zamanda Türk Ceza Kanunu Madde 134’de düzenlenen ‘özel hayatın gizliliğini ihlal’ 136. maddede düzenlenen ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkasına verme, yayma’ suçunu oluşturmaktadır.”

Kayar, HIV tanısı nedeniyle işten çıkarılanların izleyebileceği hukuki süreci ise “HIV tanısı çalışmaya engel bir durum değildir. Aynı ortamda bulunmak, aynı eşyayı kullanmak HIV bulaşına neden olmaz. Fakat HIV ile ilgili eskiden kalma yanlış bilgilerin devam etmesi ve güncel bilgilerin topluma ulaşmaması sebebiyle HIV tanısı alan kişiler iş yaşamında sistematik biçimde ayrımcılığa uğramakta, damgalanmakta ve çoklukla çalışma haklarını kaybetmektedirler. Kişi HIV tanısı sebebiyle işten çıkartılmış ise işverene karşı, ‘eşit davranma borcunun ihlali’, ‘ayrımcılık yasağının ihlali’ ve diğer sebeplerle iş hukuku bakımından yasal yollara başvurabilir” şeklinde aktardı.

Kaynak: NTV