İnsan Hakları

Mektuplardan

Çarşamba, 29 Mart 2006
Haber: Kaos GL
‘Sizi, tıpkı benim gibi aşağılanan, hor görülen, laf atılan sizleri kendime çok yakın hissediyor ve benimsiyorum. Açıkçası feministler, geyler ve lezbiyenler birbirimize muhtacız ve bu muhtaçlık benim çok hoşuma gidiyor. Bu türden bir zorunluluğa can kurban!’

KAOS GL


''Z.H., İstanbul, bir feminist:''
Derginiz elime geçtiğinde çok sevindim. İçimde yeni umutlar ve yaşama dair yeni dayanaklar oluştu diyebilirim. Evet bunu diyebiliyorum, zira yaşamı ayrıntılandırdıkça zenginliğinin ayırdına varabiliyorum; hesaplaşmalarım yoğunlaşıyor ve bunun sonu gelmiyor, gelsin istemiyorum zaten. Bu bakımdan tam da benim gündemimde devam eden bir tartışmanın ortasına düştünüz; heteroseksist dayatmayla ilgili. Bir feminist olarak kendi bedenime, varlığıma dair düşünmek, benim için neredeyse olmazsa olmaz bir koşul. İnsanın (kadının veya erkeğin) kendi bedenine yabancılaşması veya bedeniyle barışık olması durumlarının sonuçlarını en az benim kadar siz de biliyorsunuzdur. "Özel olan politiktir" esprisinin burada, evet tam da insanın kendisiyle hesaplaşmalarında çok önemli bir yeri var bana göre. Sistemi, sistem-birey, toplum-birey veya bireyin özgürlüğü sorunlarını biraz daha iyi anlamamda açıkçası feminizm ve onu bence en iyi tarifleyen ve özetleyen bu slogan, kafamı hayli açan noktalar oldular. Eskiden bir boşlukta yaşıyormuşum gibime geliyor biliyor musunuz, bunları yazarken ve fakat bilincinde olmadığım zamanlarda kör, sağır ve dilsizmişim. Şunu söylemem gerekiyor sanıyorum: Sizi, tıpkı benim gibi aşağılanan, hor görülen, laf atılan sizleri kendime çok yakın hissediyor ve benimsiyorum. Açıkçası feministler, geyler ve lezbiyenler birbirimize muhtacız ve bu muhtaçlık benim çok hoşuma gidiyor. Bu türden bir zorunluluğa can kurban! Dayanışma, destek, yardım hepsi, hepsi olmalı, bunlar benim yaşamsal ve düşünsel dinamiklerim.


''M.Ç., Mersin, bir gey:''
Ben de cinsellik konusunda sizler gibiyim. Zaten herhalde eşcinsel olmasaydım size mektup yazmazdım. Aslında sizin derginizi ne gördüm ne de okudum. Fakat yine de insan hemfikir olduğu kişilere mektup yazmaktan hoşlanıyor. Türkiye'de insanlar eşcinselliği oldukça tepkiyle karşılıyorlar. Buna karşın bence eşcinsel kişi sayısı da oldukça fazla. Ayrıca bizler arasında bir iletişim eksikliği var. Sizin gibi fedakarlık gösterebilecek insanlar oldukça, zamanla bu iletişim eksikliği de giderilecektir. (...) Karşınızdaki kişinin eşcinsel birisi olduğunu bilsen bile gidip onunla konuşamıyorsun. Bunlar da insanı üzüyor. Yine benim iyi kötü eşcinsel bir çevrem var. Ama bir de bu konuyu kimseye açamayan ve büyük yalnızlık çeken insanlar var. Belki onlar da bu dergiyi görürler de kendilerine bir çevre edinebilirler. Çünkü gerçekten de insanın kendisini anlayan dostlarının olması çok güzel bir olay. (...)