Kültür Sanat

Düşenin Dostu: Hapishanelerde Eşcinsel İlişki Üzerine Bir Oyun

Çarşamba, 25 Kasım 2009
James Baldwin, Tiyatro dergisinde, “Düşenin Dostu eşcinsel oyunudur” eleştirilerini şöyle yanıtlar: Bütün insanlar kardeştir. Çehov’un Vişne Bahçesi’nin vişne ağaçları ile ilgisi neyse, Düşenin Dostu’nun hapishanelerde eşcinsel ilişki ile ilgisi odur.
 
Çehov’un oyunu sona ererken uzaktan bir balta sesi duyarız. Bu ağaç kesimi, insan olanaklarının insan budalalığı ve vurdumduymazlığı ile yok edilmesidir. Düşenin Dostu’ndaki çocuklar da bu ağaçlar gibidir. Yalnız bu defa onların kesilişini gözlerimizle görürüz. Öyleyse bu oyun bizi incelemeye zorlar.
 
Kanadalı yazar John Herbert, Düşenin Dostu’nu (Fortune and Men’s Eyes) 1964’te yazdı. İleriki yıllarda ABD ve Avrupa’da sahneye taşındı. Ali Poyrazoğlu tesadüfen Londra’dayken oyunu izledi. Türkiye’ye döndüğünde Gülriz Sururi ve Engin Cezzar’a oyunun Türkiye’de perdelenmesi gerektiğini söyledi. Kitap Gülriz Sururi-Engin Cezzar tiyatrosunda Türkiyeli izleyiciler için perdeye aktarılmasına karar verildi. James Baldwin’den oyunu yönetmesi istendi.
 
Siyahî, muhalif, eşcinsel yazar James Baldwin o dönem İstanbul’da yaşamaktadır. Entelektüel camia içerisinde iyi tanınır. Türkiye’ye 10 yıl evvel Engin Cezzar’ın davetiyle gelmiştir. Engin Cezzar ile New York’ta tanışmışlardır. Cezzar, Baldwin’in “Giovanni’nin Odası’ adlı tiyatro oyununda İtalyan gey garson Giovanni’yi oynar. Yazar-yönetmen Baldwin ve Cezzar sıkı arkadaş olurlar. Cezzar ilişkilerinin arkadaşlıktan öte kardeşlik olduğunu söyler.  
 
James Baldwin John Herbert’in daha önce de bir çalışmasını tiyatroya taşımıştır. Çalışmayı beğenir, onun da sorguladığı “Erkekliğin iktidarı” Herbert’in kitabında iyi işlenmiştir.
 
“Birkaç genç cezaevine düşer: Smitty, Rocky, Queenie, Mona. Smitty heteroseksüeldir, kız arkadaşına kavuşabileceği günün hayalini kurarak cezaevine adım atar. Ama kısa sürede cezaevinin kurallarını öğrenecektir. Tecavüz, bitmeyen dayak, ırklar arası hiyerarşi, aşağılama. Smitty sistemi çıkarları için kullanmayı, çarkı döndürmeyi çabuk öğrenir. Smitty, ‘Baldy’nin oğlanı’ olur. Hiyerarşideki yerini yükseltir, artık onunda kendini dinlettireceği insanlar vardır. Hücresindeki Rocky ve Queenie’e çektirir. Baldy’nin Smitty üzerinde olan erkekliği, Smitty’nin cezaevindeki erkekliğine güç katar. Hegemonyasını Baldy’den alarak, Rocky ve Queenie üzerinde güçlü bir iktidar kurar. Oyunda ayrıca Smitty ile cezaevinin Punk’larından -Punk cezaevindeki köle eşcinsellere verilen isimdir, bunlar en alttadırlar, alınıp satılırlar, sahiplerine (erkeklerine) cinsel ve her bakımdan kölelik ederler- biri olan Mona arasında insani bir ilişki gelişir.
 
Baldwin oyun için ‘sarsıcı ve kemikleri sızlatıcı’ der. Düşenin Dostu gençlerin cezaevlerinde nasıl işkence gördüğünü ve tecavüze uğradığını anlatmaktadır. Direk ve sarsıcıdır. Gülriz Sururi kitabı okuduğunda ilk tepkisi “Bu oyun Türkiye’de sahnelenemez” olmuştur. Oyunda ünlü yönetmen Elia Kazan’ın da emeği geçer. Baldwin, oyunu yönetmeye karar verdikten sonra sevgili arkadaşı Kazan’ı detayları tartışmak üzere İstanbul’a çağırır. James Baldwin’in asistanlığını Zeynep Oral yapar. Türkçedeki gey dile hâkim, Ali Poyrazoğlu metnin aslındaki queer kelimeleri Türkçeye çevirir.
 
Oyun 1970’de sahnelenir. Argo dili, sansürsüzce sunulan cezaevindeki şiddet Türkiyeli izleyicileri şok eder. Çok tutulur. Öyle ki oyun yasaklandıktan sonra tiyatroyu kapatmaya gelen polisler Cezzar’a bu meşhur oyunu izlemek istediklerini söylerler. Ama salon doludur. Polisler oyunu sıraların arkasında ayakta izlerler.  Türkiye’de eşcinselliğin böylesine açıktan gösterildiği ilk oyundur. Oyunu çeviren Balamir şöyle der; “Türkiyeli seyirci için büyüleyici bir oyundu, biz burada cezaevlerindeki eşcinsel ilişkiden haberdarız, yalnız burada değil içeride ve dışarıda bütün dünyada olan ve bildiğimiz bir şey, ama ilk defa böylesine dramatik bir şekilde bildiğimiz ama konuşmadığımız şeyler gözler önündeydi”. 1950’lerde “Çay ve Sempati” isimli homoerotik bir oyun sergilenmiş, o da büyük ilgi toplamıştır. Balamir “Ama o oyun kapıyı aralamıştı, asıl eşcinsellik bu oyunda tam olarak sahnede yer bulmuştur’ diye belirtir. Gülruz Sururi anılarında “İstediğimiz gibi oyun büyük tepki yarattı, birçok seyirci tiyatrodan ağlayarak ayrılıyor, sonra gelip bir bilet daha alıyordu. Kimileri oyunu üç dört kez izledi’ diye belirtir ve ekler “Düşenin Dostu benim bildiğim Türkiye tiyatrolarında gösterilen en cesur oyunlardan biridir.”
 
Medya da genelde olumlu tepki göstermiştir. Her zaman olduğu gibi bazı muhafazakâr kalemler “Türkiye izleyicisi henüz buna hazır değil” diye tepki vermişlerdir. James Baldwin ile röportaj yapan Yeni Gazete’den Zahir Gövemli oyun için “rahatsız edici” demiş, Baldwin de “Zaten amacımız da buydu, bana göre eğer izleyici rahatsız olmuyorsa, düzelmek için de kımıldamaz” diye cevap verir.  Yine bir başka röportajında “İçerisi aslında dışarısıdır, insanların dışarıda nasıl kurt kapanına kıstırıldıklarını, baskılamayı, şiddeti içeriyi göstererek anlatmak istedik” der.
 
Kaynak: Yukarda verilen bilgiler Magdelana J. Zaborowska’nin kitabından derlenmiştir;
 
James Baldwin’s Turkish Decade: Erotics of Exile. Duke University Press, 2009
Yazar: Magdelana J. Zaborowska
 
 
DÜŞENİN DOSTU
Yazar: JOHN HERBERT
Çeviren: ALİ POYRAZOĞLU-OKTAY BALAMİR
Yayınevi: SANDER YAYINLARI