Yaşam / Din/İnanç

Dışlanmış, Müslüman Bir Geyim

Pazartesi, 4 Ocak 2010

Junaid Bin Jahangir gayet dini bütün bir Müslüman, öyle ki Kanada’ya geldiği ilk iki gün yoğurttan başka bir şey yemez, ta ki emin olduğu kaynaklardan helal gıdanın nerde satıldığını öğrenene kadar. Beş vakit namazında niyazındadır. Cami cemaatinden kopmaz.

Üniversitenin sosyal hizmet bölümünde katıldığı oturumlardan sonra 27 yaşında taşıyamadığı sırrıyla yüzleşmeye başlar. Bundan sonra Müslüman çevrenin ‘günahkâr’ olarak tanımladığı zümrededir.

Jahangir’ın içi dolmuş, kafası karışmıştır, doktora eğitimine devam edemeyecektir.
Doktoradan umudunu keserken, bir başka projeye üzerine çalışmaya başlar: “İslam’ın eşcinsellik öğretileri.”
 
Alberta üniversitesindeki ofisinde iki yıl boyunca okuyabildiği kadar okur, uzmanlarla görüşür. İslam’da eşcinselliği çalışmakla kalmaz, böylece kendi kimliğini de yeniden oluşturur. Çalışmaları ürün verir, uluslararası arenada göze görünür.
 
Uzun okumalardan sonra bugün artik Jahangir, Kuran’ı yanlış yorumladıklarını, eşcinselliğin, alkol veya domuz gibi yasaklanmadığını tartışmalarında belirtiyor.
 
Müslümanların eşcinsellik üzerine öğretilerinin kaynağı erkeğin erkeğe şiddet dolu tecavüzü olduğunu, eşcinsel birlikteliklerin yapıcı ve destekleyici yönünün İslam âlimlerince göz önünde bulundurulması gerektiğini söylüyor.
 
Jahangir’in henüz ekonomide yaptığı doktora çalışması bitmiş değil ama Samar Habib’in editörlüğünü yaptığı yeni yayınlanan ‘İslam ve Eşcinsellik’ kitabında bir makale yazmış durumda.
Buna rağmen Jahangir halen korku içinde. Yüzünün medyada çıkmasını istemiyor. Üniversite kampüsünde yaptığı sunuşta da yerel medya mensuplarının salona alınması engellenmiş. Bir kaç Müslüman öğrenci sunuşa katılmış ama İslam Çalışmaları Bölümünden hiç bir hoca onunla irtibata geçmemiş.
 
"İlgisizlik inanılmaz boyutta. Eşcinselliği görmezden gelerek daha kaç mutsuz evliliğin kurulmasına neden olacağız?” diye soruyor Jahangir.
 
“Gey gençler intihar ediyor. 13-14 yaşında kızlar kendilerinden ne istendiğini biliyor. Ne yapmaları gerekiyor? Evlensin ve gelenekleri mi takip etsinler? Yaşamdan haz almaya hakları yok mu bu kızların ve erkeklerin?”
 
“Bu konuyu gündemimize almamız şart, çünkü sadece eşcinselleri değil hepimizi ilgilendiriyor.”
Jahangir öğrenci gazetesi Gateway’deki yazısından sonra üniversitenin Müslüman öğrenci birliği, üyelerine onu görmezden gelin diye e-mail atmış. Jahangir şimdi hem Müslüman cemaatten, hem camiden uzaklaştığını söylüyor, “dışlandım” diyor.
 
Jahangir, Dubai’de büyür, üniversite diplomasını Pakistan’da alır. Kanada Alberto üniversitesine mastır ve doktora yapmak için gelir. Hedefi başarılı olmaktır.
 
