İnsan Hakları / Mülteci

“Bizi tanımlayamazsınız; biri bizi tanımlayacaksa, o biz olacağız”

Çarşamba, 24 Temmuz 2019

Kaos GL, İzmir’de sığınmacı ve mültecilerle birebir çalışan uzmanlara yönelik “Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği” eğitimi düzenledi.

Kaos GL Mersin, İzmir, Eskişehir ve Gaziantep’te sığınmacı ve mültecilerle birebir çalışan uzmanlara yönelik “Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği” eğitimi düzenliyor. Eğitimlerin ikincisi 22-23 Mayıs tarihlerinde İzmir’de yapıldı. Eğitime İzmir, Uşak, Konya, Manisa, Balıkesir, Muğla yerelinden hak temelli örgüt çalışanları katıldı.

Eğitim kapsamında LGBTİ+’ya dair kavramlar, stereotipler ve mitler, cinsiyet kimliği ve gelişim süreci, cinsel sağlık ve üreme sağlığı, ailelerle çalışma, ayrımcılık konuları anlatıldı ve iki günün sonunda vaka çalışması yapıldı.

“Biri bizi tanımlayacaksa, o biz olacağız”

Eğitimin ilk gününde Kaos GL derneğinden Seçin Tuncel, Türkiye’de LGBTİ+ hareketine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Katılımcılara LGBTİ+’yı ilk ne zaman duyduklarını ve ne düşündüklerini soran Tuncel, gelen cevaplardan cevapların toplumun hangi düşünsel alt yapılarıyla oluşabileceğine değindi. 

 

Seçin Tuncel

Bunun yanı sıra ilk LGBTİ+ derneklerinin kuruluşunu anlatan Tuncel, bu süreçte yaşanan engellere vurgu yaptı. Tek tip olarak gösterilip, marjinalize edilmeye karşı bir araya gelen eşcinsellerin 93-94 yıllarında ev sohbetlerini oluşturduğunu ve bu ev sohbetlerinin başlangıcında “Biz tek tip gey veya lezbiyen değiliz, her birimiz ayrı kişiliklere sahibiz; geyler ve lezbiyenler diyerek bizi tanımlayamazsınız, biri bizi tanımlayacaksa o biz olacağız” diyerek yola çıktıklarını söyledi..

“İstenmeyen grubu görmezden gelmek ayrımcılığı besler”

İkinci oturumda Prof. Dr. Melek Göregenli, ayrımcılığa ve ayrımcılığın düşünsel alt tabanına ilişkin paylaşımlarda bulundu. Ayrımcılıkla mücadele ederken herkesin kendi grubuna yöneltilen ayrımcılık unsuruyla mücadele ettiğini belirten Göregenli, yeknesak bir anlayışla ayrımcılık olgusunun tamamıyla ve ayrımcılık yöneltilen her grupla beraber çalışmanın ayrımcılığa karşı daha etkili çözüm üretme olacağının altını çizdi.

Melek Göregenli

Ayrımcılığın; kendi grubunun ve kendi çıkarını düşünmeyi, diğer grubun çıkarını zedelemeyi ve diğer grubun dezavantajını görmezden gelen ve pekiştiren davranış kalıplarını içerdiğini belirten Göregenli, bu duruma örnek olarak aynı konumdakiler arasındaki eşitliği kaldırıp, istenmeyen grubu görmezden görmenin de ayrımcılığı beslediğini vurguladı. 

Ayrımcılığa uğrayan grubun da kendi içerisinde farklılaşabildiğini, örneğin bulundukları bölge bakımından ayrımcılığa uğrayan kesim içerisinde de daha yoksulunun kendi komünütesi içinde dışlanabildiğini belirten Göregenli, bir gruba ayrımcılık uygulamanın o grubu kontrol etmek adına otoriteler tarafından kullanıldığına değindi.

“Etkin danışmanlık süreci heteronormativite barındırmamalı”

Günün son oturumunda Kaos GL derneğinden sosyal hizmet uzmanı Koray Arkadaş, heteronormative barındırmayan sosyal hizmet için uygulamada ve teoride dikkat edilmesi gerekenleri anlattı. 

