Yaşam

‘Rejimler değil kutsal olan hayattır’

Cumartesi, 22 Temmuz 2006
Haber: Kaos GL


Bursa Gökkuşağı Derneği, Kaos GL Derneği, Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği ve Pembe Hayat Derneği’nin, İran'daki idamları ve eşcinselliğin suç olmasını protesto etmek amacıyla topladığı imzalar basın açıklamasının ardından İran Büyükelçiliği’ne iletildi.

KAOS GL



İran'daki idamları ve eşcinselliğin suç olmasını protesto etmek amacıyla bir hafta boyunca imza toplayan Ankara’dan Kaos GL Derneği ile Pembe Hayat Derneği, Bursa’dan Bursa Gökkuşağı Derneği, İstanbul’dan Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği’nden eşcinseller ve travestiler, Ankara İran Büyükelçiliği ve İstanbul İran Konsolosluğu önünde eşzamanlı bir basın açıklaması düzenledi. 19 Temmuz 2005’de İran'da 16 yaşındaki Mahmoud Asgari ile 18 yaşındaki Ayaz Marhoni'nin idam edilmesinin yıldönümü nedeniyle düzenlenen basın açıklamasının ardından, toplanan imzalar elçilik kapısına bırakıldı.

Basının yoğun ilgi gösterdiği eylemlerde ‘Ne suç ne günah yaşasın eşcinsel aşk’, ‘İran’da, her yerde idamlara hayır’, ‘Rejimler değil kutsal olan hayattır’, ‘İran, Irak olmasın’ sloganlarını da atan eşcinseller şu açıklamayı okudular:



UNUTMADIK

Mahmoud Asgari (16) ve Ayaz Marhoni (18) bizlerden hiç de uzak olmayan bir yerde komşumuz İran’ın Meşhed şehrinde, 19 Temmuz 2005 tarihinde asılarak idam edildiler. ‘Suçları’ birbirlerini sevmekti.

Mahmoud ve Ayaz’ı öldürenler, hapiste tuttukları 14 ay boyunca 228 kez kırbaçladılar ve işkence ettiler. Nefret, şiddet ve korku ile varlığını korumaya çalışan İran Rejimi, hayatlarının baharında, iki genç insanı katletti.

İran insan hakları örgütleri, İran’da 1979 İslam Devriminden bu yana 4000’den fazla gey ve lezbiyenin taşlanarak ya da asılarak, 100.000’den fazla insanın da, evlilik dışı ilişki dahil olmak üzere çeşitli nedenlerden dolayı idam edildiğini bildiriyor.

Zulmedilen, yok sayılan, aşağılan ve öldürülen eşcinseller ve travestiler sahipsiz değildir. Eşcinsel düşmanlığı, yani homofobi, İran’da resmi hukukta işkence ve idamlarla kendisini gösterirken, Türkiye’de Ülker Sokak ve Eryaman'da travesti ve transeksüellere karşı girişilen temizleme hareketlerinde, eşcinsellere karşı girişilen onur cinayetlerinde kendini gösteriyor. En temel insan hakkı olan, yaşam hakkı, sıra biz eşcinsellere gelince çiğneniyor, cinayeti işleyenler kahramanlaştırılıyor.

İran’ın Irak olmasını istemiyoruz!

Türkiyeli eşcinsel, biseksüel, travesti ve transeksüeller olarak İran’ın Irak olmasını istemiyoruz. Emperyalist çıkarların gündemine oturmuş İran'da her türlü demokratik adım ancak İran halkının tabandan gerçekleştirebileceği bir değişimle mümkündür. Herkesi İran'da yaşanan heteroseksist vahşete karşı sessiz kalmamaya ve İran insan hakları örgütlerine destek vermeye davet ediyoruz. Bu çerçevede;

İran Hükümeti derhal, başta 18 yaşından küçükler olmak üzere bütün idamlara son vermelidir,

İranlı lezbiyen, gey, biseksüel ve travestilerin kimlikleri ve cinsel yönelimlerinden ötürü tutuklanmalarına, işkence görmelerine ve hapsedilmelerine son verilmelidir,

İran ceza kanunundan, hemcinslerle kurulan cinsel ilişki yasağı kaldırılmalıdır,

İran Hükümeti, İranlı mültecileri takip ve taciz etmekten vazgeçmeli, mülteci statüsü kazanamamış insanlar İran’a geri gönderildiklerinde cezalandırılmamalıdırlar.

Bu taleplerimizi duyurmak için Ankara’da Kaos Gey ve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği, Pembe Hayat LGBTT Derneği, İstanbul’da Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği ve Bursa’da Gökkuşağı LGBTT Derneği ile ortaklaşa yürüttüğümüz imza kampanyasında topladığımız 1000’den fazla imzayı İran Konsolosluğuna teslim ediyoruz.

Ne suç, ne günah, ne hastalık, Yaşasın eşcinsel aşk!


*İlgili haberler:

'Eşcinsel idamlarına son verilsin'