Kültür Sanat

Mezuniyet

15 Kasım 2009

Oynamak zorunda kaldığımız roller ve Mezuniyet filmi…

Bu hafta Selen Sevigen, Hatay Tozkoparan ve Batu Müftüoğlu’nun yapımcılığını, Doğa Can Anafarta’nın yönetmenliğini üstlendiği “Mezuniyet” filmine açıkçası “eşcinsel” temasının da olduğunu duyduğum için gittim.
 
Film liseden mezun olan gençleri mezuniyet gecesinde buluşturuyor ve filmde birçok hikâye örülü. Bir gerçeği yüzümüze vuruyor; gençlerin sorunları var, evet ve birçok aile de çocuklarını anlamak için onlarla bir temas içinde bulunmuyor. Cinsellik, bekâret, eşcinsellik konularını kaç aile konuşabiliyor ki? Sanırım binde bir bile değil…
 
Filmin oyuncularından Billur Kalkavan tam da beklediğim sahnede bir seks işçisi olarak, yani tam da filme gitme gerekçemin olduğu sahnede karşıma çıktı. Onunla zorla ilişkiye girmesi için getirilmiş eşcinsel karakter. Filmde Billur Kalkavan’ın bir nevi psikolog görevi yerine getirmesi gözlerimi doldurdu. Kalkavan’ın o sahnede; “senin gibi kaç kişi geliyor buraya biliyor musun?” cümlesi de oynamayı istemediğimiz rollere bürünen ne kadar çok insanın olduğunu fark ettiriyor. Bu diyarlarda acaba kaç eşcinsel erkek, ‘erkek’ arkadaşları tarafından bir seks işçisinin kucağına atıldı, oynamak istemediği bir role büründü? Sanırım aklımızın alamayacağı, sayamayacağımız kadar çok. Çocuğun o sahnede ağlıyor olması da sanırım toplum olarak birçok kere düşünmemiz gereken bir konu, ‘Kaç LGBT bu gibi durumlardan geçmek zorunda?’ diye sordum kendi kendime, umarım izleyicilerin birçoğu da bu soruları sorabilir. Filmin sonunda eşcinsel karakterin annesine açılması ve annesinin de “oğlum eşcinsel olmamayı denedin mi?” sorusu da karşılaşılabilecek en basit sorulardan biri, ardından çocuğuna sarılması da beni etkileyen diğer sahneydi. Yapılabilecek en iyi şey evladına sarılabilmek, çocuğunun yanında olabilmek çünkü…
 
Yapımcılardan birisi CHP Milletvekili Mehmet Sevigen’in kızı Selen Sevigen. Mehmet Sevigen’i eşcinsel hakem Halil İbrahim Dinçdağ ile ilgili olarak tepki veren kişiler arasından hatırlarsınız. LGBT Onur Haftası programına da CHP milletvekili olarak katılmış olması da hafızalarımızda hâlâ.
Türk sinemasında eşcinsel karakterlerin karikatürleştirilmeden verilmesine alışkın olmadığımdan gerek filmdeki oyunculukların çoğunun kötü, gerekse filmin konusunun tam olarak işlenememiş olmamasına rağmen beni heyecanlandırdı. Bu kadar kusur kadı kızında da bulunur diyerek heyecanla takip ettim filmi.
 
Umarım artık sinema ve dizi sektörü, senaryo yazarları, senaryolardaki tüm karakterlerin heteroseksüel olabilmesinin zor olduğunu, eşcinsel, biseksüel, transeksüel karakterlerin de senaryolara eklenmesi gerekliliğini, hayatta sadece heteroseksüel bireylerin olmadığını anlar da kendisine açılamamış binlerce eşcinsel, biseksüel, transeksüel ve dünyada tek aşk türü olduğunu varsayan birçok heteroseksüel için farkındalık yaratabilirler…

Filmin fragmanı için: http://www.izlesene.com/video/sinema-mezuniyet-filmi-fragmani/1150587