Yaşam

Böyle olur Türk polisinin "geyliği"

25 Ekim 2009

Kimse kusura bakmasın, hazır fırsat bulmuşken ben son zamanlarda gündeme bomba gibi düşen "gey polis" skandallarını tiye almak istiyorum. Eşcinsel hakkıymış, kimliğini saklama özgürlüğüne saygıymış… geçin bunları. Bir kere eşcinsellik utanılacak bir şey mi ki gizlenmesine saygı duyalım dahası buna teşvik edelim. Bakın burada tiye alacağım ve basında "eşcinsel polis skandalı" adıyla haberleştirilen olayların hiçbirinde "eşcinsel hakkı"nın kıyısından köşesinden geçildiği yok. Basının olaya bakışına elbette bir parantez açmalıyım, ama bu olaylarda apaçık olan tek şey nüfuz kullanarak, üstelik iş başında ‘gey’lik yapmak. Birileri diyebilir ki "Biz bir yandan skeçlerinde bizi tiye alanları kınıyoruz, öbür taraftan biz de polisler üzerinden eşcinselliği tiye almış olmuyor muyuz?" doğrudur. Ama bakın anlı şanlı Mükremin ağabey çıkıp dedi ya, "Biz tiye de alırız. Özür de dileriz. Çünkü ne yapalım seyirci en çok buna gülüyor". E, bırakalım da seyirci biraz da eşcinsel polise gülsün. Fena mı? Zaten biz de Mükremin’in o özrünü manşet yapmadık mı? Allah var yukarıda hiç benzerliği yok ama tutun ki ben de Mükremin gibi davranıyorum. Hem bugüne kadar az mı bizler tiye alındık, bizzat polisler tarafından az mı hakarete maruz kaldık. Kimse kusura bakmasın elime fırsat geçmişken susmaya hiç niyetim yok. 

Ele alacağımız olaylarda yok yok. Odasına çağırdığı öğrencisiyle porno izleyip fermuarına dadananından tutun da, kamyon şoförleriyle iş pişirenine kadar… Abooo mu dediniz? Aboo ki ne aboooo... Buyrun beraber ele alalım. Pardon tiye alalım.
 
Efendim ilk skandalımız polis müdürü HK’ya ilişkin. Bu HK 45 yaşında. Yani bizim lubunya lügatine göre bir balamoz. Kendileri Erzincan Polis Okulu'nun müdürü. Lütfen dikkat buyurun yani kendileri yeni neslin emanet edildiği öğretmenlerden. Bakın HK öğrencisi polis adayı ME’'nin "ibnelik saldırısı" şeklinde mahkemelerde son bulan tanışmaları nasıl olmuş ve basının diliyle nasıl "skandala" dönüşmüş. Skandal içinde skandal buna denir işte. 
 
"Skandal" mahkemeye intikal edince, hazırlanan iddianamede, HK’nin, 2. sınıf öğrencisi ME ile 2008-2009 Öğretim Yılı’nın başında tanıştığının belirtilerek, HK’nin cep telefonuyla öğrenciyi odasına çağırdığı, ikilinin burada porno içerikli internet sitelerine girdiği... İşte aynen böyle deniyor. Şimdi anladınız mı, buradaki eşcinsel iddiasını da bir kenara bırakarak neden skandal içinde skandal dediğimi. Atatürk’ün bizleri emanet ettiği Polis müdürü öğrencisiyle veya yalnız başına okulda porno izleyebiliyor. Bir eğitmen ve porno. Müthiş değil mi? Oysa aynı eğitmene veyahut onun da üstündeki eğitmenlere, "yahu kardeşim gelin şu öğrencilere güzel bir dille şu cinselliği ve hatta dahi eşcinselliği anlatalım" dense, destur deyip bizi sapık ilan edeceklerdir. Ama kendileri tutup eğitim saatinde devlet ait bilgisayarda porno izleyebiliyorlar
 
Neyse devam edelim
 
Büyük ihtimalle bizim müdür ‘gaybeeff’i gezmektedir. Bilen bilir o sitede tam da onların durumuna uygun "üniformalı seks" ya da "ofis seks " başlıkları altında baş döndüren gey videolar var, binlerce. İşte bizim balamoz HK bu videoları izlerken şehvetin doruklarına çıkmış ve önceden tanıdığı şugar manti ME’ye mesaj atarak odasına çağırmış.
 
(İddianameden) ME odaya gelmiş, bir süre HK ile porno izlemiş. Derken HK dayanamayıp ME’nin fermuarını açıp cinsel organını çıkarmış. İkili daha sonra müdürün dinlenme odasına geçmiş. Odada üstünde sadece boxer'ı (lütfen dikkat don değil) kalacak şekilde soyunan balamoz HK yüzüstü çıplak vaziyette yatağa uzanmış. Ve şuhların şuhu ME’nin elinden tutarak kendisine masaj yapmaya zorlamış - ay burda içim biraz cızz etmedi değil klasik gey zarflarından biri, ama bilinmelidir ki, hiç bir heteroseksüelde başarıya ulaşamamıştır- ve şehvete davet etmiş. Tam o sırada aklı yeni başına gelen ME korkup dışarı çıkmış. Buyrun burdan yakın. Şayet bu iddianamede anlatılanlar doğruysa, bu ME de az kaçın kurası değil. ME yaşı verilmemiş ama sanırım 18 falan olmalı belki 17. Yani yine bizim gey literatüre göre manti hatta şovşak olanından. Başta demiştik müdür ise balamoz, üstelik oğlancı olanından. (Ayy benden uzak dursun bu ham şeyyy )
 
