Medya

Lezbiyenler internetten dışarı

Çarşamba, 8 Kasım 2006
‘İnternet ve şu ana kadar yaptığımız çalışmalarla bayağı bir deneyim kazandığımızı ve ilerleme kaydettiğimizi düşünüyoruz. Bizim internet üzerinden tanımadığımız kadınlarla kurduğumuz iletişim gibi biliyoruz ki bütün eşcinsel gruplar yıllardır kendilerine gelen mektupları, mailleri yanıtlıyorlar. Kendisi gibi olan diğer kardeşlerine ulaşmak isteyen pek çok insanla iletişim kuruluyor.’ Güztanbul 2001’in tartışmalarından biri de ‘Lezbiyenler internetten dışarı ’ başlığını taşıyordu.

KAOS GL

Filiz – Yeşim, KAOS GL

Cinsiyet belirtmeyen tanımlarda kadınlar her zaman aklımıza gelmez. Örneğin insan, işçi ya da profesör dendiğinde zihnimizde erkek imgesi belirir. Kadınlar isim olarak pek çok kelimede yoktur. Tarihte, siyasette, sanatta, geceleri sokakta da görünmez oldukları gibi. Birey birey bu alanlarda vardırlar ama dil/zihin bunun yansıtılmasına izin vermez. Yani kadınlar bulaşık, çamaşır yıkamaktan, çocuk büyütmekten, kamusal alanda görünmez, görünmelerine pratikte artik belli edilmek istenmese de, zihinsel olarak izin verilmez. Aynı şekilde eşcinselliğin kamusal alandaki imgesi de daha çok kadın müsveddesi, yumuşak erkek biçiminde olduğunda, erkek eşcinseller için de gerçekçi ve anlamlı bir kamusal alan görünürlüğünden söz edemeyiz. Doğal olarak da lezbiyenler bu görünmezliklerden etkilenirler. "Eşcinsel" denince insanların aklına erkek eşcinseller gelmektedir.

Birkaç sene önce Kaos GL içerisindeki lezbiyenler kendimizi erkekler arasında birbirinden kopuk adacıklar gibi hissettiğimiz ve toplantılarda biz de erkekler hakkında konuştuğumuz ya da hiç konuşmadığımız için, kendimize kadınlar olarak ayrı bir etkinlik alanı yaratmaya karar verdik ve Sapphonun Kızları adlı lezbiyen feminist bir grup kurduk. İki yıldan fazla toplantılarına, tartışmalarına ve yazılarına devam eden bu grup, sürecini tamamlayıp kendini fesh etmeye karar vermeden önce lezbiyen ve biseksüel kadınlar için bir internet listesi açmıştı. Listenin adı, Bilitis. Lezbiyenlerin birbirlerine güvenli bir şekilde ulaşmalarını sağlayacak mekan eksiklikleri dolayısıyla, internetin birbirimizi bulmak için iyi bir araç olacağını düşünmüştük. Dolayısıyla amacımız, sadece tanıdığımız insanların oluşturduğu bir internet iletişim ortamı değil, lezbiyen ve biseksüel bütün kadınlara açık bir tartışma, soru ve sorunlarımızı paylaşarak dayanışma, buluşma, iletişim ve duyuru ortamı yaratmaktı. Son yıllarda eşcinsel hareketin katkılarıyla büyük şehirlerin kültürel merkezlerinin etrafında ve üniversitelerde bir araya gelmeye başlayan lezbiyenlerin dışındaki arkadaşlarımıza da ulaşmayı amaçlamıştık.

Birkaç kişiyle başlamış olan listemizde şu an 160 civarında kadın birbiriyle sohbet etmektedir. Yahoogroups'da "lezbiyen" diye arama yapıldığında bulunan listemize başvuran herkesi almıyoruz. Başvuran kişiyle bir süre yazışıyor, gerçekten de kadın olup olmadığını ve beklentilerini anlamaya çalışıyoruz. Tabi bir de yazdıklarımızla karşımızdaki kişiye ne tür bir listeye gireceğinin önbilgisini de hissettiriyoruz. Lezbiyenlerin geylerle ortak yaşadıklarının dışında bir sıkıntısı, heteroseksüel erkeklerin fantezilerine konu olması. Bu nedenle listeye girmek isteyen insanların en az yarısı bizimle dalga geçmek isteyen erkekler oluyorlar. Biz bu sorunlarla uğraştıktan sonra bu işte amatörce belli deneyimler edindik. Erkekleri dillerinden, yazdıklarından tahmin etmemiz dışında da bizim için çok farklı bir deneyim kazanma alanı oldu bu yazışmalar. Çünkü listemize girmek isteyen, kendileriyle barışık olma sürecini farklı şekillerde yaşamış ya da yaşamakta olan biseksüel ya da lezbiyen kadınlar da, toplumun her kesiminden kadınların arasından geliyorlar. İki yıldır tanımadığımız ama lezbiyen camiaya ulaşmak istediği için internette bunun yollarını arayan pek çok kadınla yazılı iletişim kurduk, deneyim kazandık.

