İnsan Hakları / Nefret Suçları

Süleyman Soylu yine LGBTİ+’ları hedef gösterdi

Çarşamba, 21 Ağustos 2019
Haber: Kaos GL

Sistematik olarak LGBTİ+’ları hedef gösteren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu bu sefer de, “Bunu bizim kendi örf ve adetlerimize, dinimize, inancımıza göre kabul etmemiz mümkün değil. Bu tip ortalığa dökülüp, yaygınlaştırılması, legalleştirilmesi ve meşru hale getirilmesi…” dedi.

Daha önce çeşitli açıklamalarla LGBTİ+’ları hedef gösteren, “LGBT’yi bir tehdit olarak görüyorum” diyen ve bu sene ömür boyu Hormonlu Domates ödülü verilen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu; LGBTİ+’ları hedef göstermeye ve nefret söylemine devam ediyor.

Bakan Soylu, dün (20 Ağustos) Habertürk TV’de katıldığı televizyon programında, “Türkiye’de meşrulaştırılmaya çalışılıyor, aleni ortaya dökülmeye çalışılıyor” dedi.

Soylu, şu ayrımcı ifadeleri kullandı:

“Yabancı düşmanlığı ve LGBT’yi Avrupa kendi içerisinde siyasal bir cereyan olarak görüyor ve Türkiye’ye bunu aktarmaya çalışıyor. Ve LGBT meselesi özellikle HDP dahil birtakım siyasi partiler tarafından Türkiye’de meşrulaştırılmaya çalışılıyor, aleni ortaya dökülmeye çalışılıyor. Bunu bizim kendi örf ve adetlerimize, dinimize, inancımıza göre kabul etmemiz mümkün değil. Bu tip ortalığa dökülüp, yaygınlaştırılması, legalleştirilmesi ve meşru hale getirilmesi… O İstiklal caddesine çıkanların sloganları bilmem ne yakışıyor mu bize? Bunu meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Bu doğru bir yaklaşım değil. Bunun siyasal olarak, grupsal olarak, küme olarak… Biz bunu istediğimiz gibi yaparız, toplumda istediğimiz gibi yaparım gibi bir şeyi ben kendi değerlerim açısından doğru bulmuyorum.”

Soylu, LGBTİ+ yurttaşların toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına dair bir soru gelmesi ve İçişleri Bakanı olarak LGBTİ+’ların haklarını savunması gerektiğinin hatırlatılması üzerine ise, “Şunu söyleyeyim, bunun yaygınlaşmasından ve meşrulaşmasından ben şahıs olarak endişe ediyorum. Bu kadar basit. Ben bunu doğru bulmuyorum. Çocuklarıma, aileme, çevreme, akrabalarıma, arkadaşlarıma, yaşadığım çevreye… Ben bunu böyle siyasal bir meşruiyet ve bir yaşam meşruiyeti olarak ben bunu doğru buluyor değilim. Bu benim tercihim. Doğru da değil” dedi.