Yaşam

Bilim insanlarının bulgularına göre “eşcinsel geni” yok

3 Eylül 2019

Yaklaşık yarım milyon insanın DNA'larını ve cinsel yaşantılarına dair bulguları inceleyen araştırma, binlerce çeşitli genin eşcinsel davranış üzerinde küçük etkileri olduğunu gösteriyor.

Cinsel davranışların biyolojik temeline ilişkin bugüne kadar yapılmış en geniş çaplı araştırma sonucunda, bilim insanları “eşcinsel geni” diye bir şey olmadığını ancak cinsel davranışlarımız üzerinde genetik faktörlerin küçük de olsa bir etkisi olduğu sonucuna vardılar.

Bilim insanları genetik çeşitliliği analiz etmek için İngiltere Biobank'a kayıtlı 409 bin ve ABD genetik test şirketi 23andMe'ye kayıtlı 68.500 kişinin genomunu taradı.

Yaklaşık yarım milyon insanın DNA'larını ve cinsel yaşantılarına dair bulguları inceleyen araştırma, binlerce çeşitli genin eşcinsel davranış üzerinde küçük etkileri olduğunu gösteriyor.

Diğer taraftan, bilim insanları cinsel davranışlarımız üzerinde sosyal ve çevresel faktörlerin de rol oynadığına dikkat çekiyor ve genetik bulguların bir insanın cinsel davranışlarını tek başına açıklayamayacağını vurguluyor.

Tekil bir “eşcinsel geni” olduğu savı, 1993 yılında sadece bir kez gerçekleştirilen bir deneyin ardından ortaya atılmıştı.

Genlerin hemcinsler arası cinsel davranışlar üzerinde “çok küçük bir etkisi” var

Genlerin hemcinsler arası cinsel davranışlar üzerinde etki olup olmadığı tartışması, bilim insanlarını ve LGBT+ hakları aktivistlerini on yıllar boyunca meşgul etti.

Broad Enstitüsü’ndeki araştırmacılar, eşcinsel olduğunu bildiren katılımcılarda daha yaygın olan beş genetik işaret buldular.

Söz konusu genetik işaretlerden birisi koku duyusuyla ilintiliyken, diğerlerinin hormonlarla ilgili olduğu tespit edildi. 

Araştırmayı koordine eden ve Finlandiya'daki Moleküler Tıp Enstitüsü'nde biyolog olan Andrea Ganna, “Tüm insan genomunu taradık ve bir kişinin hemcinslerine yönelik cinsel davranışlarıyla açıkça ilişkili bir avuç genetik işaret bulabildik” diyor.

Ganna, bunların cinsel davranışlar üzerinde “çok küçük bir etkisi” olduğunu ve hepsi bir araya geldiğinde bile, “eşcinsel cinsel davranıştaki varyansın % 1’den daha azını” açıkladığını söylüyor.

Sonuç olarak araştırmacılar, yetiştirme ve kişilik gibi genetik olmayan faktörlerin cinsel davranışları etkilemede, genetik faktörlere kıyasla daha önemli olduğuna dikkat çekiyor.

Kaynak.