Yalnız burda benim dikkatimi çeken bilmem sizin de dikkatleriniz çekti mi? Bence de bu işte bir iş var. Homoseksüellikle ibneliğin olduğu kesin de yalnız başkaca işler de var gibime geliyor. Bir kere adama demezler mi, yahu kardeşim sen de ya çok safsın ya da seni birileri kullanmış ya da başka bir şey. Önce adamın makam odasına gidiyorsun. Olabilir. Bakıyorsun ki adam porno izliyor. O da olabilir. Ki olmamalı hemen oradan çımalısın. Sonra da senin fermuarını çözüyor. İşte bu olmaz. Bebeğim tamam anladık sen daha şovşaksın ama bazı şeylere de aklı erecek yaştasın. Koca müdür porno izlerken senin fermuarında ne arasın ki? Aklın neredeydi. Ve en can alıcı nokta, can alıcı soru porno izlerken fermuarına dadanan adamla sen ne diye hâlâ güvenip dinlenme odasına geçiyorsun?
 
Bakın dahası da var. Siz bu olayın sıradan bir eşcinsel seksonel polis ilişkisi olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Zira bizim polis müdürü mantisine tam 101 cinsel içerikli mesaj çekmiş. Vay anasını sayın seyirciler. Ne aşk ama. Eşcinsel arzuCell mübarek. Brokeback Mountain halt etmiş. Fellini geride kalmış. Ben şu ömrümde iki büyük aşk devirdim ama hiç birine üst üste 101 mesaj çekmedim. Hele cinsel içerikli belki de hiç çekmedim. Öte yandan bizim balamoz HK'nin daha önce benzer teşebbüslerden dolayı Erzincan hamamında mantilerden dayak yediği de aktarılıyor. Neyse biz iddianamenin yalancısıyız doğruyu adalet söyleyecek.
 
İkinci skandalımız Karabük'ten gene bir polis müdürü. Bu sefer polisin eşcinsel ilişki veya ilişkileri CD’ye alınıp bizzat Emniyet Genel Müdürlüğü'ne yollanmış. Anlatıldığına göre koca koca müdürler de bunu izlemiş. Düşünsenize süpet yapan koli kesen bir polis müdürü ve bunu izleyen genel müdürler. Ay bir güldüm ki sormayın. İnanılır gibi değil. Bu olayda elimizde fazla detay olmadığı için burda nokta koyup hakikaten başlı başına bir konu olması ve adeta Türkiye'deki eşcinsel erkeklerin genel halini ortaya sermesi bakımından son derece önemsediğim kamyoncu eşcinsel polis olayına geçmek istiyorum.
 
Efendim bu olayımız da İzmir’de geçiyor. Bakın Anadolu Ajansı imzalı haberde ne deniliyor: 
"İddiaya göre, İzmir Emniyet Müdürlüğü'ne 2 ay önce, adı gizli tutulan 2 kamyon şoförü tarafından ihbar mektubu gönderildi. Mektupta, Dikili İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis memurunun eşcinsel olduğu, kendisine işi düşen kamyon şoförleriyle ilişkiye girdiği ileri sürüldü.

Başlatılan gizli soruşturma kapsamında, evli, 2 çocuk babası polis memurunun, arkadaşları arasında da bu tür konuşmalar yaptığı saptandı. (Buraya dikkat lütfen. Demek ki arkadaşları arasında olur olmaz ibnelik mevzuları açanlardan korkacaksın. Adamın aklı fikri orda ne yapsın. Hiç fena bir kıstas sayılmaz doğrusu) Polis memuru açığa alınırken, hakkında idari soruşturma başlatıldı. Kamyon şoförlerinin iftira atmış olabileceğinin de değerlendirildiğini dile getiren Emniyet yetkilileri, soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi (Yalnız şu iftira kısmı pek inandırıcı değil. Sen kalk koskoca polisimize iftira atmak için eşcinselliği kullan. Olacak şey mi hem de kamyon şoförü iken)"
 
Ama ne yalan söyleyeyim işte bunu bir türlü tiye almaya gönlüm el vermedi. Yazık. Ay kıyamam. Demek kamyoncu. Tamam haklısınız o da nüfuzunu kullanmış. Bilen bilir bizim âlemde "kamyoncu lubunya olmak" biraz da alay konusu olur. Birbirimize o tarz koli atarız mesela. "Hadi ordan seni gidi kamyoncu lubunya" gibilerinden. Gel de gülme. Şimdi de kamyoncu polis. Ay valla kıyamam. Önce koli sonra iş demiş. "No koli no evrak" demiş. Ama biran için elinizi vicdanınıza koyun. Tutup öbür polis müdürü gibi çok genç yaşta mantileri sıkıştırmamış. Yaşıtları hatta kendinden büyük kamyon şoförlerine asılmış. Kim ne derse desin ben bu memuru nedense çok sevdim. Keşke tez zamanda aklansa ve tayini trafik şubeye çıksa. İstediği kadar kamyoncuyu da sıradan geçirse. 
 
Müjde Ar, - galiba emniyet biraz "yumuşar" umuduyla olsa gerek- eşcinsel polis haberlerine sevindiğini belirtmiş. Sevinmek ne kelime, bizim eteklerimiz tutuşmuş, gülmekten midelerimize kramp girmiş vaziyetteyken lafı bağlıyor ve eşcinselliğin suç olmadığı, eşcinselliğin saklanmadığı, eşcinselliğin nüfuz kullanarak yaşanmaya çalışılmadığı ve dahası eşcinselliğin tiye alınmadığı bir Türkiye umuduyla, gerek yazıya konu olan polislerden, gerekse partnerleri olduğu iddia edilen başta kamyonculardan, daha da önemlisi okuyucudan özür diliyorum.