Fakat aklında hep başka sorular yer almaktadır Jahangir’ın: “Neden benim kadınlara o yönde ilgim yok?” “Bu ben geyim anlamına mı geliyor?
Öğrenci danışmanın bu soruya cevabı; “Bu sorunun cevabını sen kendine vereceksin” olur.
Bulunduğu kasabanın imamına gider ve korkularını paylaşır. İmamın cevabı: “Kadınsısın, senden vücut geliştirmeni ve bir günlük tutmanı istiyorum” olur.
Jahangir imamın öğüdünü tutmaz, “Benim sorunuma bu bir çözüm değildi”.
İnternet üzerinden önemli bir İslam bilginiyle konuşur. Onun da Jahangir’e bütün söylediği “Sen iyi bir insana benziyorsun, senin için dua edeceğim” olur.
Hormon testi için doktora gider. Hormonları tamamen normaldir.
 
Bundan sonra bir profesyonel destek almaya karar verir. Destek aldığı uzman inançlı bir Yahudi çıkar ve Jahangir’e “Kutsal yazıtların yüz yıllar boyunca farklı yorumlandığını, yaygın olan yorumlamanın doğru yorumlama anlamına gelmeyebileceğini” söyler. Jahangir bu uzmanla 5 ay görüşür. “Onlar da bizim gibi muhafazakârlar, ondan çok şey öğrendim” der.
 
İslam ve Eşcinsellik kitabında Jahangir Lut hikayesini tartışmaktadır. İbrahim peygamberin yeğeni Lut, bir şehrin halkını uyarmak üzere o şehre peygamber olarak gönderilir. Seyahat eden genç erkek kılığındaki melekler Lut peygambere şehirden göçmesini çünkü şehrin cezalandırılarak yerler bir edileceğini söyler.
 
Lut peygamber bu yabancılara geceyi onun evinde geçirmelerini, onları koruyacağını belirtir. Şehrin erkekleri Lut peygamberden, yabancıları seks için onlara vermesini isterler, aksi takdirde evini yıkmakla onu tehdit ederler. Lut peygamber ve ailesi o gece şehirden göçerler.
 
Bu hikâyenin ana akım İslam yorumlayışı, bu şehrin eşcinsel şehri olduğudur. Fakat Jahangir hikâyede anlatılan günahın aşka dayalı iki erkeğin birlikteliği olmadığını, asıl günahın yapılan tecavüzler olduğunu belirtir. Jahangir “tecavüz bir savaş aracıdır, egemenliğin ispatidir, düşmanının kendisine veya namusuna tecavüz küçük düşürmenin çok yaygın bir yoludur” diye açıklıyor.
 
“Kuran’da önemli günahlar açıkça belirtilmiştir. Örneğin ensest gibi: Anneleriniz, kızlarınız ve kız kardeşlerinizle yasaklanmıştır hükmü açıktır.
 
Eşcinsellik söz konusu olunca “Bu kadar yoruma açık bir hikayeden nasıl oluyor da böylesine eşcinsel karşıtı kesin yorumlar çıkartabiliyor Müslüman âlimler?” diye soruyor Jahangir.
Bakıyorsun anlayışlı Müslümanlar dahi bu Allahın sana bir testidir diyorlar. “Ne zaman bitecek bu test, eşcinsellerden robot olmalarını bekleyemezsin ki, eğer bu bir test ise, büyük çoğunluğu geçemeyeceği bir test” diyor Jahangir.
 
Evlilik, sağlıklı bir yaşam ve İslam hukuku açısından önemli bir ihtiyaçtır. Bilim eşcinselliğin bir tercih olmadığını ispatladığı için, Müslüman kurumların eşcinsel evliliği desteklemeleri gerektiğini belirtiyor.
“Üstelik seks değil mesele, yaşlanınca yalnız olmama, yaşamı ve sorumlulukları biriyle paylaşma meselesi” diyor.
 
Birlikte yürüyen bir çift gördüğümde ya da bir çift çocuğuyla beraber gördüğümde, kendimi yalnız hissediyorum, ama çok yakın arkadaşlarım var şimdi. Artık arkadaşlarımın arasında yalnız hissetmiyorum, arkadaşlarım ikinci ailem oldu diyor Jahangir.