Listenin varlığını listedeki herkes için başka anlamlar taşıyabiliyor. Bazıları lezbiyen feminist politikalar üretmek ve tartışmak isterken, bazıları alıntı metinler okumaktan, bazıları da sadece kendisi gibi kadınlara âşık olan kadınların varlığını görmekten memnuniyet duyabiliyor. Listenin, içindeki kadınların beklentilerini her zaman olmasa da, çoklukla karşıladığını ve önemli bir yer tuttuğunu düşünüyoruz. Ancak dolaptan çıkmak için diğerlerine ulaşma hamlesi yapmış pek çok kadını da artık internete hapsettiğini düşünüyoruz. Yani insanlar kendilerini yalnız ya da mutsuz hissettiklerinde, dışarı çıkıp arkadaşlarını bulabileceği bir ortam yaratmak yerine, bilgisayarın aç düğmesine basmayı tercih edebiliyor. Listedeki pek çok kadın dayanışma için örgütlü olmak ya da sırf tanışmak için duydukları buluşmak ihtiyaçlarından bahsettikleri halde, listede duyurusu yapılan lezbiyen ve gey etkinliklerine (söyleşiler, film gösterileri, partiler, vs.) gelen kadın sayısı listedeki gibi kabarık olmayabiliyor, daha çok birbirini zaten tanıyan ve hâlihazırda görüşmekte olan lezbiyen kadınların katılımı gözleniyor. Ya da Ankara örneğinde ele alalım. Ankara'da Kaos Eşcinsel Kültür Merkezi varken, kadınlar birbirleriyle orada buluşmak yerine internette haberleşmeyi tercih edebiliyorlar ve listede Ankaralılar olmasına rağmen herkes kültür merkezine uğradığı zamanlarda başka hiçbir kadını görmediğinden yakınıyor (bu durum son haftalarda bu yakarmaların patlamış olması sonucu değişiyor, Ankara'da kadınlar birbirleriyle daha çok yüz yüze görüşmeye başladılar).
Yani sanki lezbiyen kadınlar dolaptan çıkmak isterlerken internete takılıyorlar ve başka bir aşamaya daha ihtiyaç oluyor: İnternetten dışarı çıkmak! İnternete hapsolmuş gibi hissetmek hiç zor değil. Birbirimizi daha az görüyoruz ve iletişimimiz çoğunlukla bilgisayar vasıtasıyla gerçekleşiyor. Lezbiyenliğimizi sadece kendimize gizlediğimiz, başka lezbiyenlere ulaşmamızı, kendimizi tanımamızı, anlamlandırmamızı ve kamusal alanda lezbiyen görünmezliğinin devamlılığını sağlayan dolaplarımızdan dışarı çıkmak durumundayız. Bunun için yüz yüze iletişime önem veriyoruz. İnterneti bir iletişim aracı olarak tamamen kötülediğimiz düşünülmesin. Aksine amaç olarak değil de araç olarak kullanıldığında çok faydalı buluyoruz, sadece yetersiz olduğunu hatırlatmak istiyoruz. İletişimimiz sadece internet üzerinden olacaksa bir süre sonra bunun adına iletişim denebileceğinden emin değiliz. Çünkü bu iletişim bir yere kadar doğru ve yeterli olabiliyor. İnternet vasıtası ile pek çok kişinin kendisiyle barışma sürecinde yanında durabildiğimize inanıyoruz. İnsanların bize "iyi ki varsınız" diye duygularını iletiyorlar. Bu nedenle internetin tamamen kötü olduğunu düşünmemiz mümkün değil. Bütün haberleşmemizin ve tartışmalarımızın sanal ortamda kalıyor olması bizi üzüyor. Oysa biz bunların gerçekliğe çıkması gerektiğine inanıyoruz. Sonuç olarak internetten çıkmak, yüz yüze konuşmalarla ve çeşitli etkinliklerde daha çok bir araya gelmek istiyoruz.