Bahsedilen vurguların yalnızca sosyal hizmet uygulaması için değil danışmanlık hizmeti veren her meslek grubu için geçerli olduğunu belirten Arkadaş, etkin danışmanlık süreci için “heteronormative barındırmama”nın hedef alınması gerektiğini vurguladı.

Koray Arkadaş (sağda)

LGBTİ+’ların maruz bırakıldıkları hak ihlallerine değinen Arkadaş, LGBTİ+’ların kendilerine özgü LGBTİ+ olmaktan doğan ihtiyaçları bulunduğunu ve bu ihtiyaçların neler olduğunu aktardı. Bu oturumun ardından Koray Arkadaş moderatörlüğünde vaka çalışması gerçekleştirildi. 

“Stereotipler toplumsal bilinç üzerinden şekilleniyor”

Eğitimin ikinci gününde ilk oturumda Fidan Şenova sunumuna LGBTİ+ kavramlarını anlatarak  başladı. LGBTİ+ kavramlarından sonra bu alana ilişkin stereotipleri ve mitleri anlatan Şenova, özellikle lezbiyen ve biseksüel kadınlara yöneltilen stereotiplerin erkeğe hizmet edip etmemek üzerinden şekillendiğini belirtti. Bununla beraber erkeklere yöneltilen stereotiplerin de yine aynı toplumsal bilinç üzerinden şekillendiğini anlatan Şenova, “LGBTİ+ olmayı uygun bir gerekçeye bağlamak için” insanların mantık kaygısı gütmeksizin birçok neden bulduklarına değindi. (Geylere yöneltilen çok ablalı olma, lezbiyenlere yöneltilen baba figüründen uzak kalma.. gibi örneklerle bu mantıksızlığın altını çizdi.)

Mitlere ve bu mitlerin doğrularına değinen Şenova, bu mitlerin de hangi toplumsal bilinç ve kültürel öğrenilmişlerle şekillendiğine değindi. 

Trans geçiş sürecini anlatan Şenova, sürece yönelik verilen danışmanlıkların farklı meslek gruplarında nasıl olması gerektiğine ve cinsiyet araştırma kurulu bulunan hastanelere, hangi hastanelerde bu sürecin daha sağlıklı yürütüldüğüne değindi.

“Yanlış bilinenleri doğrulama süreci kimlik inşasını daha da zorlu bir hale getiriyor”

Sonraki oturumda uzm. Psk. Dr. Seven Kaptan, trans geçiş sürecinin farklı yönlerine -ergenliği durdurma tedavisi gibi- değindi ve kişiyle ve aileyle çalışırken dikkat edilmesi gereken noktalara vurgu yaptı.

LGBTİ+’nın farklı disiplinlerde zaman içerisinde nasıl gelişip değiştiğini anlatan Kaptan, bu gelişmelere rağmen LGBTİ+’ların halen çok yaygın olarak mitlerle uğraştığına değindi. LGBTİ+’ların kimliklerinin inşası sürecinde “yanlış bilinen mitleri doğrulamak” gibi bir sürece zorlandıklarını ve bunun kimlik inşası sürecini daha da zorlu bir hale getirdiğinin altını çizdi.

Fidan Şenova, üreme sağlığı ve cinsel sağlık konularına ilişkin aktarımlarda bulundu ve bu konulara ilişkin yaygın yanlış bilgilere dair örneklemelerde bulundu. Doğru bilgi aktarımı için danışanın/hastanın anladığı dilde anlatıyor olmanın önemli olduğuna değinen Şenova, konuya ilişkin tıbbi gelişmelerin takibinin yapılmasının da etkili olacağını vurguladı.

İki günün ardından forum gerçekleştirildi ve saha çalışanları ile uzmanlar soru-cevap yapılarak iki günlük eğitim ve saha bilgileri pekiştirildi.

Bu eğitim, BMMYK ile birlikte yürütülen “Türkiye'de Yaşayan LGBTİ+ Mültecilerin İnsan Haklarını Geliştirmek” projesi kapsamında gerçekleştirildi.