Bununla birlikte internet ve şu ana kadar yaptığımız çalışmalarla bayağı bir deneyim kazandığımızı ve ilerleme kaydettiğimizi düşünüyoruz. Bizim internet üzerinden tanımadığımız kadınlarla kurduğumuz iletişim gibi biliyoruz ki bütün eşcinsel gruplar yıllardır kendilerine gelen mektupları, mailleri yanıtlıyorlar. Kendisi gibi olan diğer kardeşlerine ulaşmak isteyen pek çok insanla iletişim kuruluyor. Bu yazışmalarda pek çok soruyla karşılaşıyoruz. Ve herkes kendisine göre bu sorulara yanıtlar veriyor. Biz iki yıldır, birbirimizin yazdıklarını da okuyup, ne gibi durumlarda nasıl yanıtlar verilmesi gerektiği hakkında bayağı kafa yorduk, her geçen gün bir ‘yeni’ daha öğrendik. Ama eşcinsel hareketi oluşturan gruplarda etkinlik gösteren bireyler olarak bu konudaki deneyimlerimizi paylaşmalı, en çok sorulan sorularda en uygun yaklaşımın ne olabileceğine dair fikirlerimizi paylaşmak zorundayız. (Bu konuda, İngiltere'deki lezbiyen ve gey helpline'larının çalışma şekilleri, arayan kişilere ve sorularına yaklaşımları hakkında yazılmış bir kitaptan kısaca bahsedildi) Bize gelen maillerde "lezbiyen olup olmadığımı bilmiyorum", "aileme söylemeli miyim" gibi sorulara karşı nasıl bir yaklaşım geliştirmeliyiz. Lezbiyen ve gey grupları olarak bunları tartışmamız gerektiğine inanıyoruz.

Sunuşun ardından tartışma kısmında geyler arasından bir iki kişi, aksini sunuşumuz içerisinde belirtmiş olmamıza rağmen, lezbiyen görünmezliğini lezbiyenlerin tembelliğine bağladılar. Bu soruya Türkiye'de on yıl önce eşcinsel hareketin yokluğunun nedeninin de eşcinsel erkeklerin tembelliği mi olduğu sorusuyla karşılık verdik. Bizim bakışımıza göre, lezbiyen görünmezliği kadınlara özgü bir takım kadınlık özellikleri (pasiflik, sessizlik, vs.) dolayısıyla değil, toplumdaki kişisel ve kurumsal tüm ilişkilerin belirleyenlerinden biri olan ataerkillik dolayısıyla olduğunu söyledik. Tam da bu nedenle nasıl toplumun her yerinde kadın görünürlüğü yıllardır feminist hareketin konularından biriyken, aynı şekilde eşcinseller arasında ve toplumda lezbiyen görünmezliği de bizce hem feminizmin hem de eşcinsel kurtuluş hareketinin konularından biri olmalıdır. Buna getireceğimiz yaklaşım kesinlikle "kadınlar tembeller, biz napalım" olamaz. Aksine hareket içerisindeki kadınları yüreklendirecek özel durumlar yaratmalıyız. Örneğin toplantılarımızda kadınlar konuşmak için el kaldırdığında, ilk onlara öncelik veriyoruz. Tartışma kısmında bunların dışında eşcinsel hareketin politik bir duruş belirleme konusunda zayıf olduğuna dair bir eleştiri geldi. Ayrıca bilitis listesinin insanlara yalnız olmadıklarını göstermesi açısından olumlu işlevleri olduğu yeniden vurgulayanlar oldu. Yalnızlıklarımızı (cinsel yönelimimizden dolayı) tercih sebebi sayarak birey birey boğulmak yerine, ‘yalnızlık kader değildir’ mesajıyla hep birlikte adım adım bir gerçekliğe ilerliyoruz. Kadınların internette bir listede şu an bu konuları tartışıyor olmasının yeni soluklu bir lezbiyen örgütlülüğünün sinyalleri olarak görülebileceğini sorgulayan arkadaşlar oldu.